Metropollerin Rebeze Arayışı
İslam mezheplere indirgenmeyi asla kabul etmeyen Âdemi mekteptir. Âdemin fıtratı İslamdır ve İslam fıtrattır.
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
"Bugün 20 Nisan 2026, saat 03:00. Henüz bitmemiş bir romanın bitmemiş bir cümlesi gibi..." – Virginia Woolf (kurgusal)"
İslam mezheplere indirgenmeyi asla kabul etmeyen Âdemi mekteptir. Âdemin fıtratı İslamdır ve İslam fıtrattır.
adıma tapulu vatan toprağının bir karışını bile sattırmayacağıma, otuz bin canın katilini kimseye saydırmayacağıma, şehitlerimin kemiklerini mezarlarında sızım sızım sızlatmayacağıma, KİTlerimi kimsenin bize kitlemesine izin vermeyeceğime
Türk Mûsıkîsi korolarına eleştirel bir bvakış...
Orhan Pamuk
Mudurnulu bir babaannenin sızlanışı:
Çağın gereği modern bir tramvaya biniyorum Eminönü' nden. Bu modern tramvayın içinde; Sirkeci, Gülhane, Sultanahmet, Çemberlitaş, Beyazıt, Laleli güzergahından geçerken sanki duruyor zaman. Mehter marşları eşliğinde Sultanlar geçiyor önümden. Yine o durmuş zamanlarda Galata Kulesi' ne çıkıyorum. Hazerfan Ahmet Çelebi' nin kanatlarıyla süzülüyorum Boğaz' da. Kız Kulesi' ne
Daima söylerim: “Her ölüm erkendir aslında.” Hayat bütün zorluklara ve sıkıntılara rağmen yaşanmaya değerdir. Ölümü kimse sevdiklerine yakıştırmak ve yaklaştırmak istemez. Her ölüm arkasında bir enkaz bıraksa da şair ve yazarların ölümü ayrı bir yıkımdır. Çünkü onların hayran kitleleri vardır. Böyle ölümler sadece yakın akrabaları değil, ölen kişinin
Hrant,
Beni vurdular. Sana isabet etmeyen o dördüncü kurşun geldi tam benim kalbimin orta yerine girdi ve paramparça etti kalbimi, sonra da yoluna devam edip beynime saplandı. Orada duruyor. Hiç çıkmayacak.
Havada buğum buğum güneş ışıkları ve bahar kokusu var artık.
Ilgınların savruluşunu, dağ kekiklerinin sersemletici kokusunu duyar gibiyim şimdiden.
Yaz mevsiminin özlemi iliklerime kadar titretiyor, göz bebeklerim toprak kokusunu doya doya teneffüs etmek isteyen beynime inat ufuktaki dağlara kayıyor.
Yakıcı bir güneşi
Anlatılanlar insanı sarıp sarmalamıyor. Benöyküsel bir anlatım olmasına rağmen, üçüncü kişi ya da tanrı yazar anlatıyormuş üslubunda ilerliyor roman.
Gün boyunca on yedi rekâtlık Allah emri farzın tek rekâtını ifâ etme...
Sonra da git sırf “bu ne yaman cevval bir müm’indir yahu” desinler diye gecenin bir vaktine kadar yirmi rekât bidat namaz kıl...
Senaryoyu hazırlayan ABD'nin, bu ''yeşil kuşak'' İslami projesinin bir ayağı, bugün hala devam ediyor
Sabahattin Ali