Masalsı Ayetlere Dayanan İslam'ın Sosyolojisi - 3 -
Tek ve Gök Tanrılı Dinlerin Irkçılaşarak Bölünüş Serüveni
"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"
"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"
Tek ve Gök Tanrılı Dinlerin Irkçılaşarak Bölünüş Serüveni
Modern tıbbın bulaşıcı hastalıklara karşı geliştirdiği aşılar ve tedaviler, çiçek hastalığının yok edilmesi gibi büyük başarılar sağlamıştır. Ancak günümüzde sosyal medyada, yüzyıllık bilimsel birikime karşı sistemli bir direniş yükselmektedir. Türkiye'de bazı kişiler, halkın sağlık okuryazarlığındaki eksiklikleri kullanarak aşı karşıtı söylemleri yaymaktadır.
İslam ve İslami benzetmelerle yetinmeyi düşünen Aleviler şunu bilmelidir ki, anasına, bacısına ve kızı olan Kadını şeytan görüp aklı kısa saçı uzun diyen İslam'ın, iste Şii Alicisi olsun ister de diğer Mezhepleri, Alevi olup Alevilikten uzaklaşanları yarın daha kötü aşağılama ve işkencelerle yok edeceğini akıllarından çıkarmamalıdırlar.
Bu metin, İslam'da ibadet kavramını Kur'an perspektifinden ele alıyor. Allah'ın insanları ve cinleri yalnızca kendisine hizmet etmeleri için yarattığını vurgulayarak, Nebimiz Muhammed'in teravih namazı konusundaki tutumuna dair rivayetleri sorguluyor. Allah'ın hükmüne kimseyi ortak etmediğini ve bir nebinin Allah'ın emirlerine tereddütsüz uyacağını Kur'an ayetleriyle açıklıyor.
Kamusal zenginlik üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışan kurnaz bir sistemin eleştirisi. "El" kavramı üzerinden bencilliği ve otoriteyi kullanan, yanlış akıl yürütmeyle kolektif alanları sahiplenen zihniyetin analizi. İnsanların kamusal alanı "El" kavramı altında nasıl yanlış yorumladığını ve kurnazca manipüle edildiğini açıklayan düşündürücü bir metin.
Bu metin, İslam'ın eğitim konusundaki evrensel bakış açısını ele alarak, kız çocuklarının eğitim hakkını savunuyor. İslam dininde bilginin cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanlık için kutsal bir değer olduğunu vurgulayan yazı, Kur'an-ı Kerim'den örneklerle "ilim" kavramının kadın-erkek herkesi kapsadığını açıklıyor. Eğitimin temel bir hak olduğunu ve kız çocuklarının eğitimden
İslami̇ Vakiflar 14+ Asirlik Bi̇r Gelenekti̇r. Irk, Di̇l Ayrimi Yapmadan Devam Eden Bi̇r İmparatorluktur.
Tevrat'ın Yaradılış bölümünden alıntılarla, Tanrı'nın (El/Rab) Avram'a ve soyuna toprak vaadi üzerine eleştirel bir analiz. Metin, vaat edilen topraklar ve Tanrı'nın insanlarla iletişim biçimi hakkında sorgulayıcı bir bakış açısı sunuyor. Arzı mevut (vadedilmiş toprak) fikrinin kökenleri ve Tanrı'nın vaatlerinin doğası üzerine düşündürücü bir inceleme.
İnsan doğası gereği yaşamın temel noktalarına hep ortak pencereden baktığı için, kültürlerin büyük bir kısmında bu özellik görülür. Söz konusu ortaklık dinlerde daha belirgin şekilde göze çarpmaktadır.
Bu metin, insanların Tanrı anlayışının tarihsel serüvenini ele alıyor. Bilimsel bir Tanrı tanımı sunmak yerine, evrensel değil yerel, genel değil özel bir bakış açısı sunuyor. Dede Korkut'tan anonim sözlere uzanan bu düşünce yolculuğu, erken dönem insanlarının bilinmeyeni hayal ederek inançlarını nasıl şekillendirdiklerini anlatıyor. İnancın grup dinamikleri üzerindeki etkisini
. Onları mutsuz eden ve ‘tesadüfen’ kendilerine gelip çattığını düşündükleri herşey, aslında Allah’ın onlar için yarattığı imtihanlardır. Yaşadıkları zorlukları, Rabbimiz’in bir hikmet üzerine kendilerine verdiğinin şuurunda olmadıkları için, hoşlarına gitmeyen olaylar onları üzüp, mutsuzlaştırır
Söz konusu plan, yetkili kişiler tarafından da açıklandığı gibi sadece Ehl-i Sünnet alimlerini kapsamdığını, Caferi/Şii kitleyi de içine aldığını belirtiyor
Haklılığa dayalı güç ve kuvvet sahibinin, maddi ya da manevi yaptırımdan vazgeçerek, suçluyu, affedip bağışlaması, insani erdem yapılanmasının en büyük özelliğidir. Evet, meselenin hukuki yanı kadar ahlaki yanı da oldukça mühimdir. Çünkü, yanılgı kaynaklı sorumluluk çok çeşitli, çok katmanlı karmaşık bir olgudur.
Allah, deccaliyet sistemini yıkacak, insanlığı huzur ve güvenliğe kavuşturacak, Kur’an ahlakının sıcaklığının insanları sarmasını gerçekleştirecektir. Ancak bu süreç her Müslüman’ın imtihan sürecidir. Hepimiz bunun için ne kadar çaba gösterdiğimizle sınanıyoruz. Müslüman Asr-ı Saadet Müslümanlığını ister; ne kadar istediğimizle imtihan oluyoruz.
"Cennet ehlinden her birinin iki kadını vardır ki, vücutlarının şeffaflığından baldır kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür” (Buhârî, Bedül Halk, 59, Sıfâtül Cennet).
Bugün de milyonlarca Müslüman zorluk içinde yaşar hatta can çekişirken, öncelikler iyi belirlenmelidir. Zaman, dini konularda detaylarda boğulma değil birlik olma zamanıdır. Afganistan’dan Irak’tan zulüm, işkence ve tecavüz haberleri gelirken, Müslümanların detaylarla bu denli uğraşmalarının nedeni deccali hipnozdur.
Yunan mitolojisindeki hiç yaşlanmayan ve hep genç kalan nemfler kendilerini şehvet dolu insan başlı atların (Satirler) taciz ve saldırısından korumak durumundadırlar. Ancak, huriler için böyle bir tecavüz tehdidi yoktur. Çünkü, insan başlı atın İslam mitolojisindeki karşılığı El Borak dişi bir attır. Kanatları olduğundan Pegasus’a da benzer, yüzü insan
1932 de Türkçe Okunma Mecburiyeti getirilen Ezan' ın 1950' de yeniden aslî şekliyle okunma macerası...
Allah uğruna savaş ve fetih düşüncesi temelde Musevilikten kaynaklanır. İsrail "vaat edilen diyarı" fethetmeye çalışırken çok önemli bir sorun baş gösterdi: Savaşta elde edilen ganimetlerin şeriata göre paylaşımı. Bu işlemin nasıl yapılacağı çapul mala tahakkuk ettirilecek vergiye kadar Tevrat’ta çok ayrıntılı bir şekilde anlatılır.
1930' lı yıllarda Türkçe Okutulan ezanın serüveni...
Sunay Akın