İslâm Barış Dinidir
Yaşlı dünyamız,kurulduğu günden beri binlerce çirkin savaşa sahne olmuştur.Barut kokusu hiç eksik olmamıştır yeryüzünden…Hz.Adem’in oğulları arasındaki kanlı kavga bu işin temelini oluşturmuştur.
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"
Yaşlı dünyamız,kurulduğu günden beri binlerce çirkin savaşa sahne olmuştur.Barut kokusu hiç eksik olmamıştır yeryüzünden…Hz.Adem’in oğulları arasındaki kanlı kavga bu işin temelini oluşturmuştur.
Eski Mısır'da yaşamış bize anlatılanlardan farklı bir Firavun var. Bu yazıda onunla ilgili küçük bir derleme bulacaksınız.
Bu metin, insanların Tanrı anlayışının tarihsel serüvenini ele alıyor. Bilimsel bir Tanrı tanımı sunmak yerine, evrensel değil yerel, genel değil özel bir bakış açısı sunuyor. Dede Korkut'tan anonim sözlere uzanan bu düşünce yolculuğu, erken dönem insanlarının bilinmeyeni hayal ederek inançlarını nasıl şekillendirdiklerini anlatıyor. İnancın grup dinamikleri üzerindeki etkisini
İslam'da rızık kavramı, sadece maddi değil, Allah'ın sunduğu tüm nimetleri kapsar. Al-i İmran Suresi'ndeki Meryem kıssası, bu anlayışı mükemmel şekilde yansıtır. Zekeriya'nın korumasındaki Meryem'in yanında bulunan rızıklar ve onun "Bu Allah katındandır" cevabı, şükür ve teslimiyetin önemini vurgular. Bu hikaye, Allah'ın hesapsız rızık verdiğini ve nimetlere karşı doğru
Hepimiz biliyoruz ki dünya bir imtihan salonudur. Bu salonda her gün sınanıyoruz. Fakat sınanma süresi ve sınanma şekli herkes için aynı değil. Allah herkesi aynı şartlarda imtihan etmiyor. Bazılarını yoksullukla, bazılarını hastalıklarla, bazılarını felaketlerle imtihan ediyor. Yoksulluk da bir çeşit imtihandır. Kişi sadece çalışmakla zengin olamaz. Özünde çalışmak
İnciller üzerine yazdığım iki makalemin ardından, bu serinin son yazısı olarak incillerde yer alan birbiriyle çelişkili cümleleri maddeler halinde yazacağımı belirtmiştim. Daha anlaşılır olması için bu maddeleme metodunu kullandım.
Millî ve manevî değerlerin zaafa uğratıldığı, inançların hayatın dışına itildiği zor bir zamanda yaşıyoruz. Maddenin manaya baskı yaptığı, hatta galebe çaldığı bu çağda hayata imanın nuruyla bakabilmek, içimizde çıkmazlar oluşturan pek çok meseleye çözümler getirebilecektir. Yeter ki bakışımızı çağa göre değil, İslam inancının getirmiş olduğu temel ilkelere göre
Bu metin, ilahi ittifaklar çerçevesinde gelişen toplumsal normların dönüşümünü anlatıyor. Totem kardeşliği sisteminden dışa açık ilişkilere geçiş sürecini ve El olarak tanımlanan otoritenin rızk dağıtımı üzerinden kurduğu hiyerarşik düzeni eleştirel bir bakışla inceliyor. Metinde, karşılıklı emek paylaşımı yerine kutsallaştırılmış rızk söyleminin toplumsal bilinci nasıl manipüle ettiği vurgulanıyor.
Batılılar olarak aklı, sezgiden üstün sanıyor ve önce zekâyı geliştirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken ruhun diğer kuvvetlerini görmezden geliyoruz. İnsanlığın bu temel faaliyetinin aksatılması, modern insanı ruhen kör yapmaktadır. Bu körlük, insanı sosyal hayatın üretken bir unsuru olmaktan uzaklaştırmaktadır.
Mukaddesiyat duygusu, özellikle dua ile ifade edilebilir. Dua
İnsan aklı böyle işte, bazen hiç bilmediğin insanların peşinden sürükler
Bazen de aklını işletir anlattırır.
İlim idrakında olursak ne haktan geçeriz
Ne de yardan.
Bütün güzellikler bizim için bu can sıkıntısı neden dir..neden zorlaştırır insan yaşantısını.
İslam ve Hakikat konulu bir yazı.
Deneme amaçlı olarak yazdığım şiir kitabı çalışmamın ön anlatımlarından bir tanesi...
Bu düşündürücü yazı, "Tanrı nerede?" sorusunu Kur'an perspektifinden ele alıyor. Geleneksel "Allah mekandan münezzehtir" yaklaşımının ötesine geçerek, özellikle Ayet-el Kürsi üzerinden Tanrı'nın konumunu sorguluyor. Yazı, Tanrı'nın gökleri ve yeri kuşatan bir taht üzerinde olduğu fikrini irdeleyerek, İslami metinlerdeki bu önemli teolojik soruya farklı bir bakış açısı sunuyor.
Dünyada, inanma sürecinde oluşan dinlerin, hayatımızdaki yerine bakmak lazım. Hangi dinler neyi anlatmaya çalışıyor, ortak yönleri nelerdir.
Kuran'ı Kerim'de ilk peygamberin Hz. Adem olduğunu bildirilir. Hz. Adem'den sonra Kuran'da adı geçen ikinci peygamber Hz. Nuh'tur. Hz. İbrahim ise, Hz. Nuh'tan sonra gelen ve onun soyundan olan peygamberdir.
Biz insanlar,pek çok hareketimizle kendi bünyemizde tezat oluştururuz.İnsanlar bize herhangi bir şey verince teşekkür eder,hatta çok kere karşısında iki büklüm oluruz.Fakat nimetlerin mutlak sahibi olan Allah’a teşekkür etmeyi her nedense ihmal eder
İhlas Suresi'nin psikospiritüel boyutlarını keşfeden bu incelemede, Dr. Senai Demirci'nin "Ehad" ve "Samed" kavramlarını modern insan psikolojisiyle bağdaştıran yorumu ele alınıyor. Yazı, bu kısa surenin sadece teolojik bir metin değil, aynı zamanda insanın otantiklik ve içsel özerklik arayışına cevap veren, ruha şifa sunan bir rehber olduğunu vurguluyor. Kur'an'ın
Kuran adına konuşmak kolay ve zahmetsizdir. Asıl önemli olan ve doğru olan da Kurandan konuşmaktır. Eleştirmeyi bilmeli, eleştirilmeye de açık olmalıyız. Olay ve olgulara tabiri caizse at gözlüklerini çıkarmadan yaklaşmak, sadece tahribatlara sebep olur. Kim veya ne adına eleştirdiğimiz ve eleştirildiğimiz de çok büyük önem arz etmektedir. Hiçkimse