Atatürkün Ana - Ata - Aile Konularındaki Söyledikleri
Efendiler, sosyal yaşamın kökeni, aile yaşamıdır. Aile, açıklamaya gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur. (28. 08. 1925, İnebolu)
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Efendiler, sosyal yaşamın kökeni, aile yaşamıdır. Aile, açıklamaya gerek yoktur ki, kadın ve erkekten oluşur. (28. 08. 1925, İnebolu)
İnsan öfkesinin kökenlerini, kardeş kıskançlığı örneği üzerinden inceleyen ve kendini gerçekleştirme sürecindeki engelleri tartışan düşündürücü bir metin. Psikolojik semptomların altında yatan varoluşsal sıkışmışlığı ele alırken, kişisel gelişimin önündeki en büyük engelin yine kişinin kendisi olduğunu vurguluyor.
Televizyonlarında bu kadar fazla dizisi olan bir toplum, niye okusun ki? Okumak, sabır ister, zeka ister, çalışkanlık ister. İnsanın merakı olur tarih okur, şiir okur, mizaha yönelir, onu okur. Gidip de Payitaht Dizisini ya da Diriliş Ertuğrul Dizisini bölüm bölüm izleyerek tarih bilgisine sahip olamazsınız... Ancak böyle zanna
Su kaynaklarının çeşitlerini, özelliklerini ve sınıflandırılmasını anlatan bu metin, akarsuların yapısını ve kollarını detaylı şekilde inceliyor. Metaforik bir anlatımla, motivasyon ve çalışma azmi gibi insani özellikler de suların akışıyla ilişkilendiriliyor.
Osmanlı dönemi geleneksel mûsıkîmizin başta TANBURÎ MUTAFA ÇAVUŞ olmak üzere diğer bestekarlarının incelendiği bir yazı...
Evet, Harb, ciddi bir ilim adamı; onun için sempatiler, antipatiler önemli değildi; hakikat önemliydi. Arap kaynaklarından Osmanlı-Arap ilişkilerinin gerçek durumunu günışığına çıkarmanın güçlüğünü görmüş; çünkü Osmanlıyı karalama esasına dayanan peşin hükümle kaleme alınmışlardı.
Kaburga, göğüs kemiği ve omurlarla birleşerek göğüs kafesini yapan, sağ ve solda 12 tane olmak üzere toplam 24 tane olan yassı kemiklerin her biri. Göğsü çevreleyen göğüs kafesinin paralel kemiklerini oluștururlar.
Shakespearein yazdığı ve Okan Bayülgenin başrolünü oynadığı III. Richard oyunu hakkında gözlemlemelerim
ir kişi, siyasi oluşum, toplum ve düşüncenin, emperyalizmin her türüne karşı olabilmesi için, önce kendisini tüm ırkçı düşünce, tutum ve davranışlardan arındırması gerekir. Irk ve sömürücü düşüncelerden arınmamış her yapı, emperyalist heves peşinde koşandır. Bu ister büyük isterse de küçük çaplı olsun düşüncede yaşaması, emperyalizmin uşağı anlamına gelir.