Rüzgar'ın Oğlu
Günümüzden yaklaşık 50 yıl önce bizden habersiz bir antlaşma yapılmıştı ve bu antlaşma binlerce masum insanın yok olmasına neden olmuştu.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Günümüzden yaklaşık 50 yıl önce bizden habersiz bir antlaşma yapılmıştı ve bu antlaşma binlerce masum insanın yok olmasına neden olmuştu.
Önümdeki ambulansta babam ölmek üzere. Onun kaburgalarını kırdım. Onun kaburgalarını kırdım. Onun kalbini de çok kırdım. Şimdi kırdığım kaburgalarının altında duran o yumuşacık, güvenilir, sıcak ve güçlü kalbi , babamın kalbini kimbilir kaç kere kırdım. Bunlar için bir kez özür dileyebilecek miyim?
Arkadaşlar, Ben Harry Potter'ı çok sevdiğim içim onun fanfictionunu yazdım. Hikkayem Harry Potter'in beşinci yılını anlatıyor. Henüz tamamlayamadığım içim ilk on bir bölümünü yolluyorum. Eğer ilgi görürse devamını da yollamayı düşünüyorum.
Şimdi durumu biraz daha kavrayabiliyor musun?
\- Sanırım evet Erth Usta. Peki benim payıma düşen görev nedir?
\- Tabi ki Kral olarak ordunu yönetmen.
Bu öykü sadizme adını veren Fransız yazar Marquis de Sade ve onun sonu gelmeyen düşlerine ithaf edilmiştir. de Sade, neredeyse yarı ömrünü akılhastaneleri ve hapishanelerde geçirmesi için ne gerekiyorsa yapan devlet adamlarına ve ailesine şöyle sesleniyor
Saklanıyordu. Ama neden? Kırmızı olmalıydı şimdi. Çok fazla mavi vardı. İyiye işaret değildi. Eski alışkanlıklar... Elinin titremesi hızlanmıştı ve hareketleri de.
Bursa’nın mutena bir semtidir burası. Çok insan imrenir burada yaşamaya, sanki burada oturduklarında alınları daha bir ak olacakmışçasına, sanki boyları biraz daha uzayacakmışçasına, imrenir dururlar burada yaşamaya, onun için de birkaç yıl içinde bile bir sürü kiracı geldi gitti mahallemizden.
Yaşadığı dünyadan bunalanlar için fankastik bir alternatif;
Güzel olmayanın olmadığı bir ülke; Eliyüzüdüzgünkalbitemizkötülükbilmezinsanlarınülkesi.
Gitmek zor, kalmak bir o kadar zor.
Kötü ve çirkine karşı soylu biir başkaldırı hikayesi....
O kanatlar ile uçmak şansına tekrar sahip olsak biz ölümlüler, nereye doğru kanat çırpardık acaba?
Koltuğun üzerinde öylece oturmak bile sorgulamayı çağrıştırdı içinde. Sonra düşündü Zehra Hanım; ne vakit bitecekti bu koca göbekli adamın horultusu diye… Ama bu konunun üzerinde çok da durmadı… Aldı eline örgüsünü, uçları sivri uzunca 2 metal değneğin; örgü şişlerinin birbirine çarpış seslerine aldırmadan, sanki dünyanın en önemli sanat
Hücrelerdeki kalan insanların çoğu ölmüştü inleme sesleriyle ama ölmüş olsa bile idamdan kurtulamayacaklardı. Bu bölgenin genel kuralı buydu. Topallayarak yürüyordu koridor da çıkışa fazla yoktu her yaklaştığında vazgeçmek istiyor duraklıyor arkasında gardiyan onu dürtüklüyordu.
. Cehennemin sıcak öfkesine asla ayak uydurmayacağım dediğim onca zamandan sonra, sanırım bunun o kadar da iyi bir fikir olduğunu düşünmemeye başlamıştım...Cehennem beni içine çekiyordu..yavaş yavaş ve derine..