Pisuar
Gerçekleri görüpte konuşamamak, konuşupta görememekten her zaman daha acı verir insana. Savaş insanın vücudundaki tümör gibidir, yavaş yavaş etrafındaki organları da sarar.
"Yaratıcılık, beynin sağ lobundan gelen bir esinti, sol lobundan gelen bir taksittir." - Terry Pratchett"
"Yaratıcılık, beynin sağ lobundan gelen bir esinti, sol lobundan gelen bir taksittir." - Terry Pratchett"
Gerçekleri görüpte konuşamamak, konuşupta görememekten her zaman daha acı verir insana. Savaş insanın vücudundaki tümör gibidir, yavaş yavaş etrafındaki organları da sarar.
kısacık bir andı yaşadığım. ne yapacağımı bilemediğim belki de. bildiğim ya da sonuna kadar. yapamadım işte ama. toprağı ateş körükledi. körüğü toprak...
yaşlı bir teyze girdi dükkana ve bir poşet sap ile iki poşet saman koydu bir kenara. bunları karıştırır mısınız rica etsem dedi ve beyni erimek üzere olan hıı tamam abla dedi.
yolculuk bazan uzun sürer bazan daha kısa.zaman görecelidir,kimi zaman yar ve kişiler de.bir bilet bir otobüste yolculuk ederken başına neler gelir.bu bilet hem bilettir hem değildir.
bana bir aptala bakar gibi baktı ve hayır dedi, güzel elmamız için tüm kurtların birleşmesine adayacağım kendimi! dur ulan dedim, ne diyorsun sen! bir kırıkkale çıkardı dayadı burnuma. hareketlerim engellenemez dedi. engellenirsin engellenmesine bok sıpas
Acaba çok mu acımıştı. Ne kadar acıdıysa da ne olacaktı ki ne de olsa sonunda ÖLÜM yoktu. Bu SADECE bir OYUNDU.
Düzeni değiştirmeyi göze alıp günlük günlük yaşımdaki birçok şeyden çekinen herhangi birimize benzer birinin bir saati.
Yurt dışına savrulmuş bir gazetecinin dramını anlatıyor. Geçmişe dönük özlemlerini. Ve her insanın kendi ülkesinde daha rahat olacağını, hele zoraki ayrılıkların insanı bir gül gibi solduracağını. Köyündeki deli dolu Dursun uzaktada olsa onun yaşamına rekn katar. Bir süre sonra onunda geldiğini duyar ve gider ziyaret eder. Artık Dursun
Aslında sevgili olduklarından, daha da önemlisi beraber yaşamaya başladıklarından bu yana birbirleriyle ilgili her şeyi biliyorlardı.
Birden bire olmamıştı tabi ki, yavaş yavaş öğrenip keşfetmişlerdi birbirlerini.
Ama acaba bir insan diğeriyle ilgili
Nasıl yazdım bilmiyorum, ama mahallemizdeki evsizin öldüğü karlı bir izmit akşamı idi..mahalleli derin bir yazık çekip, yataklarına girmişlerdi. İşte ahalinin üç maymunculuğunu görüp telaşla masaya oturduğum biz zamandı sanırım. yazık...
dunyanin butun anti adamlari, olaylari bir araya gelirse ne olur?
Once 1'i okuyun. Sonra devam:))
Bu yazıyı bitirdiğimde, eski bir aşkın küllerini örtmeye çalışırken yakaladım kendimi.
Bu benim ilk öyküm. Ben öykücü değilim. Öykü yazmayı da bilmem. Bazen ilham gelir, bir hikaye oluşur kafamda ancak elime kağıt kalemi aldığım anda kelimeler uçuşur, yok olur ve öylece kalakalırım kılıçtan keskin kalemimle ve pirupak sayfamla.
Kerem Eksen