Allah Dedim mi Yeter Bana
acıların sağanak halinde üzerime boşaldığı saatlerde / ey sevgili eğer üşümüyorsam titremiyorsam beni
acıların sağanak halinde üzerime boşaldığı saatlerde / ey sevgili eğer üşümüyorsam titremiyorsam beni
Bir deniz resmi çizdim. beyaz ışıklar çizerken sularına göz kamaştırıcıydı. Mor ışıklar ruh okşayıcı, sarı ışıklar göz alıcı, turuncu ışıklar can yakıcıydı. Kırmızı ışıklar kalbimdi. Duygularım gibi dalga dalgaydı ve ben çizdiğim o deniz resminde su alan bir sandaldım. Küreklerim ve güvertem yalnızdı. Ve ben deniz ortasında geceleri
Hayat düğün ve cenazedir ey sevgili. Nasıl toprakta binbir çiçek açarken ve o çiçekler hem düğünlerde hem de cenazelerde kullanılırsa, hayatta da çiçek gibi yaşamak gerekir. Ölümü severek ve yaşamaya kök salarak yaşamak gerekir ey sevgili. Hayatta acımayan yerimiz kalmaz çoğu kere. Açık bir yara gibi gezeriz de
Özellikle doğu bölgelerimizde erkeklerin eşeklerle cinsel ilişkiye girmeleri olağandır. Bu davranış o kadar doğallaşmıştır ki eşeklere eşo gelin demeye kadar gelmiştir. Sonuçta erkekler geleneklerin ve göreneklerin baskısı altında cinsel anlamda özgür olamadıkları ve rahatça partner bulamadıkları için böyle bir yola girmişlerdir.
Eskiden bedenlerdi orospu. Şimdi duygular ve düşünceler, cep telefonundaki mesajlar, e postadaki iletiler orospu. Herkesin elinde cep telefonu... Mesaj atmakta gün boyu. Yazılar gün boyu fışkı kokmakta. İnsanlar sabahtan akşama, aşkamdan sabaha; yirmi dört saat kafasını kaldırmamakta teknoloji dışkısından. Her gün yeni bir icat çıkmakta. Ortalık taze dışkı
Tanrı'm bana niye intiharı çok gördün böyle yaşamak daha mı iyi? Zorundalıklar içinde, ağlamak isteyip de ağlayamamaklar içinde, canım yanarken ateşi sevmek mecburiyeti içinde yaşamak daha mı iyi? Bir melek masumiyetini yitirip bir şeytana dönüşerek tüm lanetleri yaşamak daha mı iyi?
Bazen hayat önüne bir yol çıkarır. O yoldan gitmek zorunda kalırsın. Ne bir çaren vardır ne de bir başka yol. Önündeki yol ise hem kırık camlarla hem de raptiyelerle doludur. Her adımda iki nedenden dolayı ağlarsın. Birincisi bir başka yol bulmadığın için ikincisi ise canın yandığı için. Hem
Gözler, eller, yüzler, bakışlar sürü sürü... Hiçbirinde yok bir anlam ve bütünlük. Hepsi bütünüyle masal kitaplarındaki yaratıklar gibi. Sürü sürü yüzler başıma üşüşen gagaları kocaman kuşlar gibi. Yırtık bir gömlek kalır geride bana hediye edilen. Bağrımı açtıklarım, göğsüme indirir bir yumruk.
Gözlerinin karası gecelerime sinerken hiçbir ay ışığı vurmaz karanlık sularıma. Işıltın sızar gündüzlerime de bir gölge gibi düşerim kaldırımlara. Her geçen aksini ezerken, hiçbir yansıman düşmez gölgeme. Ah sevgili gözyaşlarım bakışlarımı bir küpü doldurdurur gibi doldururken, yokluğunun boşluğunu görürüm gözlerimde. Ah sevgili neden bana delilikten elbise dikersin. Oysa
yatır ölüm döşeğine ömrümü / çekme dudağımdan dudaklarını / ağaçlar
ormanın kuytusunda ince yapraklardasın / yeşilin her tonunda dalların bağrındasın /
Konu mutsuz etme değil; mutlu edememek. Bir kelebek örümceyi nasıl mutlu eder: Ona yem olursa. Yem olmak istemiyorum kardeşim. Anlamıyor bu örümcek beyinliler. Oysa gökyüzü herkesin hem örümceklerin hem kelebeklerin. Nedir bu gökyüzü altında bana bunca düşmanlık çözmüş değilim. Ben örümcekleri hayatımdan çıkarmak da istemiyorum. Onların da güzel
Aşk kalbi kıranı affeder belki. Aşk vicdansızdır çünkü. En çok sevene acımaz. Sevene yüreğinin sesini dinle, o ne derse yap der. Oysa insan aklıyla ve inancıyla ayakta kalır. İnsan bu yüzden sürünür. Aşk gurur kabul etmez. Gurur aklın işidir. Aklını ve inancını önüne katan kişi, kalbini kıranı asla
Doruklara çıkıp sonra kendini bırakarak kaymak ne güzel!Bedeninin kontrolünü kollara ve bacaklara vermek ne güzel! Titremek sarsılmak ve oh çekip rahatlamak ne güzel! Sert kayalardan içinin bir su gibi sızması, akmak ne güzel! Beyninin bir pamuk gibi aşk rüzgarıyla savrulması
ve tüm yaralarını sarması ne güzel!
Mutluluk sensin, mutsuzluk da. Su şırıltısı da sensin, boğulmak da sensin. Bir çocuk sevinci yaşarım yanında. Her daim can diye dolaşırsın damarımda. Ey sevgili beni lüks arabalar içinde görmek istersin. Dersin ki bu araba bile sana yakışmaz, sana jip almalıyım. Kafanı sen benle bozarsın, ben seninle. Ey sevgili
Sen sevgimi hiç hak etmemişken, şimdi özleminle beni mahvetmektesin. Haksızlık değil mi bu. Çünkü sen ne sevilmeyi ne de özlenmeyi hak etmektesin. Gel gör ki yüreğime söz dinletememekteyim. Sana karşı gururdan surlar yaparken, sen beni içten yıkmaktasın.
Bu ülkede insanlar medeni midir? Evet, medeniyetin tarlasında otlanacak kadar medenidir. Bu ülkede kimsenin zekasına ve aklına güvenip de sakın kafanı kurcalayan bir konuyu açma. Ya soluğu savcılıkta alırsın ya da kovulursun. Bu ülkede insanlarla konuşabileceğin en zekice konular ineklerin süt verimidir.
Beni dostluksuzlukla korkutmayın. Bütün dostluklarım bıçaklar gibi elimi kesmiştir. Kimse de yarama merhem olmamıştır. Şimdi ben nasıl sevgi adına, dostluklar adına insanlara el uzatayım. Bırak karanlık sokaklara gireyim. Gölgem bile vurmasın duvarlara. Tüm duvarlar bile yalpaladığın ve ellerimle onlara yaslandığım saatlerde beni yok saysın. En büyük dostum sigara
Ey Tanrı'm! Otur kullarınla çay iç. Sen de ki ben yarattım. Onlar da desinler ki biz de sövdük, küfrettik, dövdük. Ey Tanrı'm gazan mübarek olsun. Her yanımda sensizliğin günahları var. Kullarında ise senden değil de, günahtan korkan kalp var. Şimdi anla ey Tanrı'm. Kulların ne seni sevmekte ne
Bir bulut gibi geldin gözlerimin önüne. Yüreğim gök kadar karardı. Neredeyse ağlayacaktım. Eğer ağlasaydım, düşüncelerim kasırga olacaktı, beynimi darmadağın edecekti. Aklım uçuşan sandalyeler, arabalar gibi savrulacaktı. Deli olacaktım senin için.
Yüreğimin ve beynimin tavanında buluyorum, tozlu mısraları. Aklım bir çatı katı. Gözlerim yıldızlarla dolduğunda, bakışlarımın ışıltısı vurur satırlara. İşte o zaman, şiirler bir Samanyolu olur. Mehtaplı gecelerimi vururum gözyaşlarımla biriktirdiğim göllere. Her mısra bir dal gibi düşer, şiir denizlerine. Kızıl bir duyguya boğulurum o an. Akarım ellerinize.
yazmayı becerecek kadar zeki, yaşamayı beceremeyecek kadar aptalım. ben bir yazarım.
Rize
Yazmak deliliktir. Çıldırasıya yazmak istiyorum. Eğer ben akıllı bir adam olmuş olsaydım, yazılarımla bir tımarhane kurup, satır aralarından kendini akıllı sananlara göz kırpmazdım.
Herkes
Özdemir Asaf