Bu Gece Bir Düş Kurmasam da Olur
Neden senin de dudaklarının kenarında hayattan ve aşktan memnun
bir gülümseyiş yok onun gibi…
Neden her gece kapını açıyorsun sana gözyaşları getiren bu yabancı kadına?
"Yazarlar, tanrının dünyaya yolladığı kötü şakaları not alan sekreterlerdir." - Oscar Wilde (kurgusal)"
"Yazarlar, tanrının dünyaya yolladığı kötü şakaları not alan sekreterlerdir." - Oscar Wilde (kurgusal)"
Neden senin de dudaklarının kenarında hayattan ve aşktan memnun
bir gülümseyiş yok onun gibi…
Neden her gece kapını açıyorsun sana gözyaşları getiren bu yabancı kadına?
-Bildiklerini uluorta söylersen başına geleceklere karşı da önceden tedbir almayı unutmamalısın.Çünkü başkalarını rahatsız edecek sözlerin dostlarının bile kolayca saf değiştirmesine neden olabilir.
-Aşk en az bir asır sürerdi eskiden,şimdi ise o güzelim aşkı dakikalara indirdiler.
Kopya kağıtlarını yutan bir öğrenci gibiydim. Sana söylemek istediğim tüm kelimeleri, cümleleri içime attım. Davula döndüm de gümbür gümbür sana seni sevdiğimi söyleyemedim. Tüm utangaçlıklar bendeydi. Tüm kızlar ise yüzü kızarmayanların, utanmayanların sevgilisiydi. Ben tüm acılarımı içimde biriktirdim.
-Yaşarken ölen,daha doğrusu canlı iken ölü özelliği taşıyan insanlar mı var çevrenizde?Matem tutmaya çoktan başlamanız gerekirdi.
-Ağacı,direği,duvarı olmayan sarmaşık yukarılara tırmanabilir mi?Bunlardan birincisi kadınsa,ikincisi de erkektir.
Bir garip şiir dolanıyor dilimde. Mısralar bir uçurtma oluyor bir rüzgar. Yokluğunun boşluğu gökyüzü kadar büyüyor. Ne yazık ki ne bir öpücük uçurabiliyorum sana doğru ne de uçurtmalar maviyle buluşuyor. Hep fırtınalar kopuyor başımda. Yokluğunun akşamında her yere simsiyah gece manzarası çiziyorum. Karanlıktan korkan ellerimi ceplerimde saklayarak, sokak
\*-Haksızlıkların artması, cesur insan sayısının azaldığını gösterir.\*-Affeden zafer kazanır, affedilen ise acıya gömülür.\*-Yapılanları onaylamadığı halde, haksızlıklar karşısında susan kişinin; haksızlığı yapandan farkı nerede?\*-Affet ki gerçek acının ne olduğunu anlasın.\*-Suçu işleyenin dışında da, başka suçlular aranmalıdır.
Biraz özgürce düşünüyorum kuzum. Biraz rahatça. Ve bu özgürlük bıçağın sırtıymış gibi hissettiriyor bana! ya öyleyse bu sahici özgürlük mü? Kırıp döktüklerimde var, derleyip toparladıklarımda... kırıp dökende var, sarılıp sarmalayanda..
Senden sonra 3 aşk, iki de fantezi eskittim. Sadece üzerinden geçtiler. Öpüştüm, seviştim biraz. Biraz eğlendik ayrı zaman ve mekânlarda. Üçünden biri utangaçtı, diğeri yabancı, sonuncusu da gençliğin baharında düş fantezilerine yatmıştı. Biri uzun boyluydu, diğer ikisi orta!
Sonra; ikisi kararında, biri şişman...
Bazen düşünüyorum da; hiç mi yazmasam…
Yazmasam belki daha hayırlı olacak ama…
Ama o zaman da boş dönen bir değirmenin taşları gibi kendi kendimi öğütüp dururum.
Kim bilir, bel ki de kendi kendime zarar vermemek için yazıyorum…
Saçlarıma yazılan şiirleri teker teker kırptım gecenin karasına,
Bal köpüğü gözler ile bir daha asla dokunulmasın diye.
Asaletin göklere kadar uzansa da sana kısaca anlatayım, karşımda dağ gibi durma, boyundan büyük işlere karışma. Ben beş parasız biri olsam da, seni cebimden çıkarırım bunu unutma. Güzelsin, hoşsun ama boşsun. Bu saatten sonra gönlünü şiirlerle, şarkılarla, türkülerle dolduramam. Senin boşluğuna yıldızları koyamam.
Facebook’u açıyorum. Uzun süreli gözlemlerden sonra face geyiklerini öğrendim galiba. Bir süre, sanal sanal zaman geçirmek iyi geliyor. İyi geliyorsa, gülüyorsam kırk yılda bir, hoşbuldum valla... Yalnızlıklar yurduna hoşbuldum... “Hoşbuldum anasını satiiim !” değil tabi... Satmasam iyi olur ama Sophie’nin seçimi gibi bir seçim yapacaksam, babasını satmayı yeğlerim