Ölüm Anında Görülen Tünel ve Işık
İnsanlar inanmak istiyor. Gerçekler başka şeyler söylüyor.
"Hayal gücü, yaratılışın başlangıcıdır. — George Bernard Shaw"
"Hayal gücü, yaratılışın başlangıcıdır. — George Bernard Shaw"
İnsanlar inanmak istiyor. Gerçekler başka şeyler söylüyor.
Bu samimi iç monolog, uykusuz gecelerde tavana bakarak kendimizi sorgulama alışkanlığından kurtulma kararını anlatıyor. Yazar, geçmişi tekrar tekrar sorgulamaktan, gece vakti kendini yargılamaktan vazgeçiyor. Artık düşünceleriyle barışık, hayatı daha hafif almaya kararlı ve uykuyu hak olarak görüyor. İnsanın kendisiyle olan iç hesaplaşmasını mizahi bir dille aktaran, rahatlatıcı bir
"...kalbinden aşağı süzülen, bir su birinkintisinin üzerinden atladı. yoruldu, küçük bir iskemleye oturdu. ondan önce kimse bulamasın beni diye saklandı, yüreğin en muhkem barınağına. eline aldı, küçük bir aynayı.. baktı fidan boyuna. ipek, dediydi bir zamanlar, saçları beline kadar inerken bir güzelin. göğüs kafesi elif mahrecini aşikar etti.
Bir yazarın ilham ve yazma krizini içtenlikle anlattığı bu metin, yaratıcı sürecin inişli çıkışlı doğasını samimiyetle yansıtıyor. Yazar, ilhamın geldiği zamansız anları, sabah saatlerinin değerini ve şu an yaşadığı tıkanıklığı duygu dolu bir dille aktarırken, tüm yaratıcıların zaman zaman hissettiği o tanıdık boşluk hissini ustalıkla resmediyor.
Bu yaşıma gelmeden önce hürmetle içimde yetiştirdiklerim birer birer alındı elimden. Ben farketmeden. Kinime tutsak olmuş ben, fark etmeden.
Üniversiteyi kazanıp Denizli'ye gittiğinde evimizde inanılmaz bir boşluk oldu. Hergün defalarca telefonla görüşmemize karşın onun canlılığını ,moral verici konuşmalarını çok aradım. Ama ,onun iyi olduğunu bilmem ve iyi bir eğitim ve meslek için Denizli'de olduğunu bildiğimden mümkün olduğunca eksikliğinin bizi ne kadar etkilediğinden hiç bahsetmedim.
Oruç Baba: Hacı Bektaş Veli ve Yunuz gibi gönlü doğa ve insan sevgisiyle dolu, Mevlana gibi tüm insanlığı kuşatan bir felsefeye sahip, Sokrates gibi idealist ve Hz. Ömer gibi adaletli hakem veya hakemler var olursa tabi ki mümkün.
Acılarımız vardı, ne âlâ! kocaman devasa bir başkaldırı, yüreğimizin orta yerinde, miğferini başından çıkarmadan öylece bekliyordu. Parmak uçlarımızdan ayrılırken içimizdeki yangınların dumanları, bir kümeye yol bulup akıyordu, kalemsiz ve çizgisiz.
Saçma zamanların dolaşıklığını çözen ben deli. Az sonra cinnet geçireceğim dört dörtlük. Cinnetimden kimse mesul değildir.
Bu garipliğin bodrumunda gezinen mahlûkatların verdiği zehir misali fitneleri düşünün.
zamanla insanların düşünceleri değişir.kimisinin iyi yönde kimisinin kötü..
seçmek bizim elimizde...
Bak bizbizeyiz artık, aramıza yıllar girmiş, ne bende adresin, ne sende özlemim kalmış Zaten ayrılıklar yalanlamıyor mu o büyük sevgileri, sende gerçeği söyle artık