"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme

Karakollardaki Tutanaklara Şiir Gibi Geçmemişimdir

Yine akşam olmakta. Ağaçlar, yapraklar, insanlar, çekilmekteler kendi manşetlerine. Ben ise tüm gazateleri çektim üzerime. Harf harf yalnızlığı sardım üzerime. Sen evinin köşesinde, umut çiçeklerini sulamaktasın. Ben ise gazatenin köşe yazısında, beni hiç tanımadığı halde bir yazarın kaleminin ucunda can çekişmekteyim.

yazı resim

Çankaya Köşkü'nde Cumhurbaşkanı'nın Huzurunda...

Bu yılki Öğretmenler Günü benim için farklıydı. 24 Kasım Öğretmenler Günü münasebetiyle her ilden bir öğretmen, “81 ilden 81 Öğretmen” bulunduğu şehri temsil etmek üzere Ankara’ya çağrıldı. Trabzon’u temsilen ben Ankara’ya gönderildim. 24 Kasım günü öğleden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bizi Çankaya Köşkü’nde kabul edecekti. 864 rakımlı Çankaya’ya

Tartışılabilirlik Erdemi

Herkesle tartışma yapılamaz. Tartışma sabit fikirli, ön yargılı, art niyetli olanlarla, cahillerle, konu hakkında yeterli bilgisi olmayanlarla, inatçı, saygı ve edep fakiri kişilerle yapılmamalıdır. Yani kral aslanın dediği gibi eşekle tartışılmamalıdır. Aslında tartışmak çok da doğru bir eylem değildir. Çünkü; dostla yapılırsa; dostun dostluğunu azaltır, düşmanla olursa onun

Sen Giderken

Renklere mi küskünsün ki saçlarını bir fırça gibi savurup dünyayı siyaha, beyaza, yeşile, maviye boyamamaktasın. Bir küstüm çiçeği misin ki, bir bahar dalı gibi bana güzellik yaşatmazsın. Nedir sendeki bu telaş? Güvercinler gibi camlara yıldız yağmuru gibi yağarsın. Ruhun acısından bana billur bir göl bırakmaz. Çalkantılı ve bulanık

Başbakanlıkta, Başbakan Erdoğan'ın Huzurunda...

Bu seneki 24 Kasım Öğretmenler Günü benim için sıra dışı güzelliklere sahne oldu. Zira Trabzon’u temsilen “81 İlden 81 Öğretmen” etkinliği kapsamında Ankara’ya çağrıldım. Üç gün boyunca Ankara’nın güzel havasını teneffüs ettik. Başkentteki önemli kişilerle birebir görüşmelerde bulunduk. Bunlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Özal"dan Sonra İlk Kez Bir Bakan…

Sanırım Özal’dan sonra Malatya nadasa bırakıldı…
Öyle görülüyor ki bu uzun ‘nadasa’ sonrası beklenilen verim elden edilecektir.
Özetle işi ehline vermişler…
En kara günlerimde, 28 Şubat’ın en kara günlerinde biz mağdurların yardımına hukukçu kimliğiyle bir Hızır gibi yetişen Av. Bülent Tüfenkçi’yi tebrik

Düşündüren Sözler - 68

\*Sabır ağaçtır. Bu ağacı bilen meyvelerini yemeyi hak eder. \*Yaşayan ölüler, mezarlardaki ölülerden hoşlanmazlar. \*İnsanlar, karınlarını doyurmayı düşünürler. Bu normaldir. Sıra kafalarını doyurmaya gelince tok olduklarını sanırlar.

Boşsun

Boş tencere karın doyurmaz. Bu yüzden tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş demem. Boşsun, boşsun , boşsun, bomboşsun. Boşluğunu kapakla örtme. Sana kapak olamam. Ben yarım dönümlük araziyim, sen bir dönümlük arazisin ama bomboşsun. Boşsun, bomboşsun. Aşkı herkes aynı yaşamaz. Yüreğin boştur.

Din

Çocuk, İnancını Kendisi mi Seçmeli?

Birçok anne baba çocuklarının gideceği okul -hatta yazın hangi sosyal faaliyette bulunacağı- konusunda dahi kararı kendileri verir. Ancak alacağı eğitime dair kararları çocuğa bırakmazken, dini eğitimi görmezden gelmek, neye inanacağını çocuktan kendi kararıyla almasını beklemek oldukça ilginç bir mantıktır.

Başa Dön