Islak
Islak yine zaman
Ağlamayı beğenmiyor
Gözleri ıslak ıslak
Nefesinde her soluk alışı ıslak
Döndüğü kadran ıslak
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
Islak yine zaman
Ağlamayı beğenmiyor
Gözleri ıslak ıslak
Nefesinde her soluk alışı ıslak
Döndüğü kadran ıslak
Birleşen Asyalı güçler bir anda emperyallerin iştahlarını kesmişti.
Esad karşıtlarının tutumları, güce karşı içten bir destekti, yani hodri meydandı!
bir bebegin acikmis halinde birakma yuregimi
dayanamam
doldur gogsundan fiskiran sut misali
berrak ve temiz sevgini yuregime
O yıllarda TRT de oynayan Amerikan dizi ve filmlerinde sizin de dikkatinizi çekmiştir mutlaka, oyuncular birbirlerinin suratlarına yaş pasta fırlatırlardı... Biz de, bizim filmlerde olmaz böyle şeyler derdik. Garibimize giderdi o sahneler, o fırlatılan pastalar birer nimetti bizim için, hala da öyledir.
Dışarısı buz rüzgar sert esiyor
Ayaktan giren soğuk bedeni kesiyor
Delinmiş beklerken ömrüm gibi pabuçlar
Sızlıyor her adımda ayaktan çıkan uçlar
Üç bektaşi fıkrası var...
Hayat sorumluluktur. Nefes alan herşeyin yaşadığı hayata karşı bir sorumluluğu var. Bu sorumluluk demek "UYANIK" olmak demek.
Karanlıklara sarıldığın zamanlarda, sen uyurken yanlışlıkla açtıkları lamba gibi karşına çıkıyor. Sen fazla umursamayıp, kendin kalmaya çalışıp onu fazla sevmemeye çalışıyorsun. Çünkü biliyorsun. Gardını ne kadar düşürür ve ne kadar birine bağlanırsan o kadar incinirsin.
Kavramlara İslami Perspektiften bakmak
Bilirsiniz sabır imtihanıdır mübarek ramazan. Sadece yemeden içmeden ve cinsellikten elini ayağını çekmek değildir kesinlikle... Sabırlı olmak, kulların size karşı aşırı davranışlarını hatta hakaretlerini bile yeri geldi mi olgunlukla karşılayabilmektir... Dua müminin silahıdır. derler. Bol bol dua ettik belki sevdiklerimize, tanıdıklarımıza lakin dünyanın bir çok yerinde Müslümanlar çeşitli
Standımız yoğun ilgi gördü.
İlgi gördü çünkü hem İhsan Süreyya Sırma için hem yeni çıkan ve ilk kez fuarda okuyucuyla buluşan “Saadet Şehri Malatya” adlı kitabım vardı…
Zira ben bu şehrin kitabını yazdım, halis muhlis Malatyalılarda da şehrin kitabına sahip çıktılar. (Bu arada kitabın
Geçmiyordu hiç bir şey, yaşamdan yana aldığımız her bir yara kalıyordu, belki pas tutuyor, belki küfleniyor fakat yinede duruyordu içimizde bir yerlerde.
Ve işin acı yanı, her gün bir yenisi daha ekleniyordu aldığımız yaralara...