Sevdanın Son Tarifi
Kolay olmuyor zamanın geçmesi sensiz
Odada sen yokken kalakaldım nefessiz
Kalp durdu duracak tekliyor nedensiz
İşte o an geliversen öylesine sebepsiz
"“İdealizm, insanın sorundan uzaklığıyla doğru orantılı olarak artar.” — John Galsworthy"
"“İdealizm, insanın sorundan uzaklığıyla doğru orantılı olarak artar.” — John Galsworthy"
Kolay olmuyor zamanın geçmesi sensiz
Odada sen yokken kalakaldım nefessiz
Kalp durdu duracak tekliyor nedensiz
İşte o an geliversen öylesine sebepsiz
Kurbağaların bir orkestra edasıyla bağırmalarını yılanlar duymadı. Duysalardı belki de sürünmeyeceklerdi. Yılanların tek derdi midesini doldurmak oldu. Bu yüzden kurbağaların sesi yılanların kalbini hiç burkmadı veya yılanların dili çatallı olduğu için, kurbağalarla birlikte hiç şarkı söyleyemediler. Belki de asıl düşmanlıkları bundan kaynaklandı. Hayatım delik deşik oldu. Her yanım
Gönlünüzün kapısını birileri çaldığı zaman sizin de gözünüze girdiyse, gönlünüzün kapısını ardına kadar açarsınız... Heyecan dolar yüreğiniz, aklınızda hep sevdiğiniz... Kimi zaman uykularınız kaçar... Gece yarıları kalkar balkonda bir sigara tüttürürsünüz... Elinize bir kalem alıp sevdiğinize gönlünüzden kopanları yazarsınız... O an da dünyanın en büyük şairi sizsinizdir... Dünyanın
Aşka âşıktık ikimiz de unuttuk birbirimizi, gözümüz kör
oldu bencillikten, yandık, yakıldık, bir baktık; külliyen yalandık.
Ben senin acılarını sevdim sevgili. Bırak ellerini uzatma bana, bırak üşüyen dudaklarımı yüreğinle bir kez bile dokunma. Sana vasiyetimdir bir gün çınar ağacına gömülecek bedenimi ıslak gözyaşlarınla yıkayıp sıcak gülüşlerinle kefenlesinler ne olur. Gülüşlerinle kefenlesinler ki; toprağın altında kemiklerim üşüdüğünde sıcak yüzüne sarılayım.."
Herşey ne kadar güzel sevgilim, ne mutluyuz bak…
Ama sen bakamazdın değil mi? Bu sadece benim masalımdı ve gözlerimin kapalı olduğunu unuttum.
Uzaktan belli belirsiz duyduğum müziklerin, acı notaları
içimi acıtıyor,
Yokuş yukarı koşmanın sonrası gibi yorgunum
Bir kıyamet koşturmacası, sen beni görmüyorsun, ben seni
arıyorum,
Uyanış: Bir rüyanın dönüşüm sonrası. Aslında bir yalanı yakalamak. Her insanın tercih noktası. Şimdilerde yeni tanıştığım rol; insanı insana tanıştırmak. Bir yanım "O" diyor diğer yanımsa "Hayır". Gülmekten kendimi alamıyorum, hayatım hüzünlerime gülümsüyor. Ustalıkla nasıl da kaya olmayı seçenleri yeğliyorum.
Duası ıslak, yarınları aydınlık cocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim dudaklarına acıyı süren ayazları. Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini. Kaç kez iç geçirdim alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil, senin gül kokulu terin olmasını bilemiyorum…Sen uyanmadan rüzgarı giyinip üzerime, nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları bırakmak
Tenimde terinden bir ter..
Avuçlarımda saçlarından bir tel.
Gözlerimde özleminin ateşi.
İçimde senden bir sen.
Sende unuttuğum bir ben.
Mutluluk sensin, mutsuzluk da. Su şırıltısı da sensin, boğulmak da sensin. Bir çocuk sevinci yaşarım yanında. Her daim can diye dolaşırsın damarımda. Ey sevgili beni lüks arabalar içinde görmek istersin. Dersin ki bu araba bile sana yakışmaz, sana jip almalıyım. Kafanı sen benle bozarsın, ben seninle. Ey sevgili
Sabaha karşı yazmaya alışmışım, ilk kez bu akşam erken dökülüyor satırlar…
Her gelişin mutluluktu. Seni ağırlarken, yüreğimin sözünü geçiremiyordum. Yalnızlığımla penceremden bakarken seni düşünüyordum. İyi ki geldin diyordum. Oysa her gelişin, alaysı gizlerinle doluydu. Aldatışların saklıydı ruhunda. Bakıyordum ve gülümsüyordum her seferinde. Mantığımın yüreğime dur dediği gecede, yüreğim sildi seni. İstem dışı gerçekleşti zannettiğim zamanlardı. Oysa bir kandırıştı, bedenindeki
belki de ben abartıyordum bilmiyorum, belki çok şey bekliyordum aşktan. beklentilerim karşılanmadıkça da karalara bürünüyordum, sevda rengini yitiriyor artık ben kararıyordum
Kulağının dibinde çalan bir kemandım da beni işitmedin. Eğer boynunu bana doğru eğmiş olsaydın, sana hüzzam şarkılar eşliğinde seni seviyorum diyecektim. O kadar dik başlıydın ki, ellerinde keman oldum da, başını bana doğru yaslamadın.
Biliyorum kimse papatyaları ateşlere değişmez. Çünkü ateş can yakar.
Tıpkı "ayrılık" gibi