Ben Bugün Doğmadım ki
Sen sakın doğum günümü kutlama
Benim doğum günüm
Senin bana geldiğin gün bir tanem
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
Sen sakın doğum günümü kutlama
Benim doğum günüm
Senin bana geldiğin gün bir tanem
Yüreğimin cümlelerini gözlerine sırtlanan kadın,
Kollarının güçsüzlüğüne bıraktım iki gözyaşı boşluğu çocukluğumu.Kağıttan gemi bile yapamayan ellerimle bir bahar çizdim gözlerinin en küçük bahçesine.Kirpiklerinin ıslaklığına dayanamayan köprülerin dibinde sorguladım ellerinin sıcaklığından yoksun gözlerimi.Sesinin yokluğunu yaşatma bana..Büründüğün yokluğu kaldır üzerinden..Düş senli düşlerime..Geceye yıldızları sererek gel gözlerime..Biliyorum ki; güldün
Acıyı elime bir ateş olarak verdiler. Dediler git, sevgiliyi yak ve kül et. Yanına varınca, baktım sevgili gülüşmelerde. Attım ellerimdeki ateşi o vakit. Koydum yüreğimin üzerine ellerini. Parmak uçlarıyla öyle bir tutuştu ki, kurtaramadım onu içimdeki aşk ateşinden. Ey sevgili, sen bir volkan ben ise yamaçlarında kurulmuş bir
Kimisi inanır kimisi inanmaz ilk görüşte aşka...Her iki görüşe de saygı duymak lazım. Gözlerde başlıyorsa herşey, bakışlar hemen kendini belli eder. Gözbebekleri büyür, bazen ter basar, cümle kurmada zorlanabilir insan, dili damağı birbirine yapışır, belki karşınızdaki insanda aynı durumdadır. Kimi zaman hissedersiniz, kimi zaman hissedemezsiniz bunu...
Şehrazat ile başlayan masalların öyküsü ise hiç de masal gibi değildir aslında.
O günden beri ilk masalı bir kadının anlattığı söylenir. Çocuğunu ve sevdiği adamı kurtarmak için…………….
Yine bıraktığım gibi simsiyah mı saçların
Dışarı çıkarken taktığın beren duruyor mu
Ya elinden çekmediği kalmayan telefonun
Yenisini aldınmı yine
Piminin çekilmesini bekleyen bir bombayım. Senin narin ellerine yakışmam. Sen git çiçek topla. Ben senin coğrafyanda bir gül bile olamam. O ellerin bana yakışmaz. Sen git yiğidim diyenlerle el ele tutuş. Ben yiğidim diyenlerin tespihi bile olamam. Sen git onların ellerine tut. Çünkü ben el değmemiş dağ çiçekleri
Aşk dediğimiz bu müthiş duygunun gönlümüzün meşherinde hiçbir şeyin teferruat ve gereksiz olmadığını daha iyi anlıyorum...
Kurbağaların bir orkestra edasıyla bağırmalarını yılanlar duymadı. Duysalardı belki de sürünmeyeceklerdi. Yılanların tek derdi midesini doldurmak oldu. Bu yüzden kurbağaların sesi yılanların kalbini hiç burkmadı veya yılanların dili çatallı olduğu için, kurbağalarla birlikte hiç şarkı söyleyemediler. Belki de asıl düşmanlıkları bundan kaynaklandı. Hayatım delik deşik oldu. Her yanım
Ruhun ve bedenin en büyük ilacıdır sevgi, insanın en büyük dayanağıdır, baş tacıdır sevgi. Bilimsel olarak da kanıtlanmıştır ki, bir çok ruhsal sıkıntının ve ölümcül hastalığın iyileştirilmesinde, sevgi birinci derecede rol oynamaktadır...
Öyle bir nefes al ki içinde olayım, dışarı verirken yanında. Nefesimizi boşa harcamayalım. Diyebilseydik keşke birbirimize: Hatırla, her yaptığın hatanın bedelinde sustuğumu, susarak kaybetmediğimi. Sabrettikçe zorluyordun sevgiyi. Oysa sana aşık olamazdım, arayışlarında binlerce kadın varken. Aslında yalan söylerken bile kendini kandırıyordun. Bilmiyordun; dimi gözlerine bakarken bütün dünyanı gördüğümü.
Ben senin acılarını sevdim sevgili. Bırak ellerini uzatma bana, bırak üşüyen dudaklarımı yüreğinle bir kez bile dokunma. Sana vasiyetimdir bir gün çınar ağacına gömülecek bedenimi ıslak gözyaşlarınla yıkayıp sıcak gülüşlerinle kefenlesinler ne olur. Gülüşlerinle kefenlesinler ki; toprağın altında kemiklerim üşüdüğünde sıcak yüzüne sarılayım.."
belki de ben abartıyordum bilmiyorum, belki çok şey bekliyordum aşktan. beklentilerim karşılanmadıkça da karalara bürünüyordum, sevda rengini yitiriyor artık ben kararıyordum
Uzaktan belli belirsiz duyduğum müziklerin, acı notaları
içimi acıtıyor,
Yokuş yukarı koşmanın sonrası gibi yorgunum
Bir kıyamet koşturmacası, sen beni görmüyorsun, ben seni
arıyorum,
Uyanış: Bir rüyanın dönüşüm sonrası. Aslında bir yalanı yakalamak. Her insanın tercih noktası. Şimdilerde yeni tanıştığım rol; insanı insana tanıştırmak. Bir yanım "O" diyor diğer yanımsa "Hayır". Gülmekten kendimi alamıyorum, hayatım hüzünlerime gülümsüyor. Ustalıkla nasıl da kaya olmayı seçenleri yeğliyorum.
Bir şairin en güzel dizesini çalarsın, yerine sevgilini koyarsın, çaldığın dizeyi sevgilinin kulağına fısıldarsın, biraz da gözyaşı geçişli gülümseme: aşk-ı şahane…
Aşk, sevişmelerden kalan hüzündür…
Aşık mı olacaksın; diğer tüm dertlerini çareleriyle birlikte unut…