Cehl-i Mürekkep
Başlıktaki cehl-i mürekkep: Osmanlıca bir deyimdir; aslında bir çeşit insan tarifidir. Bir sonraki aşamasını da cehl-i basit diye tarif etmişler...
"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"
"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"
Başlıktaki cehl-i mürekkep: Osmanlıca bir deyimdir; aslında bir çeşit insan tarifidir. Bir sonraki aşamasını da cehl-i basit diye tarif etmişler...
Çok tavsiye ettikleri üç öğün yemek saatlerine asla uymazlar.
Amerikan Emperyalist Menifestosunu Senatör Albert J. Beveridge 27 Nisan 1898'de şöyle açıklıyordu: "Dünya ticareti bizim olmalıdır, olacaktır. "
Aşk, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de etkisiz hale getiriyor. Aşık olan kişiler, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybediyor. ’’Aşıkken tamamen kör oluyor’’ ve aşık olunan kişinin olumsuzlukları beynin bu bölgelerinin çalışmaması nedeniyle görülemiyor.
Yalnızlığınızı maskelemekten de utanmıyorsunuz üstelik.!
Günahlarınızı öteki'nin günahlarıyla örtmeyi de marifet bellemişsiniz keza..
Bencilliğinizin yamancında bir bencillik türetip kendi bencillğinizi yasallaştırıyorsunuz ha- keza..
Siz..! Evet Siz..!
Karşısında muhalefet hedefi olan bir ana muhalefet lüksü kalmamış. Bilakis iktidar hedefi olan ve halkın gündemini yakalamış çetin bir muhalefet vardır...Kısa adı AJC olan Amerikan Yahudi Kongresi, 2004 yılı Ocak ayında New York’taki HSBC binasında düzenlenen törenle Başbakan Recep Bey’e ‘Cesaret Ödülü’ vermişti...Ampulün şifreleri çözüldü. Patladı patlayacak. Yeni
kalkışmamak ta gerekir bir isyan çığlığı kapıp koyvermeye geyliğe davetiye çıkarmanın da bir alemi yok yani yeniden alem içinde binbiralem var nasıl sa devri alem de ne dir
Şiiri köklerinden koparıp, yalnızca aynı kompartımandakilerin anlayabildiği bir jargona dönüştürmek, o kişileri bir süreliğine iyi hissettirse de, yazdıklarını toplumun gönül kubbesinde "baki kalacak hoş sedaya" dönüştürmeye yetmez.
Türkiye'deki insanlarda kişilik ve şahsiyet, derin güçlerce (Ergenekon vb. ile) iğdiş edilmiş ve neredeyse insanların toplumsal kişiliği öldürülmüştür. Ne ile? Ülkede yaşayan tüm halkların haklarının inkârı ve kültürlerinin asimilasyonu kırbacı zoru ile.. Yoksa ne olmuş bütün bu insanlara ki, gördükleri, öfkelendikleri bunca haksızlıklara karşı doğru ve istikrarlı bir
“Sen bister-i gülde yatasın şevk ile handan
Ben kül döşenem külhan-ı mihnette sebep ne?”/Şehzade Cem’den Sultan Bayezid’e
KKTCnin bu güne kadar gördüğü en büyük sokak eğlencesi Gazimağusada gerçekleşti diye yazıldı basınımızda.
Oysa Gazimaağusalılar, kendi kültürlerine, geleneklerine çok bağlı insanlardır. Sırf Magosa deniliyor diye ortalığı ayağa kaldıran insanlardır. Israrla vatandaşlara Magosa değil, doğrusu Mağusa dır diye feryat eden insanlardır.
Güç, üstünlüğün ifadesi olmasının yanında kültürel ve siyasi gelişmelere yön verilmesiyle kendini hissettirir. Gücü temsil edenlerin yaşattıkları ya da yaşananlara karşı duruşları genelde olayların yaşadığı dönem içinde olayların gündeme gelmemesi ve gelişmelere duyarsız dururlar. Olaylar gündem olsa da gelişmelere yön vererek durumu lehlerine çevirirler. Kitlelerin ilgisizliği ve bilgisizliğinden