Kemikleri Sayılabilen Afrika Çocuğunun Kör Çığlığı
siyah ve bayazlara dair bir dünyada siyahlara dair bir hatırlatma, bir beyaz tarafından yazılan.
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
siyah ve bayazlara dair bir dünyada siyahlara dair bir hatırlatma, bir beyaz tarafından yazılan.
http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=87185 linkindeki Sayın Salih Zeki Çavdaroğlu'nun "" Elit "" Ler Cumhuriyeti JAKOBENİZM başlıklı yazısına yorumumu burada kısaca-ayrıca paylaşmak istedim.
Seviyorum, demekle sevgi oluşmaz. Sevgi, emek ister; sevmeğe yürek ister. O yüreği de herkes taşımaz.
Sövün sövebildiğiniz kadar..
İçiniz açılsın efendim…
Yeter ki siz rahatlayın..
Bu Su’yun sesi soluğu çıkar belki amma.!
Eli kalkmaz asla..
Genç idealist öğretmen kızımız yaşadıklarını heyecanla anlatırken insanın tüylerinin diken diken
olmaması ne mümkün!
“İmralı Süreci” yavaş mı gidiyor; yoksa iyi ve doğru pişirilerek mi yürütülüyor, onu bilemiyoruz. Ancak bu nazik sürecin çok hassas dengelere dayalı olduğunun bilincinde davranmak gerektiği çok açıktır.
Filistin: toprakları elinden alınan, 71 yıllık dram ve direnişle özdeşleşen bir halk. Kudüs, farklı dilleri konuşan insanların "bizim" dediği bölünmüş bir şehir. İsrail tepeleri işgal ederken, Filistinliler "Burası Müslümanların kutsal topraklarıdır" diyor. ABD'nin "Kudüs İsraillilerindir" açıklaması ise çatışmaları daha da alevlendiriyor. Ortadoğu'nun gözyaşlarıyla sulanan bu kadersiz toprakları ve
Türkiye’de yaşayan insanların hepsinin oruç tuttuğu varsayımından hareket eden bu düşünüş biçimi açıkça totaliter bir toplum tahayyülünün tezahürlerinden biridir. Türkiye toplumunda sadece Sünniler yaşıyormuş gibi, bu dinsel kimliğin inancına özgü değerler genelleştirilerek toplumun tümüne dayatılır.
Yalnız olmayı özlediğimiz anlarımız olmaz mı?
Ülkemizde halen 1982 anayasasının hangi maddelerinin değiştirilip hangi maddelerinin değiştirilmemesi gerektiği şeklinde beyhude bir tartışma sürmektedir. Gerçek anlamda 12 Eylül’den çıkışın sivil bir anayasa ile mümkün olabileceği birçok kesim tarafından bilindiği halde, böylesi bir girişime karşı soğuk bakılmakta, müstahkem mevkilerin kaybedilebileceği düşüncesi ağır basmaktadır. Bu durum göstermektedir ki
1986 yılında Çernobil’de yaşanan nükleer felaket daha dün gibi zihinlerde güncelliğini korurken ABD ve Rusya arasında START antlaşmasının devamı niteliğinde nükleer başlıklı silahların sayıca azaltılmasını ön gören yeni bir antlaşmanın imzalanacak olmasıyla konu tüm dünyada önemini bir kez daha hatırlatarak, ilgili olabilecek tüm platformlarda uzun uzadıya ele alınıp,
Yazarlık adı konulmamış bir işçiliktir. Mesaisi olan, çalışanı yoran, bunaltan, stresi olan, zevk veren, emek isteyen ve sorumlulukları olan bir işçiliktir. Her iş gibi kuralları ve şartları vardır. Başarılı olmak içinde hassasiyet gerekir. Her iş gibi yazarlıkta da başarı ve başarısızlık vardır. İşini en iyi yapan başarıyı göğüsleyendir.