Çözümden Başka Yol Yoktur
Kürt sorunu çözülmek isteniyor mu acaba? Yoksa Kürt sorunuyla oynanıyor mu hâlâ? Ortada, hiçbir tarafta sanki bir ciddiyet görülmüyor, ne yazık ki
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
Kürt sorunu çözülmek isteniyor mu acaba? Yoksa Kürt sorunuyla oynanıyor mu hâlâ? Ortada, hiçbir tarafta sanki bir ciddiyet görülmüyor, ne yazık ki
Dün e-mail kutuma "İmamlar Dikkat!" konulu bir e-mail düştü. Yazı, Fikir Haber yazarı Sevilay Arıkan Kara’ya ait bir yazıydı. Okumaya başladığımda -hemen her çocuğun camiye dair hoş olmayan bir anısı olması sebebiyle-yine cami cemaatinden birinin incittiği bir küçük kalp üzerine bir yazı olduğunu düşünmüştüm. Ne güzel ki yanılmışım.

Olabildiğince edebi, olabildiğince eşit, olabildiğince özgür olan bu site yine de bu ülkede, bu şartlarda, bu okumamışlıkta olabilirliklerin en olabiliri... Sanıyorum Türkiye'de tek ve tüm olanaksızlıklara rağmen hayatına devam ediyor... Başka bir sitede yazdığım bir eleştiri yazısı sansüre uğradı, yayınlanmadı ama bu sitede asla böyle bir şey olmadı....
rol kesmek yerine racon keserim seni düzen düzene.
Havaların ısınmasıyla birlikte insanlar memleketlerine akmaya başlarlar. Sıla özlemini hafifletmek için herkes akrabalarını, eş dostlarını ziyaret eder. İnsanlar memleketlerine gelmişken eğlence de bir yandan hayatı renklendirir. Bu aşamada festivaller girer devreye. Yerleşim yerleri kendi özelliklerini de dikkate alarak bir dizi sosyal faaliyetler düzenlerler. Festival şeklinde gerçekleşen bu eğlenceler
Vatandaş ne yapıyor?a) Televizyondaki artık günde iki-üç tane çekilen ne idüğü belirsiz dizileri, seyredeni kendine bağlayan ama hiçbir şey kazandırmayan yarışma programlarını izliyor.b) Cep telefonu ile günde 7-8 saat konuşuyor daha doğrusu geyik muhabbeti yapıyor. c) Bilgisayarının başında gece geç saatlere kadar çeşitli porno siteleri dahil olmak üzere
Dünyanın, Ortadoğu’nun ve Türkiye'nin meydanlarında rahatlıkla yürüyemeyen birinin, kendisini o coğrafya adına söz hakkına sahip görmesi, dahası onların söz hakkını kendisinde kabul etmesine şaşmamak elde mi?
darfur, osmanlı’nın “fizan” dediği bölgenin de ötesidir. ta afrika’nın ortalarında, sudan’a ait ve batısında bir bölge:
Türkiye'de yaşanan bazı sorunlar üzerine bildiklerimi ve görüşlerimi aktarmak üzerine güzel Türkiye'mizde yaşayan ırkların bir barış çerçevesinde yaşamasını dilediğim bir yazı...
kalkışmamak ta gerekir bir isyan çığlığı kapıp koyvermeye geyliğe davetiye çıkarmanın da bir alemi yok yani yeniden alem içinde binbiralem var nasıl sa devri alem de ne dir
KKTCnin bu güne kadar gördüğü en büyük sokak eğlencesi Gazimağusada gerçekleşti diye yazıldı basınımızda.
Oysa Gazimaağusalılar, kendi kültürlerine, geleneklerine çok bağlı insanlardır. Sırf Magosa deniliyor diye ortalığı ayağa kaldıran insanlardır. Israrla vatandaşlara Magosa değil, doğrusu Mağusa dır diye feryat eden insanlardır.
"12 Ekim 2006: Orhan Pamuk'un Nobel kazandığı gün, Fransa'nın 'soykırım inkârı' yasasını kabul etmesi tesadüf değil. Bu yazı, Türkiye'yi eleştirerek uluslararası tanınırlık kazanan yazarlara dair acı bir eleştiri sunuyor. Yazara göre, ülkesini dışarıya şikayet edenler ödüllendiriliyor; kitapları çevriliyor, röportajları artıyor, fonlar açılıyor. Kimliğin eserden daha önemli olduğu bir