"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"

Eleştiri

Yorumluyorum

http://www.izedebiyat.com/yazi.asp?id=87185 linkindeki Sayın Salih Zeki Çavdaroğlu'nun "" Elit "" Ler Cumhuriyeti JAKOBENİZM başlıklı yazısına yorumumu burada kısaca-ayrıca paylaşmak istedim.

Gözyaşinin Eksi̇lmedi̇ği̇ Ülke Fi̇li̇sti̇n

Filistin: toprakları elinden alınan, 71 yıllık dram ve direnişle özdeşleşen bir halk. Kudüs, farklı dilleri konuşan insanların "bizim" dediği bölünmüş bir şehir. İsrail tepeleri işgal ederken, Filistinliler "Burası Müslümanların kutsal topraklarıdır" diyor. ABD'nin "Kudüs İsraillilerindir" açıklaması ise çatışmaları daha da alevlendiriyor. Ortadoğu'nun gözyaşlarıyla sulanan bu kadersiz toprakları ve

Ramazan Bizim Neyimiz Oluyor?

Türkiye’de yaşayan insanların hepsinin oruç tuttuğu varsayımından hareket eden bu düşünüş biçimi açıkça totaliter bir toplum tahayyülünün tezahürlerinden biridir. Türkiye toplumunda sadece Sünniler yaşıyormuş gibi, bu dinsel kimliğin inancına özgü değerler genelleştirilerek toplumun tümüne dayatılır.

12 Eylül,anayasa Tartışmaları ve 1960 - 1980 Dönemine Dair Bazı Değerlendirmeler

Ülkemizde halen 1982 anayasasının hangi maddelerinin değiştirilip hangi maddelerinin değiştirilmemesi gerektiği şeklinde beyhude bir tartışma sürmektedir. Gerçek anlamda 12 Eylül’den çıkışın sivil bir anayasa ile mümkün olabileceği birçok kesim tarafından bilindiği halde, böylesi bir girişime karşı soğuk bakılmakta, müstahkem mevkilerin kaybedilebileceği düşüncesi ağır basmaktadır. Bu durum göstermektedir ki

Gözümüz Aydın! Sonun da Bölgemiz Nükleer Başlıklı Silahlardan Arınıyor...

1986 yılında Çernobil’de yaşanan nükleer felaket daha dün gibi zihinlerde güncelliğini korurken ABD ve Rusya arasında START antlaşmasının devamı niteliğinde nükleer başlıklı silahların sayıca azaltılmasını ön gören yeni bir antlaşmanın imzalanacak olmasıyla konu tüm dünyada önemini bir kez daha hatırlatarak, ilgili olabilecek tüm platformlarda uzun uzadıya ele alınıp,

Yanlış Zaman Yolcuları

Yazarlık adı konulmamış bir işçiliktir. Mesaisi olan, çalışanı yoran, bunaltan, stresi olan, zevk veren, emek isteyen ve sorumlulukları olan bir işçiliktir. Her iş gibi kuralları ve şartları vardır. Başarılı olmak içinde hassasiyet gerekir. Her iş gibi yazarlıkta da başarı ve başarısızlık vardır. İşini en iyi yapan başarıyı göğüsleyendir.

Başa Dön