Kum Torbası
Nerden bilebilirdim ki, İstanbul denen 15 milyon insancığın yaşadığı bir yeryüzü efsanesinde insanların kum torbası niyetine kullanılacağını.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Nerden bilebilirdim ki, İstanbul denen 15 milyon insancığın yaşadığı bir yeryüzü efsanesinde insanların kum torbası niyetine kullanılacağını.
Trabzon Lisesi kültür, sanat ve edebiyat alanındaki faaliyetleriyle tanınan tarihî bir eğitim ve öğretim kurumudur. Bu okulda hemen her gün bir etkinlik gerçekleştirilir. Bu köklü eğitim yuvasında sosyal faaliyetlere müsait bir altyapı mevcuttur. Okulun çok geniş ve modern bir salonu bulunmaktadır. Bu salonu sadece okul değil, Trabzon’da etkinlik
Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan " musıkî inkılâbı" nın gerçekleşmemesini, " karşı devrim" olarak yorumlanmasına karşı, aslında böyle bir değişimin sosyolojik ve toplum psikolojisi açısından mümkün olmadığı hakkımnda...
Enis Batur
Matrix filmi üzerine William Irwin'in derlediği yirmi felsefi yazıdan oluşan Matrix ve Felsefe kitabı üzerine kaleme alınmış bir kitap eleştirisi. "Aynı masalları dinlemelerine rağmen, ötekiler hiç böyle bir şey yaşamadılar" Novalis
Her insanın arayışı farklı olduğu gibi, arayışta kullandığı yöntem ve kaynaklarda farklılık göstermektedir. Yöntemler farklı da olsa herkesin arayışında rehber olarak kabul ettiği, bilginin taşıyıcısı kitabın, insanın var olma mücadelesindeki rolünü sorgulayarak, insana verebileceği zararlar üzerine dikkatleri çekmeye çalışacağız.
Alacağı kararlarda belirleyici unsur ne idi gerçekte? Yaşamın kendine özgü o akıp giden kurgusunda önüne çıkan “özel” şartların kendisini almaya mecbur bıraktığı tavır ve duruşları kendi derinliği içerisinde yaşattığı ve aslını sorarsanız kendisinin dahi tam olarak emin olamadığı o, olası kimlik sahiplenmelerinden acaba hangisine karşılık gelmekte idi? Yaşamdan
Genç idealist öğretmen kızımız yaşadıklarını heyecanla anlatırken insanın tüylerinin diken diken
olmaması ne mümkün!
Böyle olur olmaz her şeyin önüne, arkasına dini- İslâmi gibi sözcükler getirerek; dinimizi politikaya, ekonomiye, eğitime âlet ederek dinimize zarar veriyorlar. Biz buna garşı çıkınca da, bizi din karşıtı gibi görüyorlar.
Bugün 2 Temmuz 2013, Madımakta yakılarak öldürülen aydınlar katliamının yirminci yılı bitti. Böylesi bir günde bir sokak köpeği beslemeye çalışırken yaşadıklarımı neden aktardığımı düşünenlere bir kaç cümle...
Zenginlerin Rab’leri “Cleveland” diyor, bizimkilerin ise devlet hastanesi. Ameliyat olan olana, sürekli bir parçamız eksik çıkıyoruz hastanelerden.
Merhaba.. Toplum Tabana Vurursa başlığı altında günümüz Türkiye Toplumunu yorumlamaya çalıştığım yazımdır. Yorumlarınızı beklerim .
Ahmet Ümit