"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Halk Öyküleri

Adaletin Gölgesinde

Medine çarşısında iki tüccar arasındaki sözlü anlaşma, bilge yazıcı Ebu Mansur'un müdahalesiyle yazıya dökülmek zorunda kalır. "Söz yeter" diyen Halid'e karşı, "Kalemin izi kalır" diyen Ebu Mansur, ticari güvenin önemini hatırlatır. Şahit arayışıyla devam eden hikâye, dönemin ticaret kültürü ve güven ilişkilerini canlı bir şekilde yansıtır.

karışık

Köy - Askerden Köye Dönüş

önümde uzanıp giden sonsuz maviliğin üstünde kocaman ve karmaşık yapıyla bakışıyoruz.o ne kadar ilgimi çektiyse , ben de o kadar onun ilgisini çekiyorum sanki.dikkatli bakınca her tarafında farklı farklı gözler ,dudaklar,burunlar beliriyor.demek bizi çanakkale"den istanbula götürecek gemi bu.kocaman denizin üstünde bu kocaman gemiyi görmek ne hoş ne tuhaf

düşündürücü

Turuncu Adam

Dışarıdan bakıldığında abartılı bir soğuktan gizlenmişliğin yünlü ev sahipliğinde kuşanılmış kıyafetleri ,sarı deriden eski moda botları ,turuncu yüzlü her baktığında içinden dallar fışkıracakmış gibi duran kısık yeşil gözlü adam;yanındakine ağzı açık gümüş rengi kirişleri sarı pas atmış tütün tabakasını işaret edip:

olumsuz

Siyah Masallar

Masalların rengi var mı? Ninem bir masal anlattı sonu siyah bitti.Ardından bilmediğim geçmişin sırları çıktı.

mizahi

Şeytanın İyiliği

Bir gün adamın biri muziplik olsun diye Şeytan için bir mum diker. Peki, Şeytan bu iyiliğin karşılığını nasıl öder?

düşündürücü

Keşke Bir Şansım Daha Olsaydı

“ ...Bir ülkenin çok zengin kralı varmış. Bu kral dört eşliymiş. Kral ilk eşini hiç sevmediği gibi, ona çok kötü davranır ve üzermiş. Hatta yüzünü bile görmediği de olurmuş..."

nostaljik

Beyaz Sessizlik

Onlar oradaydı. Güneş tozlarının yer yer erittiği, öbek öbek serpiştirilmiş kar kümelerinin arasından kara toprağın içerisinden fışkırmış kardelenlerdi. Öyle güzel öyle muhteşem.

mizahi

Haftalık Pusu - III - Eşşekten Çektiği

Başlığa bakıpda Ali ya da birbaşkasını kastederek eşşek dediğim yok, haşa, bu eşşek Zekere emminin gerçek eşşeği.
Hoş, öyle desem bile pek garip kaçmaz, çünkü, nasıl severler bizim orda çocukları ’eşşeğin, sıpası, ayının dölü, itin boku,tavuğun götü’ vb. gibi. Bunlar azarlama, kızma yerme olduğu gibi aynı

olumlu

'' Işık ''

Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurdu bu, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi Adam dürüst ve dost...

olumsuz

Esaretten Özgürlüğe

Medresede ilim tahsil etmeye başladı.
Allah’ a kul olabilmek için öğrendi, öğrendikleriyle amel etti, talep edenlere öğretti, başka da bir şey yapmadı.
İlim ile derecesi o kadar yükseldi ki devrin padişahı ayağına geldi.

Başa Dön