"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Kırık Bir Ayna: Leyla ile Tarık'ın Hikâyesi

Leyla ve Tarık'ın solmakta olan evliliğinin hüzünlü portresi. Bir zamanlar kahkahalar ve gelecek hayalleriyle dolu olan mutfak, şimdi sessizliğin ve uzaklığın merkezi. Havada asılı kalan kelimeler ve aralarındaki mesafe, iki yılda nasıl değiştiklerinin acı bir hatırlatıcısı. Hatice Hanım'ın keskin gözleri ise bu soğukluğu hemen fark ediyor.

Zaman İçinde Bir Çamlıca!

Çiçekler karşıladı bizi tepede. Yol kanarlarına, ağaçları çevreleyen tarhlara dikili; rengarenk, hoş kokulu çiçekler... Ve ağaçlar karşıladı; o, çok yukarlardaki dallarıyla güneşe kafa tutan ağaçlar... Yaşamak için, o muhtaç oldukları güneşe, gölgelerine sığınanlar adına kafa tutan ağaçların altındaki küçük iskemlilere oturduk, bir nefes soluklanmak için. Rüzgarın eteğinde kokularıyla

yazı resim

Amma Hikaye!

“İşte her şey böyle başladı…” diyen yüzlerce hikaye okumuşsunuzdur. Bu onlardan biri olmayacak. Her şeyin nasıl başlamış olduğuyla ilgili bir ipucu bile bulamayacaksınız. Her şeyin sandığınız gibi bir başlangıç, bir gelişme ve bir sonuçtan oluşmadığına tanıklık edeceksiniz. İşte böyle bir hikaye başlıyor. Amma Hikaye! diyeceğiniz bir hikaye…

Şarap Parasına Masallar 4

Ömrümüzün bundan sonraki çalkantılı ve olaylı yıllarında da hep geride bıraktığımız o huzurlu ve tekdüze zamanları ararız.
Sen, yeni yaşamaya başladığın bu kente, oturduğun sokağın gürültülerine, yağmurlara ve rüzgârlara hatta sabah ayazına bile alışmaya

Gelecek Postası - 1 - Merhaba

Selam,
İsmim Kamil Asma. Beni tanımazsınız, çünkü henüz yokum. Yani siz bu yazıları okurken, ben henüz var değilim. Sanırım öyle bir şey. Bu işlerden pek anlamıyorum ben. Teknoloji konusunda çok deneyimli değilim zaten.
Ama hala yazı yazabilme yeteneğine sahip olan insan o kadar az

Adaletin Gölgesinde

Medine çarşısında iki tüccar arasındaki sözlü anlaşma, bilge yazıcı Ebu Mansur'un müdahalesiyle yazıya dökülmek zorunda kalır. "Söz yeter" diyen Halid'e karşı, "Kalemin izi kalır" diyen Ebu Mansur, ticari güvenin önemini hatırlatır. Şahit arayışıyla devam eden hikâye, dönemin ticaret kültürü ve güven ilişkilerini canlı bir şekilde yansıtır.

Onun Yaşadığını Ona Anlatıyordum

Önce kaçak avcılar durdurdu yüzümdeki iklimleri,sonra balta,hızar sesleri,gözümdeki yeşilleri taşıdılar gecenin koynunda başka suratlara.Peşine bir sel aldı;güller,papatyalar sular altında.Tıkandı kulaklarım,set çekemediğim taşkınlarla sürüklendim başka topraklara.Gözümü açtığımda oturuyordum tekerlekli sandalyedeki yalnızlığımla karşı karşıya.O hiç konuşmadan bakarken suratıma onsuz neler yaptığımı anlatıyordum,oysa ki onun yaşadığını ona anlatıyordum;ben yalnızlığımı bir yerlerde

Mustakın Neyse

MUSTAKIN NEYSE
Nuh beddua etti yer, gök yarıldı,
Yer altı, yer üstü suya sarıldı,
Çifter çifter o gemide varıdı,
Gemi gitti dağlar taşlar yol oldu.

Bilinen Ayların Yolcusu

Kırk yedi yaşındaki Endonezyalı Meryem, bir sabah köyün bilge imamı Ustaz Harun'a içini kemiren soruyu sormaya karar verir. Hac ibadetini yerine getiremeyen Meryem, dini vecibelerin zorluğu karşısında yaşadığı iç çatışmayı ve sorgulamayı imamla paylaşmaya başlar. İnanç ve modern hayatın gerçekleri arasında sıkışan bir kadının samimi hikâyesi.

Güvercin

Hadi şimdi bırak o boş şişeyi elinden. Kendimizi bulmak için atlayacağız, sulara, sulara... Hoop!

Başa Dön