"“Deprem, insanın dünyayı sağlam sandığı için yazdığı en uzun dipnottur.” — Franz Kafka (kurgusal)"

Öykü

Karanlık

Ben mutluydum. Bay (K) da benim kadar mutlumuydu? Bilemem! Çünkü mutluluk; tanrıların bir armağanı değil, insanın içindeki yaratıcılığın sağlamış olduğu bir başarıydı.

yazı resim

Ayrana Tövbe

“Sen ne dersen ondan,” dedim. Gözlerimi gözlerinden kaçıramamıştım. Benimkilere benziyor mu? Bıyıklarım çıkınca mı benzeyeceğim? Saçlarım azıcık beyazlaşsa? Boyumun yaşıtlarımınkinden uzun olduğunu söylüyorlar ama... Utancımı yenip yüzüne baktım. Kaşlarına , dudaklarına, burnuna... İşte yıllar sonraki ben?

Natüralist Bir Aşk Hikâyesi II

"...Malta’ya diyerek cevap verdi oğlan. Fevzipaşa’dan Malta’ya varmadan Akdeniz Caddesindeki ışıklarda indi. Yürüyerek Malta çarşısında yiyecek bir şeyler alıp evine gitmeyi düşünüyordu. Tam da düşündüğü gibi yaptı her şeyi. Evine vardı, kapıyı yavaşça açtı. Kapıyı açar açmaz sevimli kedisi Candide hemen kucağına atladı oğlanın. Candide bir İran kedisiydi,

Bir Demet Kasımpatı

Zorlamayla oluşturulan günler gerçek amaca hizmet etmez.
Toplumun ihtiyacından ve sevgisinden yola çıkmayan yapay gündemler ,eğreti elbise gibi sırıtır.Bu öykü bizi sahtekarlığa sevk eden zoraki kutladığımız bu günlerin getirdiği sıkıntıları belirten bir kurgulamadır.

Kayıp Ses

Elif, erken saatlerde uyanan genç bir kadının iç çatışmalarını anlatan etkileyici bir hikaye. İstanbul'da tek başına yaşayan Elif, sabah namazı kılmak için hazırlanırken zihninde dönen şarkı sözleriyle manevi huzuru arasında sıkışıp kalır. Konya'dan büyük şehre taşınmanın getirdiği yalnızlık ve kimlik arayışı, modern hayatla geleneksel değerler arasındaki dengeyi bulmaya

Affet Beni Anne!

Hoşgeldin bitanem. Dünyama mutluluklar getirdin, gülüşler, sürprizler, umutlar getirdin. Senin kadar güzel , senin kadar heyecan verici kaç konuk ağırlayabilir ki insan?

"Bekle Bizi İstanbul"

Haydarpaşa Garının önünde, iskeleye yakın bir bankta, elinde yarım simit, yanında çantası, siyah paltolu bir kadın oturuyor. Gözlerini denizden ayırmadan İstanbul’u dinliyor. Değil gözlerini kapatmak, kırpmak bile istemiyor. Herşeyi nakşetmeli belleğine , daha epey bir süre bu resimlerle oyalanacak.
“Sanki karnımın üstünden geçiyor vapurlar...Ne çok martı

Başa Dön