"Sandık Sandıklar İçiinde Sandığıımız Vaar... ""
Eski bir öykünün dayanamayıp zamane uymuş hali.
"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"
"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"
Eski bir öykünün dayanamayıp zamane uymuş hali.
...Fırtınanın vahşi sesi koyun sarp kayalıklarında yankılanıyordu.Gökyüzünü kat kat kara bulutlar kaplamıştı.Güneş yüzünü gizlemişti bu sabah...

3 g veya diğer teknolojik gelişmlelerin hayatımıza ilişkilerimize kattığı telaş,görmemişlik,ve karmaşa..
Dindar bir aileden gelen Yusuf'un, çocukluğundan itibaren "Hoca Efendi" adlı bir din adamının sözlerinin Kuran'dan bile üstün tutulduğunu fark etmesi ve bunun zihninde oluşturduğu sorgulamaların hikâyesi. Genç yaşta başlayan bu şüpheler, Yusuf'u ilahiyat eğitimi almaya ve inancın gerçek kaynaklarını araştırmaya yönlendirir. Dini otoritenin sorgulanması üzerine düşündüren etkileyici bir
Gerçekler soğuktu ve üşüyordu kadının elleri. Saçlarına dolanırken sevda kokusu, terk edilmeyi öğreniyor mavi bulutlardan. Toprağın ve sonbaharın cesur kızı oluyor “Eylül”… Yanıp tutuşurken hüzünler, adaklar adıyor çocuksu sevinçlere… Düşlerine yanaşıyor, hazana dalaşıyor gül yaprakları. Gözlerinde bir damla yaş olurken özlem; ”Ben Eylül’üm” der genç kadın savrulan hırçın
Yakıcı güneş altında bir kır gezintisinin içtenlikli tasviri. Yazar, doğanın acımasız gerçekliğini ve günün ilerleyen saatlerinde değişen atmosferi ustalıkla resmediyor. Sararmış otlar, bayılmış papatyalar ve tozlu yapraklar arasında, güneşin her şeyi çıplak gerçekliğiyle sergilediği bir dünyada, akşamın gelişiyle birlikte hayat yeniden uyanıyor. Duyusal detaylarla zenginleştirilmiş, düşündürücü bir yaz
\- her yalan önce kendini kandırır, ben işe yalanımı kandırmaktan başladım -
düşünen adam ve düşünen heykel göz göze gelir ve başlar her şey.
Karanlık bir İstanbul gecesinde, ani bir kedi sürprizi ve yağmurun eşliğinde yalnız bir yürüyüş. Kalbindeki düzensiz atışlar, Çiçek Pasajı'nın karşısında sığınılan bir an ve uzaktan duyulan kadın çığlıkları. Soğuğa rağmen kendini farklı gösteren şehir, evde bekleyen kimsenin olmadığı ve yarına dair planların belirsiz kaldığı düşünceli bir gezinti.
Kişinin şehre katkısı diye bir şey var, yaşayınca anlıyor insan.
Öğrenim gördüğüm şehrin insanlarından bir manzara... Hafızamda anı olarak canlanacak günlerden biriydi. (Denizli)
Kızıl saçlı kız biraz daha yaklaştı.Yaklaştıkça merakı daha da artıyordu Kızıl saçları yüzünü kapatıyordu.Saçlarını geriye çekti.Göle çok yaklaşmıştı.Önündeki ıslak kayayı fark etmemişti.Kayaya basmasıyla kayması bir oldu.Ormanı delip geçen çığlığını kimse duymadı.Suya düşmüştü.Çırpındı ama nafile hiçbir fayda vermedi.Bir kaç kez suyun yüzeyine çıkmayı becerdiyse de sudan çıkamadı.çok korkmuştu.en sonunda