"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"

Öykü

Difenbahya

Rüyanda zilyon tane porselen saksı, düştüğünde başının etrafında şarkılar söyleyip arp çalan küçük mavi melekler gibi. Yerçekimi halt yesin, uçuşuyorlar.

Beyaz Melekler

Ve hastanedeyim. Ben, arabadan hemen aşağıya iniyorum. İki büklüm, ellerim kucaklarımda birbirleriyle kenetlenmiş... Hastanedeki görevliler beni o halde görünce hemen koşuyorlar. Tabii tanıyanlar da var aralarında beni...
İlgi oldukça büyük... Tüm kapılar sonuna kadar açılıyor adeta... Hemşireler koşuyor, "Donuyorum, beni ısıtın diyorum..." Fakat, kat kat giyinmişim...

Hayal ve Gerçek

Aşk ve umutla dolu bir kalbin, sevdiğine kavuşma hayallerini anlatan duygusal bir metin. Rüzgarlı sokaklarda attığı her adımda, iş çıkışlarında, izin günlerinde sevdiğini düşünen bir kalbin özlemini ve bekleyişini şiirsel bir dille aktarıyor.

Biz Kaç Kişiydik?

İnsanın mutlu giden günlerinde, ''rahat batması'' tabirine uygun olarak inatla mutsuzluğa giden yola sapmasını anlatan bir öykü.

Hikaye Yazmak İsteyenlere Sekiz Tüyo

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında Amerikan edebiyatına damgasını vuran Kurt Vonnegutun kısa öykü hakkındaki tezi, vakti zamanında Chicago Üniversitesi tarafından kabul edilmemişti. Zaman, üniversitenin yanıldığını gösterdi. İşte Kurt Vonnegutun verdiği derslerde önerdiği sekiz hikâye tüyosu:

Keloğlan Dört Haramiler

Bir varmış bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. Anasıyla birlikte karınca kararınca geçinip giderlermiş. Bir yıl hiç yağmur yağmamış, kıtlık olmuş. Ekinler tarlada, meyveler dalda, üzümler bağda susuzluktan kavrulmuş. Dereler, ırmaklar kurumuş. Bunun üzerine anası Keloğlan'ı iş bulup çalışarak para kazanması ve kışlık yiyecek alması için kasabaya gitmeye ikna

Başa Dön