Reptilian 4
Akşam olmuş düğün melodileri başlamıştı. Önce saz bir giriş yaptı. Galiba Ankaranın büklüm büklüm yollarını çalıyordu. Ekremin tahmini doğru çıktı. Türkü doğruydu. Melodiye org aleti de eşlik etti.
"“Günaha karşı koyabilirim; tek istisna günahtır.” — Oscar Wilde"
"“Günaha karşı koyabilirim; tek istisna günahtır.” — Oscar Wilde"
Akşam olmuş düğün melodileri başlamıştı. Önce saz bir giriş yaptı. Galiba Ankaranın büklüm büklüm yollarını çalıyordu. Ekremin tahmini doğru çıktı. Türkü doğruydu. Melodiye org aleti de eşlik etti.
Elime sıkıştırılan ayakabıları rahmetli annem, -Bu ayakkabıları kavaflar aralığında ki Ördek Ali diye bilinen ayakkabı tamircisi Ali amcaya götürüver. Tamir edilecek yerleri göster,kaç paraya yapacağınıda sormayı unutma dedi. O zaman kadar hiç gitmemişsemde Ördek Ali lakaplı eski ayakkabı tamircisini ilçede tanımıyan yoktu.

Alfred ve Joanne'un kafe buluşması, yüzeyde sıradan bir aşk sahnesiyken altında hesapçı bir zihnin planları işliyor. Öykünün ortasında yer alan Ren Nehri şiiri, Joanne'un Alfred'e uyguladığı duygusal şiddetin sonucudur.
Karanlıkta yiyişen akılları belinde bir çift paraya ne kadar değer verir dostum Faruk? Döneminin ötesinde bir güçtür ruhunuz ama onu biz galaksi at yarışlarında kaybediyoruz.karanlıkta yiyişiyoruz devlerle.enerjimiz lokal kalıyor.flu bir cennet bu..
Şerif bey, Adalet Bakanlığı memurlarından daha doğrusu eski bir mahkeme başkatibiydi. Nice davalar, nice hakimler görmüştü. Yazdığı kararların sayısını bile bilmiyordu. Bu kararların içinde beraatler, hafif cezalar olduğu gibi müebbet hapisler ve hatta idamlar da vardı.
Nelere tanık olmuştu bu gözler?
Beklentileri ve gerçeklik arasındaki uçurumu keşfeden bir kadının içsel yolculuğu. Tahmin ettiği duygusal tepkileri vermeyince şaşkınlığa düşer, ancak bu beklenmedik sakinlik ona kendindeki değişimi fark ettirir. Olgunluk mu, yorgunluk mu olduğunu bilmese de, bu yeni halinden memnundur.
Amaç, borcumuz ödensin avukat bey. Biz borçtan çook korkarız.
Ondört senedir -birazdan anlatacağım- bu ev sakinlerine hizmet veriyorum. Aslında ondört yaşından biraz büyüğüm; çünkü imal edildikten sonra birkaç ay da bir mağazada karton kutu içinde bekledim. Bir ara vitrine de koydular üç günlüğüne, lâkin çok bilmiş tezgahtar hanım, oraya yakışmadığımı düşünerek beni tekrar kutuya hapsetti. Bereket bu
Zihnim ise rüzgarıyla bir şeyler daha alıp katıyordu önüne.sevgi eksilmeyen tek şeydi
\---Değerli okuyucular, dergimizin bu sayısında, söyleşi konuğumuz internet dünyasında fırtınalar estiren, edebiyat sitelerini alt üst eden bir yazar adayını tanıtmak istiyorum.Sayın Kazım Kolbastı,yı tanıyalım..Kazım bey, yazarlık serüveniniz ne zaman başladı..Doğarken mi yazardınız, yoksa sonradan mı oldunuz?