"Türkiye'de bir yazar için en büyük tehlike, kimsenin okumadığı bir kitabın çok sayıda ödül almasıdır." - Aziz Nesin"

Öykü

Bir Japonya Anısı

Odanın içerisinde sanki ölmek üzere olan ve can çekişen kocaman bir yılan vardı. Sarı renkliydi, ağır ağır hareket ediyordu, gövdesi çok kalındı ve arkasında duran, onu kontrol eden görevliye itaat ediyordu. Bu serpent ürkütücü görünüyordu. Ona ne çağrıştırdığını idrak bile edememişti.

Bir Anı Defteri Buldum - 12

Sokağı bulmam zor olmadı. Çok sevimli bir yer gibi geldi bana. Araç trafiğine kapalı olması hoşuma gitti. Sol tarafta standlar kurulmuş.O nedenle yol daralmış. Takı malzemelerini; cam, tahta, gümüş ve bakırdan yapılmış eşyaları, resim tablolarını, meyve şekli verilmiş güzel kokulu sabunları seyrederek yürüdüm. Fal ve nargile kafeleri gözüme

yazı resim

Üçü de Bizi Ayırmak İçin Çok Çabaladılar

Çok çabaladılar aramıza ayrılık tohumları ekmek için, başında çok direndik ama, neticede ayrıldık işte. Artık onların kendi dünyası var, benim kendi dünyam. Mutlu muyuz kendi dünyalarımızda? Hem mutluyuz hem de mutlu değiliz. İki arada bir deredeyiz. Hayat bizi çekip götürüyor, bakalım nereye kadar sürükleyecek bu ayrılıklarımızı...

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Babaannem İle Hasbihaller - 1 -

Rahmetli babaannem çok sağlıklı bir insandı zamanında. Sekiz on yaşlarında namaza başlamış ve de ömrünün sonuna kadar; son bir iki senesi hariç beş vakit namazını kılmıştır. Dedem rahmetli, biz doğmadan çok seneler önce vefat etmiş, biz görmedik.

Bir Anı Defteri Buldum - 10

Demekki Sibel, benim hakkımda birçok şeyi biliyordu. Ama ben onun hakkında sadece anlattığı kadarını bilecektim. Zaten böyle olduğu, şoförün adresimi sormadan beni evime getirmesinden de belliydi. Bu durum, benim için o kadar önemli değildi. Sibelin bu şekilde davranmasında onu haklı kılacak birçok neden olabilirdi.

Kırmızı Balık Mega

Büyükçe bir bahçenin ortasında küçücük bir havuz. Bu havuzda minicik bir balık. Kırmızı balık Mega. Onun hikayesi inanıyorum ki, pek çok okuru derinden etkileyecektir. Sarsılmaz bir iradesi vardı Mega’nın, taş gibi. Asla yolunu şaşırmadı. Ayrıca mangal gibi yüreği vardı, korkusuzdu. Haksızlıkları gördüğü anda resmen patlardı.

Maydanoz Hilmi

Şoför, Bayanlar sözcüğünü sık sık sık kullandığı uzun telefon görüşmesinden sonra Tamam başkanım. diyerek vitesi ileri atmıştı. Bir durağa yaklaştığında kapıyı açtı. Binen yolculara Bayanlara bugün ücretsiz. diyerek uyarıyordu. Arka koltukta oturan bir erkek yolcu Bayan değil, kadın diyeceksiniz. Bizim günahımız ne? diye ortaya öylesine bir laf attığında

Görüş

Ülkenin genel durumuna baktığımız zaman yanlışları tomarıyla görüyoruz. Geriye dönüp Fatih'ten sonraya
dönmek mümkün olmadığından, özellikle kafa ve ağız yapımızı değiştirmek gerekiyor. Gerici düşüncelerle değil, ilerici eğitimle. Buna ampul değil, ışıldak gerekli.

Medet Sevdiğim

Helin binanın bahçesinde akasya ağaçların altında tek başına oturmuş, ağaçların dallarına konmuş kuş seslerini dinliyordu. Gerçekten kuş seslerini duyuyor muydu bilinmez.

Hayal ve Gerçek

Aşk ve umutla dolu bir kalbin, sevdiğine kavuşma hayallerini anlatan duygusal bir metin. Rüzgarlı sokaklarda attığı her adımda, iş çıkışlarında, izin günlerinde sevdiğini düşünen bir kalbin özlemini ve bekleyişini şiirsel bir dille aktarıyor.

KİTAP İZLERİ

Ezbere Yaşayanlar: Vazgeçemediğimiz Alışkanlıklarımızın Kökenleri

Emrah Safa Gürkan

"Ezbere Yaşayanlar": Modern Bireyin Konforlu Yanılgılarına Zihinsel Bir Baskın Emrah Safa Gürkan'ın kaleminden, "biricik" olduğumuz yanılgısına neşter vuran, disiplinler arası bir entelektüel serüven. Herkesin kendini
İncelemeyi Oku
Başa Dön