"Yazmak, bir çeşit manyaklıktır. Tamamen normal bir insan, kendi kendine konuşup durmaz, değil mi?" - **Oscar Wilde**"

Öykü

Akşamdan Yazılan Mektup Sabahleyin Yazanı Tarafından Okunur Mu

Hüsmen, işletmeye yakın bir köyde oturuyordu. Bir akşam eve dönünce yurtdışında çalışmakta olan ablası ve eniştesine bir mektup yazmıştı. Yazdığı mektubu zarfa koydu, üstünü de yazdı ve pulladıktan sonra, şehir merkezinde oturan bir arkadaşına vererek postalanmasını sağlamayı düşünüyordu.. Daha önceleri de böyle yapardı Mektubu kolayca görebileceği bir yere

yazı resimYZ

Gizemli Zarf

Adam adımlarını kapıya doğru yönlendirdi. Biran önce bu gizemli ortamdan sıyrılıp karısının koynuna girmeyi ve normal hayatına dönmek istiyordu. Çevresine bakındı, duvarda farklı boylarda Hristiyan figürlü tablolar çoğunluktaydı. Onlara bakmayı istemedi. Kapının önüne geldiğinde yere baktı, bir sürü ayakkabı gördü. Hepsi de iriceydi. Aralarından ayakkabısını aradı, bulamadı. Bazı

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Güzel Bir Dünya

Bu gün de aynı şeyleri görmüyor muyuz? Yolsuzluklar, haksız kazançlar, sahtekârlıklar, üçkâğıtçılıklar, düzenbazlık, tokatçılık, adam kayırma, insan seçme
Peki, bu durum nereye kadar sürüp gidecek? Bu insan, ne zaman değişecek? Ne zaman sadece kendini düşünmeyecek? Ne zaman kölesi olduğu paraya değer vermeyecek? Onun kölesi olmayacak? Bu

Hastanedeydim (Son)

-Asıl siz tedavi olun, dedi hemşire.
Derin bir soluk aldım. Refakatçi ve meraklı hastaları daha fazla kendime seyirci yapmadım. Uzaklaştım oradan. Odaya vardığımda...

Bir Japonya Anısı

Odanın içerisinde sanki ölmek üzere olan ve can çekişen kocaman bir yılan vardı. Sarı renkliydi, ağır ağır hareket ediyordu, gövdesi çok kalındı ve arkasında duran, onu kontrol eden görevliye itaat ediyordu. Bu serpent ürkütücü görünüyordu. Ona ne çağrıştırdığını idrak bile edememişti.

Üçü de Bizi Ayırmak İçin Çok Çabaladılar

Çok çabaladılar aramıza ayrılık tohumları ekmek için, başında çok direndik ama, neticede ayrıldık işte. Artık onların kendi dünyası var, benim kendi dünyam. Mutlu muyuz kendi dünyalarımızda? Hem mutluyuz hem de mutlu değiliz. İki arada bir deredeyiz. Hayat bizi çekip götürüyor, bakalım nereye kadar sürükleyecek bu ayrılıklarımızı...

Karınca...

Aşk ve hayat içinde bulunduğu ülkenin şeklini alır... İnsan ancak başka bir insan varsa vardır... Bir aşktan iki insanın aynı şeyi anlaması mümkün değildir... Zaman, garip huylu bir hayattır...

Robot Kartal

Profesör Jack Stingo üniversitedeki görevinden arta kalan zamanlarda laboratuvar haline getirdiği evinin bodrum katında çeşitli deneyler yapıyor, yeni buluşlar gerçekleştirmeye çalışıyordu. Son birkaç yıldır bütün dikkatini robot kartal yapımına vermiş ve çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırmıştı. Gerçi şimdiye kadar iki robot kartal yapmış ve bunları şehrin varoşlarındaki evinin geniş

Maydanoz Hilmi

Şoför, Bayanlar sözcüğünü sık sık sık kullandığı uzun telefon görüşmesinden sonra Tamam başkanım. diyerek vitesi ileri atmıştı. Bir durağa yaklaştığında kapıyı açtı. Binen yolculara Bayanlara bugün ücretsiz. diyerek uyarıyordu. Arka koltukta oturan bir erkek yolcu Bayan değil, kadın diyeceksiniz. Bizim günahımız ne? diye ortaya öylesine bir laf attığında

Babaannem İle Hasbihaller - 1 -

Rahmetli babaannem çok sağlıklı bir insandı zamanında. Sekiz on yaşlarında namaza başlamış ve de ömrünün sonuna kadar; son bir iki senesi hariç beş vakit namazını kılmıştır. Dedem rahmetli, biz doğmadan çok seneler önce vefat etmiş, biz görmedik.

KİTAP İZLERİ

Parasız Yatılı

Füruzan

Füruzan'ın "Parasız Yatılı"sı: Yarım Asırlık Bir Ağıt ve Direniş Bazı kitaplar vardır, yayımlandıkları anda klasik olurlar. Zamanın getirdiği edebi akımlardan, toplumsal çalkantılardan etkilenmeden, adeta kendi
İncelemeyi Oku
Başa Dön