Dansöz Kıvırmaları-7.sh.
Bireysel geleceğinde olduğu gibi Yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bireysel geleceğinde olduğu gibi Yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti...
Adamın adım sesleri kulaklarında yankılanırken içi ürpermişti. Neden diye geçirdi aklından, Sadece küçük bir günah işledim Allahım. Bu dünyada sen böyle bir ceza verir miydin?

"Gişe rekorları kıran filmleri, bunların öykülerini, Harry Potter’ın maceralarını, yüzüklerin enteresan yolculuklarını ve yazarlarının yaşamlarını gözden geçirecek olursak, ortak bir nokta gözümüze çarpar."
Yüzünde hiçbir değişiklik olmamıştı.Bir aslan avına nasıl bakarsa öyle bakıyordu.Ne annemele babamın şaşkın yüzlerini ne de Murat’ın anlamayan bakışlarını farkettim
Kaldığımız yerden devam ediyoruz kaçıranlar önceki iki bölümü okusunlar lütfen
Karşılaşınca böyle oluyor, birden balon balığına dönüşebiliyor insan. Üstelik "ne de güzel balık olurmuş benden" diyerek...
Yan odaya geçtiğinde henüz ayakta olan sadık hizmetçisine seslenerek kendisi için bir madhu iksiri hazırlamasını istedi. Hizmetçi, efendisinden aldığı direktif üzerine odadan koşarcasına uzaklaşırken yardımcılarından derhal başrahibi uyandırmalarını istedi.
Başrahip gecenin şu vaktinde uyandırılmaya alışkındı. Koridorda koşuşturan ayak seslerini duyduğunda, acelenin kendisi için olduğunu anladı .
G-3 marka silaha o yörelerde rastlamak imkansızdı. Akıllara ilk gelen Sivas topraklarında arananların olayla ilgilerinin olduğuydu ve Rovi kod adlı Yusuf Ünalan'ın gurubuydu belki de gece ordan geçenler.
Babil’in asma bahçeleri yanıyor, tutuşuyor. Gökyüzüne yükselen duman ve is kapkara bulutlar oluşturuyordu orada! Göz gözü görmüyordu bu karanlıkta. Zifiri karanlık ise ürpertiyordu görenleri.
Nabukadnezar umutsuzca çığlık atmaya çalışıyor fakat nafile bir çaba oluyordu bu! Vücudunun tekrar değiştiğini görüyor… Ayakları kile, gövdesi demire, kolları bronza dönüşüyor…
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı
İnsan nasıl topluluk oldu? Küreselleşmenin başlangıcı. Bu yalnızca bir bölüm.
Bu benim ilk romanım, belki de sondur belli mi olur?