..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bu kitap çok gerekli bir açığı dolduruyor. -Moses Hadas
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ana Tanrıçalar, Hz. İbrahim'in Tek Tanrı Masalına Nasıl İnandılar?
Cemal Zöngür
İnceleme > Toplumbilim

Tanrıça yaşamında Ana Erkil kurallarla çocuğun dayısı adıyla kimlik kazanması, diğer tüm sosyal ve siyasal yapıları belirleyen düşüncelerin temeli demektir. Bu kimlik, erkek egoizmindeki sahip olma bencilliğini frenlerken, erkek ve kadının biyolojik, cinsel dengesizliğini de eşitleyen bir kültürdür. Ana Tanrıçalar, Hz. İbrahim dönemine kadar, inançsal açıdan doğa ve insanın somut yaratıcılığından başka bir şeye inanmadılar. Tek Tanrıcı ma

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
101 
 Anlamak Gerek 37  (Bayram Kaya)

İlk başlangıç koşulu içinde bir kolektifi oluşun için fedakarlığın, özgeciliğin ortaya çıkmasına gerek yoktu. Bir araya gelen süreç girişmeleri, kendisini kırpan, kendisini sınırlayan, kendisini kesime götüren yasalarla oluşurlar. İşte kolektif yapılarda kopan köleci sistem de kendisi anlayışlı, kendi süreçlerini monarşi denilen yalın bir yalıtma alanları içinde başlattılar. Yalın başlayan süreç, kendisini giderek umulmadık karmaşık süreç içinde buluyordu.
102 
 Kurtuluşun Felsefesi 155  (Bayram Kaya)

Şimdi ezilen kesimlerin mülksüz olmaları, geçmişteki kolektif yaşayış içinde oldukları zamanı gizemli bir varlığın çekimini, düşünce dünyası içinde çağrışıyordular. Kendisini belli edip, kendisini çağrışan çekim; kolektif birim zamanlı, kolektif bir irade olan EGEMENLİKTİ. Kayıp üreten bileşenli kolektif paydaşlıktı. Kaybedilen kolektif oluştu. Kayıp yeni fark edilmişti.
103 
 Gülme Dürtüsü  (Yaşar ÇETİNKAYA)

Aslında dostlar bence -psikanalizciler belki kızacak ama- insanın doğumunda sahip olduğu eğilimlerden biri de 'gülme dürtüsü'dür. Cinsellik, saldırganlık ve gülme dürtüsü...
104 
 Ortak Akıl ve Ön Koşul 6  (Bayram Kaya)

Toplumsal akıl kişiden, kişinin isteğinden ve kişinin bilincinden bağımsız bir var oluştur. Böyle olduğu için inşacı temel toplumsal ortak akıl sizin isteminizle, sizin oylamanızla değişecek bir şey değildir.
105 
 Liderlerin Bilmesi Gereken 101 Etik İlkesi  (Ece ZEYBEK)

Merhaba, Etik dersimiz yapmış olduğum bir çeviri metninin özetini sizlerle paylaşmak istedim... Burada hepimizin yapmak istedikleri, ama yapmamak için nelere sığındığımızı göreceksiniz... Saygılarımla
106 
 Uygarlık ve İnsan 6  (Bayram Kaya)

Kolektif birim zamanlar üreten, avcı toplayıcı süreci; balıkçı, tarımcı, çoban, maden işleyen gruplar gibi ÜRETEN TOTEM MESLEKLİ GRUPLAR HALİNE GETİRMİŞTİ. İşte “uygarlığı” başlatacak olan ayak sesleri de bu ve bunlardı.
107 
 Heidegger ve Zaman: Dasein Analitiği Çerçevesinde Zaman Analizi  (ali osman yeten)

“Yıldızlara yürüdüm, hepsi bu…” mezar taşındaki bu söz Heidegger hakkında çok şey anlatır. O hayatı boyunca hakikati arayan bir düşünür olmuştur. Heidegger varoluşu felsefenin konusu haline getirerek felsefenin hayatın dışında olmadığını; bizzat dünya-içinde olduğunu anlatmaya çalışır. Hayatın içinde olan bizlerin hakikatin dışında kalamayacağımızı vurgulayan Heidegger; önceki filozoflarca kabul gören insan ve varlık arasındaki özne-nesne ilişkisini ‘varoluş’ düşüncesi ile ortadan kaldırır. Varlığın anlamı? Sorusuna o; soruyu soran kişiyi de dahil ederek cevap arayışına girişir. O okuyucusuna hazır cevaplar sunmak yerine sorular sorar ve bu soruların nasıl cevaplanacağının yöntemini belirlemeye çalışır. Soru ile başladığı eserlerini yine soru ile bitirir.
108 
 Anlamak Gerek 30  (Bayram Kaya)

Yine ava gidenin yan savunması yapılmadan, yancı savunmacılara da geride kalmakla barınma alanındaki savunma yapanlara da avdan pay sağlamadan (garanti-sigorta-güvence edilmeden) kolektif girişme olası bile olmazdı. Sosyal grubun aciz ve güçsüzlerine bakma gibi bu türden garantilerini (sigortaları) oluşmadan kolektif senkronu ve kolektif senkronu oluşacak seçme ayıklama süreçlerini ortaya koymanız, olanaksız olurdu. Kolektif yapılar zaten bu sigortayla (bu garantiyle) vardı.
109 
 Teslimiyet 15  (Bayram Kaya)

Bu gerekçeyle batı başkentlerinde bir nüfus kırımı hesaplanmaktadır. Bu durum baştan beri planlı olunacak bir süreç içinde hiç olmaması gerekirken şimdi vahşi bir yıkımla ya kendi elimizle kendi boğazımızı sıkacaktık. Ya da 150° dereceye tırmanmış sıcaklığı ile bizler doğanın elinde geri döndürülemez bir süreç olmanın kırımlı bir dramı olarak gerçekleşecekti. İhmal olan buydu.
110 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 2  (Bayram Kaya)

Kendi farklı ömrü ile çevreyi oluşan bu değişkenlerin değişmesi halinde çevre içindeki bir olayı var da edebiliyorlardı yok ta edebiliyordu.
111 
 Ortak Akıl ve Ön Koşul 5  (Bayram Kaya)

Bunlara cevap oluşacaksak, yani hayatı koruyacaksak; gelecekte de ve daima kolektif güce kolektif gücün koruyuculuğuna muhtaçlığımız vardı. Kolektif güç vaz geçilmez bir “üçüncü ortak akıldır.
112 
 Ortak Akıl ve Ön Koşul 8  (Bayram Kaya)

El kendi üzerindeki tekil durumuyla kolektif olamamanın meşruiyet siz ligi, inşaca olmaz lığı, üretmez ligi, iradesiz oluşu vs. hep vaatçe olan bir enfeksiyonla ve kura çekimiyle (keyfi rızk dağıtımıyla) kişileri bencillikleri etrafına kendisine çekip, kişileri vaat ile tehdit ile kendisine inanır ve mürit yapacaktı.
113 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 13  (Bayram Kaya)

Ölüm hayat sürecinde eşey hücrelerini ve çok hücreliliği ortaya koyan evrimin etkisi olan başlangıç koşuluyla ortaya çıkmıştı. İşin burası çok hücreliliğe geçişe tekabül eden konudur.
114 
 Anlamak Gerek 28  (Bayram Kaya)

Yamyam grup açısında sürece baktığınızda yamyamların amacı besin elde etmekti. Yine yamyamlara göre saldırdıkları grup alanında yağması yapılacak yiyecekler varken; gruba saldırması demek yamyam grubun kendisinin de ölmesi demekti. Amacını elde eden yamyam grup, savunma içindeki gruba gereksiz yere üstelik dışa bırakılan yiyecek ile doymuş iken ölümüne saldırmayı göze almaz. Gereksiz bir saldırı yorulma, zorluğa karşı direnme olmakla bu tür boş boşuna enerji harcamama işi, kişi benci korunan yasa içinde enerji sakınım kanununa aykırıydı.
115 
 Anlamak Gerek 33  (Bayram Kaya)

Karşılıklı yüküm içinde üreten grupların yaptıkları takas süreci, grupları birbirine karşı yeniden ve yeniden üretime yükümlülüğü içine soktu. Böylesi bir yükümlülüğü ön gören üretim hareketi içinde köleci sistemin dediği gibi bir arz ve talep girişmesi nerede, nasıl yapacaktı? Unutmayın ki ne açlık ne savunma ne cinsellik arzda değildi, talep te değildi.
116 
 Varoluşçuluk  (Diren Yardımlı)

Varoluşçuluk felsefi bir dizgeden öte, ‘felsefi temeller’ barındıran bir ruh hali ve bir yaşam yaklaşımı olduğundan temelleri rahatlıkla Varoluşçuluk kavramı ortaya atılmadan çok öncesine kadar götürülebilir.
117 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 16  (Bayram Kaya)

Hücrenin yalıtım içerikleri kadar girişmesinin toplamı kadar etki sel duyum alışması, hücrenin kendi bilinci olmasıydı. Yine en az bu iç duyum kadar hücreyle az çok girişen çevrenin de hücrede yaptığı dış alışmalar da hücre bilinci, olmuştu. İşlevler, fiziki işlevi kadarla kendisinin bilinciydi.
118 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 11  (Bayram Kaya)

Vücudumuzda on trilyon hücre de olsa, kök hücreler sınırsız olanın sınırlı olanıydı. Bu birinci kısıtlanmaydı. Vücudumuz da her sayıda kök hücreyi içine alacak bir büyüklük olmamakla on trilyon kök hücreyi içine de alsa bu kök hücrenin vücudumuz içinde sınırlı olacağı anlamındaydı. Yani bu durum ikinci bir sınırlanma olmakla kök hücrelerin kanser gibi çoğalma şansı bastırılmıştı.
119 
 Nasıl Yaşar ve Neden Ölürüz 21  (Bayram Kaya)

Elinizi birbirine sürttüğünüzde hareket enerjisi ısı enerjisine dönüşürken avcunuz canınız yanacak denli ısınır. Hareket enerjisi avuçların sürtünmesi yani firen etkisi nedenle ters yönde ısı enerjisine dönüşmekle hareket enerjisinde enerji kayıpları ve enerji azalmaları yaşanır.
120 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 9  (Bayram Kaya)

Hayat nasıl vardı? Zıtların varlığı ve birliği evrensel bir yasaydı, örneğin eylemsizlik yasası durağanla devimli olan zıtların varlığı ve birliği oluşla beliriyordu. Eylemin eylemsizliğe, eylemsizliğin eyleme dönüşme zıtlığı ile direnç firen ilişkisiydi. Hayatla bunlar bir sıra bir düzen ilişkisiydi.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Boşluk Enerjisi 16
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 14
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 15
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 13
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 12
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 11
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 10
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 9
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 6
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Boşluk Enerjisi 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.