Kara Bir Sevdadan Sessizliğe Bürünüş
belki de ben abartıyordum bilmiyorum, belki çok şey bekliyordum aşktan. beklentilerim karşılanmadıkça da karalara bürünüyordum, sevda rengini yitiriyor artık ben kararıyordum
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
belki de ben abartıyordum bilmiyorum, belki çok şey bekliyordum aşktan. beklentilerim karşılanmadıkça da karalara bürünüyordum, sevda rengini yitiriyor artık ben kararıyordum
\*-Haksızlıkların artması, cesur insan sayısının azaldığını gösterir.\*-Affeden zafer kazanır, affedilen ise acıya gömülür.\*-Yapılanları onaylamadığı halde, haksızlıklar karşısında susan kişinin; haksızlığı yapandan farkı nerede?\*-Affet ki gerçek acının ne olduğunu anlasın.\*-Suçu işleyenin dışında da, başka suçlular aranmalıdır.
Hrant ne istiyordu ? Onun istekleri, dünyayı yöneten güçlerin, Büyük Ortadoğu Projesi’yle yeni sınırlar çizmeye kalkanların, işbirlikçilerinin ve bu coğrafyada yaşayan, emeği ile geçinenlerin hangilerinin çıkarlarıyla çatışıyor; hangilerininkiyle çakışıyor ? Çünkü, davanın, karakollarda bayraklarla resmi çekilip arkası sıvazlanmış bir çocuğun tek suçlu görülerek sonuçlanması, bunun hukuki ölçütlere sığmaması,
Aşka âşıktık ikimiz de unuttuk birbirimizi, gözümüz kör
oldu bencillikten, yandık, yakıldık, bir baktık; külliyen yalandık.
Türkiye Cumhuriyetinde, terör dendi mi son yıllarda akla gelen tek ad PKK olurdu; ancak Türk halkı artık yeni ve tartışmalı bir adla karşılaşmıştı: Ergenekon Terör Örgütü.
Sabah kalkıyodum. Elimi yüzümü yıkayıp yemamı yiyodum. Sıra oluyoduk. Koşuyoduk, yürüyoduk, yemaa geliyoduk. Öğlen yemamı yiyodum. Sonra yine sıra oluyoduk. Yürüyoduk yürüyoduk geliyoduk. Akşam yemamı yiyip yatıyodum.”demiş. “E başka, başka bir şey olmadı mı?” demişler. “Yok, hepsi böyleydi.” demiş.
Yıkılan umutların tekrar yeşeriyor, her şey güzel olacak diyorum her şey içimden...
canımızı yakan terör belasına çözüm önerileri
Oysa, çılgınca, ölesiye özgürsün. Oysa, hayatına hakimsin. Oysa, irade ve kimliksin!..
Heder etme, alıştır kendini artık. Hangi devran ilelebet sürmüş ki..?
Gerçeği kabul et; elbette geldikleri gibi gidecekler.
Bu metin, şeytani güçlere karşı mücadeleyi tutkulu bir şekilde sorgulayan bir manifesto niteliğinde. Yazar İsa Kantarcı, kötülüğü yenmenin yollarını araştırıyor ve bu uğurda fedakârlık yapabilecek insanları arıyor. Kararlı bir üslupla yazılmış bu kısa parça, manevi bir savaşa çağrı niteliğinde ve okuyucuyu düşündürmeye, harekete geçmeye davet ediyor.
Bir şairin en güzel dizesini çalarsın, yerine sevgilini koyarsın, çaldığın dizeyi sevgilinin kulağına fısıldarsın, biraz da gözyaşı geçişli gülümseme: aşk-ı şahane…
Aşk, sevişmelerden kalan hüzündür…
Aşık mı olacaksın; diğer tüm dertlerini çareleriyle birlikte unut…