Nasıl Bir Toplumda Yaşıyoruz
Toplumlar için en büyük tehlike manevi yönden yozlaşmak ve toplumu toplum yapan öz kültürel özellikleri yitirmektir.
"İnsanlık, zamanın ne kadar hızlı aktığını ancak son teslim tarihini kaçırdığında anlar." - Douglas Adams"
"İnsanlık, zamanın ne kadar hızlı aktığını ancak son teslim tarihini kaçırdığında anlar." - Douglas Adams"
Toplumlar için en büyük tehlike manevi yönden yozlaşmak ve toplumu toplum yapan öz kültürel özellikleri yitirmektir.
\*Tartışırken; basit insan en son söyleyeceğini en baştan söyler, olgun insan laflarını tartarak söyler, arif insan söyleyeceklerinin boşa gideceğini bildiğinden hiçbir şey söylemez, sadece dinler ve susar.
YZ
Gönül ister ki hayat sadece güzelliklerden ibaret olsun, çirkinliklerden bihaber olalım ama maalesef öyle değildir. İnsanlar bu hayatın çirkinliklerle tanışmasına neden olan elindeki güzellikleri yok eden sahip çıkmayan. Halbuki elimizdeki güzelliklerin kıymetini bilsek, onlara sahip çıksak hayatın yaşamaya değer olduğunu görüp insanlara anlatırız.
Şebnem İşigüzel
\*Bazen söz tükenir. Ne yapmalı, nokta mı koymalı? Hayır! İki nokta üst üste koyup eylemle devam etmeli. İnanmazsanız tarihteki devrimlere bakınız!
Bir kolayımız yok şu hayatta. Bu yüzdendir insanlığımdan iğrenmem...
Ah be, neler var, neler!.. Kış boyu pencereme serçelerin ziyareti. Bahar uyanışı. Zamansız çiçek açan ağaçlara kalp ağrısı yapan merhametim.
Bir masaya oturup sohbete başlıyoruz. Ali Beyin mis gibi kokan kahveleriyle sohbetin tadına doyum olmadı doğrusu. Gerçekten Ali Beyin kahvelerine diyecek yoktu. Her yudumda tüm yorgunluğunuzu atıyorsunuz
Derinlik insanda sır mı?
Derinliğin ölçüsü nedir?
Tanrıları ve insanları yaratan sen, kutsal ve ilahi sayı. Engin ve saf birlik ile başlayan kutsal rakamı, kutsal rakamı 4 gelinceye kadar, hepsini yaratan, hepsini içeren, hepsini bağlayan, ilk doğan, asla vazgeçmeyen, asla yorulmayan, kutsal 10a
Bu duayı yaptıktan sonra üçgen üzerine tapınmak, ona inanmak ve
Kutlanacak sebep bulmak kolay, hatta her gün için.
Boynunda sarılı pembe peluşu, canlı ses tonu, güleç yüzü, samimi tavrıyla Ebru karşımda duruyor. Aslında oturduğum sandalyenin koluna tünemiş vaziyette. Bir yandan da gülüyor. Mikrofona eğilmiş gülerek bana bakıyor. “Nereye gitsem hep ona rastlıyorum. Bütün oyunlarda o var. Tiyatroyla ilgili her yerde karşımıza çıkıyor…” Benden bahsediyor.
Son zamanlarda siyasilerin sık sık kullandığı bir sözcük var: Manidar…..Özellikle iktidar çevreleri, işlerine gelmeyen bir durumla karşılaştıklarında veya kendilerine sorulmasını istemedikleri bir soru sorulduğunda, “zamanlama manidar,” diyerek, işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Gün geçmiyor ki bir siyasi; yolsuzlukların araştırılmasını ve ortaya çıkarılmasını, birilerinin davranışını, konuşmasını, eleştirisini manidar bulmasın.
Yetinmek, yani azına kanaat etmek alışkanlıklarına bağlı insanların tembellik etmeye makul sebebidir. Yetinmek, seçeneksiz kalmayı gönüllü kabul etmektir.
Ahmet Ümit