... Tuhaflıklar Ülkesi...
Tuhaflıklar ülkesinde yaşıyoruz. Kimin eli kimin cebinde belli değil cinsinden sömürülüyoruz başka ellerin zamansız anlarıyla.
"“Bir klasik, herkesin okumuş olmak istediği ama kimsenin okumak istemediği kitaptır.” — Mark Twain"
"“Bir klasik, herkesin okumuş olmak istediği ama kimsenin okumak istemediği kitaptır.” — Mark Twain"
Tuhaflıklar ülkesinde yaşıyoruz. Kimin eli kimin cebinde belli değil cinsinden sömürülüyoruz başka ellerin zamansız anlarıyla.
Yapımız gereği verdiğimiz ani kararlar, sert çıkışlar, onları güçlendiriyor. Bu bir savaş ise ki bence öyle, stratejiyi çok iyi belirlemek lazım. Ancak şuna da eminim ki, bu savaş, canlı bombalarla, terörist eylemlerle, yada bayrak yakmalarla bitmeyecek.
Büyük Atatürk dış ilişkilerde olmazsa olmaz koşulumuz MÜTEKABİLİYETTİR demişti. Yani, karşılıklı olmak
Tophane’den Üftade Cami’ne doğru ilerlemekteyiz.
Önümüze çıkan tabela Uludağ Milli Parkı’nın gittiğimiz güzergâhta olduğu müjdesini veriyor. Ancak Bursa’ya ayırdığımız bir güne bu kadar çok tarihi, milli, dini ve kültürel alanı sığdırmak imkân dâhilinde değil. Bursa için en az bir haftalık bir proğram yapmak lazım ki, gidilmesi,
Gerçek yurtseverler, bilinçli yurttaşlar; AB de ülkemize karşı çıkanlar karşısında ezilmemek için gelin bu tavrı koyun!
Toplumsal dönüşümde köylülüğün ve köylülerin geçmişten gelen önemi ve yeri.
Ne güzel aydır Nisan! En sevdiğim ay... Nasıl sevmem? 11 Nisan doğum günüm ve Şanlıurfa’nın kurtuluşu, 17 Nisan Halikarnas Balıkçısı’nın doğum günü, 15 – 22 Nisan Turizm Haftası, 20 Nisan Birecik (Şanlıurfa) Kelaynak Festivali, 21 Nisan
Medeniyet kavramını ne kadar geniş açıdan ve taraf tutmadan ele almaya çalışırsanız çalışın sizi taraf olmaya iten çıkıntıları ayanıza batacaktır. Ve medeniyetin çıkıntıları ona daha çok sarıldıkça sivrileşerek etinizin derinliklerine doğru dalacaktır. Gü
Hayata dostça yaklaşıyorsanız, dostlarınız vardır; her daim zamanı birlikte değerlendirdiğinizde mutluluk hissedeceğiniz dostlarınız. Genelde okul, asker, hac ve yolculuk arkadaşları, arkadaşlığın kavileştiği dostluğu oluşturan unsurlardandır.
Mardin denince aklınıza ne ya da neler gelir bilemem. Benim aklıma onlarca şey geliyor. Bütün bunları burada sizlerle bu yeni yazı dizisinde paylaşacağım. Ama belki de biraz gurme zevkleri olan biri olduğumdan benim aklıma ilk anda yemekleri geldi bugün M
Avrupa Birliği, son İlerleme Raporunda Türkiyeye Kıbrıs Rum Kesimine deniz ve hava sahalarıyla, limanlarını açması için 15 Aralık 2006 tarihine kadar süre tanındı. Bu tarihe kadar, bu bizden istenilen yapılması olanaksız istem, yerine getirilmediği takdirde Müzakerelerin
Dondurulacağı şeklinde tehditkâr uyarıda bulunuldu
Nasıl severdik Seni, nasıl özlerdik Seni? Gönlümüzün baş köşesinde tahtın vardı, yüreğimizin şah damarında atardın! Düşüncemizin kıblesi,susuz çöllerde yeşil arzularımızın vahasıydın!
İnsanlar istedikleri dili öğrensinler, ama eğitim bir ülkenin kendi diliyle yapılır. Az bilenlerin hiç bilmeyenlere öğrettiği bilim, bilim değildir. Bu sözlerin sahibi Türkiye deki ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü olan Oktay Sinanoğlu na ait. 26 yaşında profesör olan Sinanoğlu Batı’ nın 300 yıl içindeki en genç profesörü
Mardin inanılmaz çekiciliğini, İ.Ö. 8000’den günümüze uzanan kültürler resmi geçidine borçlu. Bu tarihi ve kültürel doku, kenti dinler tarihi açısından da önemli kılıyor. Mardin’i gezerken uyum içinde bir potada eriyen bu renkler, tek tek orta
\* Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı. F. Kafka
\*Yani masa gece kurulacak çilingir sofrasına meze aramaya gitti, topal bir ayağıyla.
Cahil insanlarımız o kadar da çoğaldı ki. Özellikle şu yüz senedir. Osmanlı’nın son zamanlarından başlayan kötü eğitim sistemi günümüzde de etkilerini gösteriyor. Osmanlı’nın son zamanlarından başlıyor dememin sebebi şudur: 1890 yılında henüz on yaşında olan bir çocuğu anlatacağım.
Türkiye'nin artan dış borç yükünü ve bunun ekonomik sonuçlarını eleştirel bir bakışla ele alan bu yazı, resmi söylemlerin aksine borçların azalmadığını vurguluyor. Özel sektör borçlarının kamu borcu gibi gösterilmemesine rağmen, kriz anlarında bu yükün de halka yansıdığını belirten metin, ekonomik gerçeklerle siyasi söylemler arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor.