Vatan Bilinci
Vatan sevgisi imandandır (Hadis-i Şerif) Vatan, uğruna ölünmeyi hak eden kutsal bir emanettir millete. Atalarımızın şanlı mirası, gelecek kuşakların henüz yaşanmamış ideal hatırasıdır
"Bir kitap, yazarı ikiye katlayan değil, okuyucuyu ikiye katlayan bir aynadır." - Jorge Luis Borges"
"Bir kitap, yazarı ikiye katlayan değil, okuyucuyu ikiye katlayan bir aynadır." - Jorge Luis Borges"
Vatan sevgisi imandandır (Hadis-i Şerif) Vatan, uğruna ölünmeyi hak eden kutsal bir emanettir millete. Atalarımızın şanlı mirası, gelecek kuşakların henüz yaşanmamış ideal hatırasıdır
Toplumda kurallar yerine kuralsızlığın eğemen olması güvensizlik ortamı olarak değerlendirilmekte ve bunun sonuçları irdelenmektedir.
Yalanlarınıza doydum, kusmaktan yoruldum. İğrençsiniz. Bu kadar pisliği, bu kadar yalanı nereden buluyorsunuz? Aynanın karşısında kendinize nasıl katlanabiliyorsunuz?
Aralık 2009 dan beri beraberim İz edebiyat ile. Teşekkürlerimi sunuyorum. Tanışmasamsa uzun süreli sohbetlerimiz olmuş gibi. Bugün otuz yıldır yazdıklarımı topladığım bir kitabım var. Cumartesi günü 09.01.2015 saat 15,00-17,00 arası Adana Kitap Fuarında olacağım. Sizlerle tanışmaktan onur duyarım.
Yazmak sevgisi değildi aslında, yazamamak korkusuydu beni anlatan.Hangisi bendim bu anlattıklarımdan. İçimde gezdirdiğim ışıklar hangi insanların gölgelerini vuruyordu odamın duvarlarına.
Kemalizmin altı ilkeden ibaret, duragan bir ideoloji olduğunu iddia eden politikacıların aklının bir türlü alamadığı şey, Kemalizm’in bu altı ilkeden oluşan BİR İDEOLOJİ değil, sadece bir kuramdan oluşan bir DÜŞÜNCE SİSTEMİ oluşudur
Seçim günü de efendi efendi gidip oyumuzu kullandık mı iş tamam.
Kazanana hayırlı olsun demek düşer herkese,düşmeli.
Bir başka seçime kadar yenilgiyi sindirmek.
Kazananlar da sevinçleri abartmamalı.
Bu dünya dönme dolap düpedüz..Dön dön dur; dur dur dön! ..Açılsın eteğin...Altından ne çıkacaksa yani! ..Bekle de gör; gör de inanma, inanma da gerçeğe saplan! .
Ortalığı karıştıranların, bilmesi gereken ve unutmaması gereken kötülüğü doğuran aslı astarı olmayan faşizan düşünce ve eylemlerin sonsuza kadar baki kalmayacağı ve bir gün bu zalimliğe ve zulme dur diyecek birilerinin varlığıdır.
Son günlerde pek çok kişinin, kendisine sorup, bir türlü cevabını bulamadığı sorular zihinleri meşgul ediyor. Çünkü, son yıllarda yaşananlar aklı başında her Türk vatandaşını kaygıya sürükleyecek cinsten problemlerle dolu.
Evine Giren Hırsızı Konuşarak İkna Edemezsin. Kanun seni evinde koruyamıyorsa "Hırsız Var" diye evi ayağa kaldıracaksın sonra da birleşip o hırsızı evine girdiğine pişman edeceksin.
Bazı milletvekillerinin kendi aşiret dilleriyle TBMM kürsüsünden konuşmalarını duymamız iyi oldu. Bu "tanımlanamayan" kaba dili (!) ben küçükken hep hamallardan duyardım ve hamalların kendi aralarında "hamalca" konuştuğunu sanırdım. Meğersem öyle değilmiş !
Türkiyedeki ve dünyadaki tüm çapulcular için. Benim için en değerli çapulcular olan kalbimde yaşayan canımın içi babam, yaşamımın her saniyesinde iyi ki varsın dediğim canımın içi annem ve her zaman yanımda olan,elimi tutan canımın içi ablam için. Bana hayatlarının ve hayatımın her döneminde insanlığı çapulculuğu yaşatıp,öğrettikleri için.Yazımda anlattığım
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
Nasıl bir adalet istiyoruz o halde göze göz dişe diş mi ? Varolan adalet sisteminde uygulayıcılar, herkes gibi zaafları olan insanlar, nasıl egolardan arınmalı, nasıl bir psikolojik deha olmalı ki içinde bulunmadığı olaylar örgüsünü, kendini kurtarmak isteyen insanların yalanlarına ve gözlerini bir daha asla dünyaya açamayacak, kendini savunamayan
Ben öğretmenim. Başlangıçta ben varım. Ama ben ben değilim sınıfa girdiğimde. Ben demokrasinin ışığı, özgürlüğün sembolü, adaletin savunucusuyum. Ben evrensellikle birleşmiş, ileriye umutla bakan, doğruyu görebilen bir sevgi yumağıyım. Adım şu ya bu ne farkeder?
"Kiminin saçı siyah,
Kiminin saçı sarı...
Ankara'da buluştu,
Dünyanın çocukları."
Her insan adil ve insanca yönetimi hak ediyor. Bu doğuştan gelen bir haktır. Sistemler, ister otokratik ister teokratik ister de demokratik olsun hepsi insan üzerine kurulmuştur. Bu demek oluyor ki şayet insan olmaz ise bu yönetimler içi boş balonlara dönüşeceklerdir. Oysa ki, dünyada ve Türkiye’de ki uygulamalar esas
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL'ün Büyük bir Devlet Adamı olduğunu kanıtlayan hususiyetlerini,erdem ve meziyetlerini işlemeye çalıştığım bir deneme.Bu satırları okuyunca umuyorum Nadir ve Narin Gül'ümüzü, Zat-ı Devletlerini daha iyi tanımak ve anlamak imkanı hasıl olacaktır