Vurgun Sistemi
toplumda,devlet eliyle teşvik edilen zengin olma hevesi ve hastalığı kansere dönüşmüş,tedavisi olmayan bu süreç iyileşme adına tüm gayri meşruyu mübah kılmaya başlamıştır.
"Uyanmak mı? Ah, yine mi? Sanırım evrenin draması henüz bitmemiş." - Franz Kafka"
"Uyanmak mı? Ah, yine mi? Sanırım evrenin draması henüz bitmemiş." - Franz Kafka"
toplumda,devlet eliyle teşvik edilen zengin olma hevesi ve hastalığı kansere dönüşmüş,tedavisi olmayan bu süreç iyileşme adına tüm gayri meşruyu mübah kılmaya başlamıştır.
Ben öğretmenim. Başlangıçta ben varım. Ama ben ben değilim sınıfa girdiğimde. Ben demokrasinin ışığı, özgürlüğün sembolü, adaletin savunucusuyum. Ben evrensellikle birleşmiş, ileriye umutla bakan, doğruyu görebilen bir sevgi yumağıyım. Adım şu ya bu ne farkeder?
"Kiminin saçı siyah,
Kiminin saçı sarı...
Ankara'da buluştu,
Dünyanın çocukları."
Heder etme, alıştır kendini artık. Hangi devran ilelebet sürmüş ki..?
Gerçeği kabul et; elbette geldikleri gibi gidecekler.
Her insan adil ve insanca yönetimi hak ediyor. Bu doğuştan gelen bir haktır. Sistemler, ister otokratik ister teokratik ister de demokratik olsun hepsi insan üzerine kurulmuştur. Bu demek oluyor ki şayet insan olmaz ise bu yönetimler içi boş balonlara dönüşeceklerdir. Oysa ki, dünyada ve Türkiye’de ki uygulamalar esas
Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah GÜL'ün Büyük bir Devlet Adamı olduğunu kanıtlayan hususiyetlerini,erdem ve meziyetlerini işlemeye çalıştığım bir deneme.Bu satırları okuyunca umuyorum Nadir ve Narin Gül'ümüzü, Zat-ı Devletlerini daha iyi tanımak ve anlamak imkanı hasıl olacaktır
Deprem haberini duyar duymaz televizyonlara koşuyorum. İlk haberlerde Van'da çok az sayıda bina hasar gördü, henüz can kaybı haberi gelmedi deniyor. Bu kadar şiddetli bir depremde hiç kimsenin zarar görmemesine çocuklar gibi seviniyorum. Ertesi gün bütün haberler değişiyor. Erciş'in yarısı haritadan silindi, köyler yerle bir oldu diyorlar. Başka
Devlet kendi içindeki, devlet ve halk düşmanlarını temizlemiştir. Kararda bunu kanıtıdır.
"Açılım bitti" diyen siyasetçiler, aydınlar ve köşe yazarları yanılıyor. Açılım süreci büyük bir hızla, büyük bir aymazlık ve meydan okumayla sürdürülecektir. Hatta daha beteri gelecektir.
Selçuklular, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti (TC) dönemlerinde bilerek ya da bilmeden, sözde Türklüğe sahiplenme adıyla, İslam Arap kültürüne doğru yönelim göstermek, Gerçek Türkleri derinden yaralamaktadır.
7’sinde olanı var,77’sinde olanı var.
Cumhuriyet’le yaşıt olanı var.
Cumhuriyet hepimizin.
Bence, boşanmak, evliliklerin sağlıklı yapılmadığının, bir kanıtı gibi. Aslında fotoğraf belli iken, ortam ve şartlar nedeniyle, görüntü farklı renkler içerebiliyor. Ancak National Geographıc’ in ekim sayısında bir fotoğraf var ki bunun kanıtı gibi. 65-70 yaşlarında bir adam yanında 17 yaşında bir kız ,damat ve gelin, kızım bu resmi
Cumhuriyet insanca yaşamanın yoludur; geleceğimizi aydınlatan ışıktır. Özgürce yaşamak, huzuru yakalamak, geleceğe güvenle ve emin adımlarla yürümektir. Kulluğa ve köleliğe izin vermeyen, insani değerleri ön plana çıkaran bir yaşam tarzıdır. Haksızlıklara ve eşitsizliklere karşı durmak, sessizliği haykırışlarla, hürriyet çığlıklarıyla boğmaktır. Cumhuriyet, küllerinden doğan bir milletin kendine biçtiği ipekli
Bugün Tarihimize Kara leke olarak geçen 27 Mayıs Darbesinin 50.yıl dönümü. Buradan Demokrasi Mücadelesi uğruna dar ağacına götürülen Adnan Menderes Ve Arkadaşlarını Rahmetle ve minnetle anıyoruz..
Türkiyemizin Geleceğini Geçmişiyle Yön Verelim
Artık insanlar iyice saygısız olmaya başladı. Konser, tiyatro ve sinema gibi mekanlar eskiden saygılı insanların olduğu mekanlardı. Şimdi ise cep telefonu sesi, patlamış mısır sesi ve çekirdek sesinden hiçbir şey izlenilip dinlenemiyor bu mekanlarda.