Sabahattin Ali
Kısa bir ömür sürmesine rağmen adından çok söz edildi Sabahattin Ali’nin…Çünkü dolu dolu yaşadı.Sözünü hiç sakınmadı.Dobra dobra konuştu.
"Okur ölmeden önce bin hayat yaşar. — George R. R. Martin"
"Okur ölmeden önce bin hayat yaşar. — George R. R. Martin"
Kısa bir ömür sürmesine rağmen adından çok söz edildi Sabahattin Ali’nin…Çünkü dolu dolu yaşadı.Sözünü hiç sakınmadı.Dobra dobra konuştu.
Günümüzde Şair ve Yazarlar, ne yazık ki hem yetkili mercilerin hem de toplumun hışmına uğramış bir vaziyette kenara itilmişliğin ağır hüznünü yaşamaktadırlar.Bu konuyu işlemeye ve irdelemeye çalıştım...
Kıymetli okurlarım Türk siyasi hayatının ve Türk Dünyasının en önemli fikir adamları arasında yerini alan Dündar Taşer, Türk milliyetçilerinin Türkmen ağası,dava ve gönül erini, vefatının 38 yılında kendilerini hatırlayarak ruhu şad olsun diyorum.
Dündar Taşer’in Büyük Türkiyesi’ni bende her Türk milliyetçi ve Türkiye sevdalısı gibi kütüphanemin
Şiirin okulu olduğuna inanmıyorum. Dünyaya bazı insanların şair olarak geldiğine inanıyorum.
Osmanlı Devleti’nin altı yüz yıllık uzun ömrü,bütün dünya devletlerinin ilgisini çekmiştir.Bir devletin bu denli uzun müddet yaşaması dikkate şayandır.Bunun sırrı,sözkonusu devletin köklü ve âdil bir adalet mekanizmasına sahip olmasında aranmalıdı
Edebiyatımızın duayenlerinden Üstat Necip Fazıl Kısakürek bile bu gafletten kendini kurtaramamıştır.
Bakın bir şirinde ne der şairlerin sultanı:
“Sonsuzluk Kervanı, "peşinizde ben/Üç ayakla seken topal köpeğim!” diyor...
Hutbelerimizde bile şiirlerini okuduğumuz şairler sultanı böyle derse…
Sanki yazar Ekim Devrimi´nin çok geniş açılı bir dijital fotoğraf makinesi ile fotoğrafını çekmiş ve bu fotoğrafın her santimetrekaresini yazıya dökmüş gibi bir his uyandırıyor.
Size kısaca kendimi, şiirlerimi ve hayallerimi anlatacağım. Bu yazıyı yazarken kısa ve öz olmaya özen göstereceğim.
afka (Alman edebiyatçı Franz Kafka’yı diyorum) mutsuzdu; ben de…
Kafka yazdıklarını beğenmiyordu; ben de yazılarımı beğenmiyorum…
Kafka sağlığında değer görmedi; ben de…
Kafka öldükten sonra anlaşıldı; ben henüz ölmediğim için ne zaman anlaşılacağımı bilemiyorum.
Kafka bir Yahudi çocuğuydu; ben (elhamdülillah)
Ufukta iki geminin üstüste geldiği o anda, yeni doğan Ay da, batan güneşe pas vermektedir...
Şu bir gerçek ki, herkes bir şeyler paylaşır ama şair ve yazarlar paylaşılmayan şeylerini de paylaşmaya kalkışırlar ki, Allah burada onları ikaz eder…
“Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekten yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi? (Şu’ara: 225-226)”
“Anlayamadım beklide senin bana dokunuşunu
Ninnilerine kulak veremedim içten
Nur yüzünü geç fark ettim yüreğimde
Elinde olsa yine sever misin beni ANNE”
Siz siz olun, müslüman mahallesinde salyangoz satmaya kalkışmayın. Keloğlan masalındaki gibi; at’a et, it’e ot vermeye kalkışırsanız, yediremezsiniz.......
Biz hep Darwin’i yanlış anladık ya, ben hep ona yanarım. Darwin’in evrim teorisini hep reddettik ya, bende geçen gün uzunca bir düşününce anladım Darwin’i. Hani demişti ya bize insanlar maymundan türemiştir diye. Hani anlatmıştı ya bize ortak atalarımız olduğunu…
Bir mecliste: “Üstad İskender Pala bu konuyu şöyle ifade ediyor.” demiştik de, mecliste bulunan bir dostumuz: “İskender Pala ne zaman üstad oldu?” tepkisinde bulunmuştu.
Peki, üstad nedir? Ya da üstad kimdir, kime denir?
İskender Pala üstad mıdır?