Eskiden Nasıldı? Eski ve Günümüz Hakkında Bazı Değerlendirmeler
Merhaba... Eskiden nasıldı ? Eski ve Günümüz hakkında bazı değerlendirmeler hakkında bir yazı hazırlamaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim
"“Tiyatro, kitaptan çıkıp insanlaşan şiirdir.” — Federico García Lorca"
"“Tiyatro, kitaptan çıkıp insanlaşan şiirdir.” — Federico García Lorca"
Merhaba... Eskiden nasıldı ? Eski ve Günümüz hakkında bazı değerlendirmeler hakkında bir yazı hazırlamaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim
Ma hêzek, yan partîyek, bi şîara "yek parti, yek serok, yek nerîn" a xwe, li ser netewekî û hemî partî û hêz û rêxistinên wî gelî de ferz bike, qey pir rewa ye û yan jî, ew çawa demoqratîk dibe?
Padişah devrinde olan olayların ki o da Tarihçiler ce henüz onaylanmıyor. Türkiye Cumhuriyetine yüklenmesi gariptir, hazindir, amaçlıdır.
Bu son Apo-MİT görüşmesinin düğmesine nerede basıldıysa; bu sefer atılan adım gayet ciddi görünüyor ve düğmeye basan el, her kimin eli ise, karşı konulamayacak kadar güçlü ve kararlı olduğu anlaşılıyor. Bu kez, hiçbir provokasyon veya tezgâhın bu süreci durduramayacağını umut ediyoruz. Durum bunu gösteriyor.
Bulursanız siz de yazın. Yazın ki anlaşılsın gerçekler. Dünya duysun da başka bir oyuncak bulsunlar kendilerine.
Kimse gönül koymasın; içimizi acıtan bu ihmal ve sorumsuzluklar, yeter artık, dedirtecek noktaya gelmiştir. Herkes, dönüp, benim de ihmalim var mı, diye kendisine baksın. Bu, özel ricamızdır.
Onlarca yıl ülkemizin çocukları da, birbirine kırdırıldı. Ateş düştüğü yeri yaktı hep, nice ocak söndü. Köyler bombalandı, boşaltıldı, insanlar yerinden yurdundan edildi. Şehirler göç edenlerle doldu, göçün yarattığı sorunlar yaşandı, yaşanmakta.
Ayrı devlet, demokratik özerklik, federatif yapı derken, şimdilik üniter devlette pazarlık bağlandı. Bizim sınırlar, Misakı
Bırakalım ''bağlaçları''...
Demokrasiyi ''bağlaç''sız savunabiliyor muyuz?
Ona bakalım!..
Bir masalla başlayayım istiyorum. Ben kendimi bildim bileli millet çeşitli masallarla uyutuluyor ve bir türlü uyandırılamıyor. Ama hipnoz edilmişçesine istendik her şeyi yapabiliyor millet. Hele de istenende güç varsa... hani övünürüz ya Ertuğrul yasası diye... O da gücünü haklıdan değil, güçlüden yana kullanmıştı ya(!)... Her ne ise biz
" Enflasyonda sürpriz düşüş......Türkiye İstatistik Kurumu, Ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre tüketici enflasyonu (TÜFE) yüzde 0.30 gerilerken, üretici fiyatlarında yüzde 0.42`lik artış görüldü. "....Gazeteler
Televizyon kanalları bir ülkenin çok önemli iletişim araçlarıdır. Adaletin terazisi her konuda bir simgedir.
Televizyon kanallarında yayınlanması gerekirken,
atlayıp geçtiğimiz pek çok konu var. Kültür haritamızı
önümüze alır, zihnimizle gezinirsek bu konuları
görebiliriz. Saygılarımla.
Bizim zamanımızda demokrasi bu kadar ileri değildi. Darbe dönemleri hariç, politikacılar, ortalığı ayağa kaldıran sorunlarda açıklama yapma gereği duyarlar, bizi de tatmin etmeye çalışırlar, hiç değilse öyleymiş gibi yaparlardı.
Kurulmaya çalışılan İkinci Cumhuriyet’in, imana ve imama dayanan “İleri Demokrasi’sinde böyle zahmetlere yer yok anlaşılan. İşte o
Bu yazı 31 sene önce kaleme alınmış.Geçen süre içerisinde ne değişmiş dersiniz?
Allah: “ Bilsem ki günah işlemeyeceksiniz ben günah işleyip tövbe eden kullar yaratırım.” der. İşte laiklik de budur. Kişiye günah işleme özgürlüğünü vermektir. Fakat bunu yaparken bireyi günah çukuruna düşürmek onun gözüne sürekli haram lokmaları da sokmak insan hak ve özgürlüklerine sığmasa gerek.
Solcusuyla, sağcısıyla, köylüsüyle, şehirlisiyle, inananı, tereddüt edeniyle beklenen insandı Tayyip Erdoğan. İstanbulu çöplükten almış şehirleştirmiş, kokmak üzere olan insanlara en lazım olanı; suyu getirmişti. İstanbul kurtulmuşsa Türkiye de kurtulabilirdi pislik ve düzenbazlıklardan.
Dilim, hiç kullanmadığım sözcüklerle doldu. Küfür edebiyatı aldı başını gitti, yine de TATMİN OLAMIYORUM.
Gazeteleri okurken, haberleri izlerken, birdenbire “yuhhh, çüşşş, vay eşşoğlu eşek” gibi nice sözcüğün yakınlarımda uçuştuğunu duyuyorum. Aaaa...Bir de bakmışım bunlar, benim ağzımdan yayılıyor havaya...Dönüp dolaşıp kulağıma geliyor. Tatminsizlikten işte.
Sağlıksız başta sağlıklı beden ve getirdiği adalet üzerine...
İnsan yoktu, sınırlar ve sınıflar yoktu; sonra insan çıkageldi ve elindeki tebeşirle kendince sınırlar çizmeye başladı; ancak o çizdiği sınırların içerisine kendisini hapsettiğini bir türlü anlayamadı. İnsanın sınırlar çizmesindeki sebep kendisini farklı görmek istemeseydi. Oysa doğa bir babanın kör çocuğuna diğer çocuklarından farksız davranması gibi herkese eşit davranırdı.