Suriye, Rusya, Güçlü Türkiye ve Oyunlar!
Orta Doğu, Rusya ve Kafkaslardaki mevcut olaylar ve muhtemel gelişmeler üzerine kısa düşünceler...
"Tanrı'ya şükür ki dünya yuvarlak; böylece her zaman bir 'köşe dönme' ihtimali var, değil mi?" – Oscar Wilde"
"Tanrı'ya şükür ki dünya yuvarlak; böylece her zaman bir 'köşe dönme' ihtimali var, değil mi?" – Oscar Wilde"
Orta Doğu, Rusya ve Kafkaslardaki mevcut olaylar ve muhtemel gelişmeler üzerine kısa düşünceler...
Karşı devrimciler, gericiler, şeriatçılar, dinciler kendiliğinden yok olmaz. Ne ülkemizdeki gericiler, ne küresel egemenler, ne de ABD'nin Irak ve Afganistan'daki işgal güçleri tarih sahnesinden, demokratik yollardan, ya da seçimle, veya BM kararlarıyla, veya kendi istekleriyle çekilmeyecekler, yenilgiyi kabul etmeyecekler, son mevziye kadar direnecekler, savaşacaklardır. Seçim olsa bile hile
Birlik ve beraberlik, jargonu ne kadar anlamlı, önemli ve gerekli bir söylem olsa da; yakın tarihimizde, bir o kadar da içi boşatılmış ve gerçek anlamından uzaklaştırılmış bir söylem haline sokulmuştur.
Padişah devrinde olan olayların ki o da Tarihçiler ce henüz onaylanmıyor. Türkiye Cumhuriyetine yüklenmesi gariptir, hazindir, amaçlıdır.
Ak her daim temiz ve saflığı ifade etmez. Bazen de kirin ve kokuşmuşluğun rengidir.
Ben sizin taptıklarınızdan uzağım" mealinde İbrahimi gelenekteki bir ilanı telaffuz ederek,
Kürt sorunu çözülmek isteniyor mu acaba? Yoksa Kürt sorunuyla oynanıyor mu hâlâ? Ortada, hiçbir tarafta sanki bir ciddiyet görülmüyor, ne yazık ki
Dağdaki ininde saltanat kurmuş eşkıyabaşı, bundan sonra barış imzalayıp Türkiye’de ya da bir başka ülkede sıradan bir insan gibi yaşamayı kabul eder mi sanıyorsunuz?
12 Eylül Faşizmini, çıkardığı (tüm değişikliklere rağmen) kendi anayasasıyla yargılamaya çalışmak nasıl bir sonuç verebilir? Yeni Anayasa’yı çıkarmak an meselesiyken, onları, alelacele mevcut yasalarla yargılamak ne derece güven verici olabilecektir? Darbe mağdurları, bu yargılama sürecinden memnun kalabilecekler midir?
Allah: “ Bilsem ki günah işlemeyeceksiniz ben günah işleyip tövbe eden kullar yaratırım.” der. İşte laiklik de budur. Kişiye günah işleme özgürlüğünü vermektir. Fakat bunu yaparken bireyi günah çukuruna düşürmek onun gözüne sürekli haram lokmaları da sokmak insan hak ve özgürlüklerine sığmasa gerek.
Milletvekillerimizin 'Biz de açız' feryadından sonra Anadolu'muzda Kadirşinas Halkımız tarafından başlatılan ve solganı 'BEN AÇ KALSAM DA VEKİLİM TOK, SIRTI PEK OLSUN' olan Kampanya süresince Memleketimizin İl, İlçe, Belde ve Köylerinde toplanan ve miktarı ve tutarı beklenenin çok üzerinde olan yardım malzemeleri şu kalemlerden oluşuyor:
İnsan ne kadar çok şey bilirse bilsin, bilgi karışıklığı yanlış kararlar alıp, tabiri caizse, pot kırmasına neden olabiliyor.
Birkaç şeyden bahsetmek istiyorum; biri taharet, biri namaz, biri adalet, biri vicdan, biri itibar, biri de israf. Bu kavramlardan kısa kısa söz edip, günümüz toplum ve yönetimiyle karşılaştırılmasını
Gel gör ki o günkü bulanık suda balık avlamak isteyen Arabın Amr bin As tilkisi ile Muaviye kurnazlığı, bugün de aynı bulanık suda avlanmak isteyenlerle adına Selahattin Eş ve gibilerine mi düşer?
Gençliğimde, batı medeniyeti ve kültürü benim gözdelerimdi. Aynı şekilde derginiz de. Ve diğer dergiler de (Time, Newsweek, l'Express, vs). ABD ve AB özgürlükler ve insan hakları konusunda örnek alınacak modellerdi.
Salyalı üç-beş ağzın verdiği özür bu toprakların gerçek sahibi olan yüce türk milletini asla bağlamaz , onların diledikleri özür şahsiyetsel noktada mensubu bulundukları bir boşluğun hezeyanıdır sadece...
Suriyede ki iç karışılığı takip edenler, oyunun kimler tarafından, nasıl ve ne için tezgahkandığını elbette az, çok fark etmişle
Iyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!
Önce "ucube" heykel, aylarca sanat düşmanıymış gibi takdim edilen bir şehir... Şimdilerde de bal ve kaşar heykeli çıkışıyla üstünde milletin geyik yapacağı bir şehir durumuna düşürüldü benim bahtsız Kars'ım... Gerçeklerle ironiyi harmanlamaya çalıştım...
Bırakalım ''bağlaçları''...
Demokrasiyi ''bağlaç''sız savunabiliyor muyuz?
Ona bakalım!..
Emrah Safa Gürkan