Eskiden Nasıldı? Eski ve Günümüz Hakkında Bazı Değerlendirmeler
Merhaba... Eskiden nasıldı ? Eski ve Günümüz hakkında bazı değerlendirmeler hakkında bir yazı hazırlamaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"
Merhaba... Eskiden nasıldı ? Eski ve Günümüz hakkında bazı değerlendirmeler hakkında bir yazı hazırlamaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim
Arap Baharı diye başlayan süreç, Tunus, Mısır ve Libya diktatörlerini götürdü ama Suriyede ters tepti ve iki yüz bin kadar insan öldü
Kimse gönül koymasın; içimizi acıtan bu ihmal ve sorumsuzluklar, yeter artık, dedirtecek noktaya gelmiştir. Herkes, dönüp, benim de ihmalim var mı, diye kendisine baksın. Bu, özel ricamızdır.
İsrailli tarihçi Prof. İlan Pappe Siyonizmi yerleşimci bir sömürge hareketi olarak tanımlar: Kurucuları, kendilerine bir devlet kurmak isteyen Avrupalı Yahudilerdir. Genel sorunsal bir devlet kurmak için başka insanların yaşadığı toprakları seçmiş olmalarıdır. Aynı ilk yerleşimci Amerikalıların yerlilere yaptığı gibi Siyonistler de Filistin halkına benzer biçimde soykırım uyguladılar. 1948
O nedenle kırgınlıkları,küskünlükleri,şahsi çıkarları,kızgınlıkları,hepsinden önemlisi egoist düşünceleri bir tarafa atıp siyasi görüşümüze uygun olan muhalefetteki iki büyük partiden birinin içinde yer alıp güçlerimizi birleştirmeliyiz.Fikirdaşlarınızla bir hesaplaşma planlıyorsanız bunu şimdilik erteleyip ülke selamete çıktıktan sonra yapabilirsiniz.
Başbakanlık başdanışmanı, dışişleri bakanı ve başbakan olarak emrinde çalıştığı asrın lideriyle birlikte, son 5 yılda 65 yıllık demokrasimizin boynuna ip geçirip dâra çektiler
Bir masalla başlayayım istiyorum. Ben kendimi bildim bileli millet çeşitli masallarla uyutuluyor ve bir türlü uyandırılamıyor. Ama hipnoz edilmişçesine istendik her şeyi yapabiliyor millet. Hele de istenende güç varsa... hani övünürüz ya Ertuğrul yasası diye... O da gücünü haklıdan değil, güçlüden yana kullanmıştı ya(!)... Her ne ise biz
İçimden haykırmak geliyor: Yuh, yani bir Fransız gibi de mi olamayacağız! diye
Aziz Petrus'un, Roma'dan Neron'un zulmü yüzünden kaçarken çoktan çarmıha gerilmiş İsa'ya rastladığında, şaşkınlıkla sorduğu soruyu hem yönetenlere, hem yönetilenlere soralım:
Petrus: "Quo Vadis?" (Nereye gidiyorsun?)
İsa: "Roma'ya, yeni baştan çarmıha gerilmeye gidiyorum çünkü sen benim kurtaracağım insanları bırakıp kaçıyorsun."
Gökten üç elma
Biz millet olarak lüks otomobillerle dolaşmaya, tesettürlü haşemalı ucubeliklerle plajlara çöreklenmeye, kentlerin çirkin gökdelenlerine tıkışıp kapı önlerine kokmuş pabuçlarını yığmaya, oraları güya «modernize» ederek yaşanmaz hale getirmeye bayılırız. Zengini ve fakirimizle çapulcu güruhundan farkımız yoktur, kentlisiyle köylüsüyle halkımız zır cahildir...
Sağlıksız başta sağlıklı beden ve getirdiği adalet üzerine...
Açık denizlere çıkmak için boğazlardan geçmek lazım. ' Şu boğaz harbi yok mu var mıdır dünyada eşi ' demiş Üstad. Acaba Üstad olayın bu boyutunu düşünmüş müdür? Hanıyağma İran kültüründe vardır. Türk kültürüne de geçmiştir. Yemek verildikten sonra ziyafete katılanlar sofrada kullanılan çatal, kaşık, tencere gibi ne varsa
Televizyon kanalları bir ülkenin çok önemli iletişim araçlarıdır. Adaletin terazisi her konuda bir simgedir.
Televizyon kanallarında yayınlanması gerekirken,
atlayıp geçtiğimiz pek çok konu var. Kültür haritamızı
önümüze alır, zihnimizle gezinirsek bu konuları
görebiliriz. Saygılarımla.
Allah: “ Bilsem ki günah işlemeyeceksiniz ben günah işleyip tövbe eden kullar yaratırım.” der. İşte laiklik de budur. Kişiye günah işleme özgürlüğünü vermektir. Fakat bunu yaparken bireyi günah çukuruna düşürmek onun gözüne sürekli haram lokmaları da sokmak insan hak ve özgürlüklerine sığmasa gerek.
Siyasi bir yazıdır.(“Bu kadar sık televizyona çıkan bu kişiler ne zaman uyurlar,ne zaman değerli fikirlerini(!) ürettikleri kitapları okurlar ve ne zaman mesleklerinin gereği olan görevlerini yaparlar?” sorusu ister istemez insanın aklına geliyor.)
Ehl-i Beyt mektebinin öz değerlerinin, nasılda milli duygular adına yontulduğunu görüyoruz.