Yanan Ev!
Hangi şartta bulunursa bulunsunlar, uygun veya değil,
Çok süratli bir şekilde, iniş direklerine sarılarak, bırakırlar kendilerini.
"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"
"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"
Hangi şartta bulunursa bulunsunlar, uygun veya değil,
Çok süratli bir şekilde, iniş direklerine sarılarak, bırakırlar kendilerini.
Futbol günümüzün en çok rağbet gören spor dalıdır. Millet olarak futbolla yatıp kalkıyoruz. Küçüğümüz büyüğümüz futbolu seviyor. Belki bu bize bir dayatma olarak sunuldu. Gençlik stadyumlarda efkâr dağıtmaya, dertlerinden kurtulmaya, hayatına renk katmaya başladı. Televizyonlar, radyolar, gazeteler futbola gereğinden çok yer ayırdı. Bütün bu etkenler futbolu hayatımızın bir
Yalnız olmayı özlediğimiz anlarımız olmaz mı?
Oğuz Atay
1 Mayıs,1880’ lü yıllarda en vahşi halini sürdüren ABD kapitalizmine bir başkaldırı eylemlerinin kök saldığı gündür...
Artık öyle küçük çocuğun elindeki şekeri alıp ağlatma eylemine bile gerek yok, şöyle karşıdan baksanız ama içinizden alırım bak şekerini diye düşünerek, o bile yetiyor ağlatma eylemi için. Sonra ağlayan çocuğun ilk önce annesi anlıyor çocuğunun elinden şekerini almayı düşündüğünüzü, sonra anne babaya bir bakışla anlatıyor olanları, baba
Önce şu habere bakalım:
Bir vali yardımcısı … Muğla’da görev yapıyor. Düzenlenen bir seminerde espri adı altında öğretmenlere hakaret ediyor. Zaten günümüzde kim konuşmaya başlıyorsa öğretmenler diye başlıyor, sonra zehirli kelimelerini döküyorlar.
Merhaba.. İbadet ve Siyaset başlıklı yazımda ibretlik bir olayı referans alarak toplum bazında bu konunun ne durumda olduğunu görüşlerinize sunuyorum. Yorumlarınızı beklerim.
1986 yılında Çernobil’de yaşanan nükleer felaket daha dün gibi zihinlerde güncelliğini korurken ABD ve Rusya arasında START antlaşmasının devamı niteliğinde nükleer başlıklı silahların sayıca azaltılmasını ön gören yeni bir antlaşmanın imzalanacak olmasıyla konu tüm dünyada önemini bir kez daha hatırlatarak, ilgili olabilecek tüm platformlarda uzun uzadıya ele alınıp,
Şiir yazmak, kelimelerle oyun oynamak değildir. Hele hele, dilin mimarisini, melodisini bozarak varılacak bir menzil hiç değildir. Tıpkı Stephen King'in dediği gibi "toprak altında duran bir fosili, bir gerçekliği, bir yaşanmışlığı bulup ortaya çıkarmaktır." Herkesin görüp, yaşadığını, hissettiğini herkesi hayran bırakacak bir lisanla yeniden deşifre edebilme sanatıdır şiir.
Gündüz kadınlara yönelik hazırlanan toplumsal güveni, değerleri zedelemeye yönelik programların önü alınamıyor. Hiçbir amacı ve hedefi olmayan sırf reyting kaygısıyla yapılan programlar ne kadar iyi ve güzel olan varsa yıpratmaya çalışmaktadır. Adeta kötülüğü ve çirkinliği akıllara ve kalplere kazıyarak insanları insanlara ve topluma karşı ürkek ve korkak hale
Devlet, muhtaç duruma düşmüş halkını korumuyor, koruma yolunu hiç düşünmüyor.Devlet olanın aslında düşünmesi gereken o kadar çok şey varki. Birini, birkaçını yapsalar belki de ebedî iktidarda kalırlar.
Somali’deki açlık, kuraklık ve çocuk ölümlerini içeren görüntüleri bir zamanlar ekranlarda bolca izlerdik. Kara derili Afrikalının bu içler acısı durumu köle ticaretinin yaygın olarak yapıldığı orta çağdan bu güne değişmeksizin süre geldi. Belki de milat öncesi bir arka uzantısı bile vardır bahtsızlıklarının. Öyle ya mısır gibi devasa bir
Ercan Kesal