Su İçerdik Testiden
Elinden teraziyi alıp bir kenara fırlattılar. Üzerindeki beyaz entariyi hoyratça çıkarttılar. Yok, yok hayır, buna çıkartmak denmez; vahşice parçaladılar.
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
Elinden teraziyi alıp bir kenara fırlattılar. Üzerindeki beyaz entariyi hoyratça çıkarttılar. Yok, yok hayır, buna çıkartmak denmez; vahşice parçaladılar.
Balkan Savaşı, Birinci Dünya Savaşı Makedonya’da nasıl hissedilmiş? Ne onulmaz yaralar açmış? Oralarda günlük yaşam nasılmış? Dağlarda kaçak yaşayanlar neler yapıyorlarmış? Tüm bunlar Zülfikar Bey’in yaşamı ekseninde anlatılıyor

Kendini sorgula..
Kendini sorgulamak cesaret işidir ve korkaklar bu işi beceremez..
Kapitalizm, Afrikanın doğal kaynaklarını nasıl ele geçirdi?
Bu sorunun cevabını Kenya bağımsızlık mücadelesi önderi ve Kenya'nın ilk Cumhurbaşkanı olan Jomo Kenyattadan (1894-1978) dinleyelim: "Batılılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi,
Ortadoğu kazanı kaynaya dursun, bizim tenceredeki sorunlar da oradan tetiklenip fokurdanmaya başlayacak sanki.. Bizdeki görece açılım durdu; birileri tarafından çözüm yolları tıkatılmaya çalışılıyor.. Barış güvercini olan umudumuz can evinden vuruldu. Umutlarımızı kimler, niçin söndürmek istiyorlar; barışa giden yolları kimler mayınlıyor, savaş tamtamlarını niçin çalıyorlar?.
Güney Lübnan, yıllar sonra yeniden enkazlar altında ve bu görünümüyle tıpkı Yahudi soykırımını konu alan Polanski’nin o ünlü filminin son sahnesinde, piyanist Szpilman’ın dolaştığı enkazlar ülkesini andırıyor.
O geldi...
Ne olduysa ondan sonra oldu...
Dersim, genç Cumhuriyet’in uluslaşma ve mevcut sınırlar içinde otoritesini tesis etmesinin önünde bir engel, tıbbi deyimle “çıbanbaşlarından biri” olarak görüldüğü için kesilip atılması lazım gelen bir ur gibi düşünülmüştür. Devlet, bu coğrafyada hâkimiyetini tam anlamıyla kuramadığı, vergi alamadığı için Kürt ve Kızılbaş olan ve bu manada da “makbul
Kavram ve tanım olarak pek çok yerde karşımıza çıkan bir olgu, emperyalizm. (1) Emperyalizm Latince: İmperium, imparatorluk kelimesinden türemiştir. Gerçektende, imparatorluğunu genişletmek ya da kendi hegemonyasını bağımsız olan başka ülkelere zorla kabul ettirmek isteyen bir devletin güttüğü politikaya denir. Başka kaynaklarda, sömürgecilik, yeni sömürgecilik olarak da ifade bulur...
Acaba toplumlar da kendilerini bir süre sonra hücre gibi bölünme usulü kopyalayan sistemler midir?...
Canlı organizmaların başka canlı organizmalar doğurarak çoğalması gibi toplumlar da zamanla sürekli yeni toplumlar doğurarak mı çoğalırlar?
Dün e-mail kutuma "İmamlar Dikkat!" konulu bir e-mail düştü. Yazı, Fikir Haber yazarı Sevilay Arıkan Kara’ya ait bir yazıydı. Okumaya başladığımda -hemen her çocuğun camiye dair hoş olmayan bir anısı olması sebebiyle-yine cami cemaatinden birinin incittiği bir küçük kalp üzerine bir yazı olduğunu düşünmüştüm. Ne güzel ki yanılmışım.