Boran Kuşu
Boran Kuşu , Özgürlügü Sevi̇yor , Di̇zgi̇nlenemi̇yor,tesli̇m Olmuyor, Gerekti̇ği̇ni̇de İnandiği Değerler Uğruna Canindan Vazgeçi̇yor
"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"
Boran Kuşu , Özgürlügü Sevi̇yor , Di̇zgi̇nlenemi̇yor,tesli̇m Olmuyor, Gerekti̇ği̇ni̇de İnandiği Değerler Uğruna Canindan Vazgeçi̇yor
Mecliste 1974 yılı için söylenen Rum kadınların tecavüze uğraması sözünün gerçekten ne anlama geldiğini Sayın Vekile sormak istiyorum... Modern bir şekilde Düşünceye saygı duyarak ve karşımdaki vekilimin de çok değerli bir bayan olduğunu bilerek, kendisinin hak ve hukuklarını rencide etmeden sormak istiyorum Ne anlama geliyor bu sözler?

Eskiden mahallemizin bakkalları, manavları, kasapları, terzileri, yufkacıları, yorgancıları, olurdu... Biz hep gidip de onlardan alış veriş yapardık. Veresiye Defteri diye bir kavram vardı... ''Oğlum şuradan iki ekmek, bir sigara bir kalıp da beyaz peynir al Ali Amcana da yazdır.'' dendi mi akan sular dururdu... Ali Amca yazar, ay
İspanya’da, çok uluslu bir plazanın toplantı salonunda olduğunuzu farz edin. İşi kapmaya çalışan dört aday var. Diğer üçünü eleyip o çok istediğiniz işi almanız lazım. Ama bu sıradan bir iş görüşmesi değil. Olay bir iş görüşmesinden çıkıp bir “yarışmaya” dönüşüyor. İki seçeneğiniz var. “Ben, bu zırvalığa tahammül etmek
Onlara ‘battaniye serecek bir yer’ bile bırakılmadı. Hepsine çoktan ’vahşi’ damgası vurulmuştu. Kuşaklar boyunca doğayla uyum içerisinde yaşayan Kızılderililerin bilgeliği hiçe sayılmış, dinsel ritüelleri bile yasaklanmıştı. Vatandaşlık ve oy hakkı da 1924’e kadar tanınmadı.
Mesarya Kültür Sanat Derneği olarak 2009 yılına kadar 5 oyun sahnelemişler. Önceki yıllarda Mehmet Erzenin yazdığı Düğün oyunu oynanmış. Bu oyuna Kültür Dairesi de büyük destek vermiş. Düğün oyunu Güzelyurt Tiyatro Günlerinde oynamış. KKTCnin birçok yerinde sahnelenmiş. Bu oyun için özel kostümler hazırlanmış. Seyircinin büyük beğenisini ve takdirini
İhanetin ve alçaklığın boyutu gittikçe büyüyor…
Devletin ve milletin bekasını hedef alan hıyanet çemberi gittikçe genişlik kazanıyor…
Ne yazik ki birbirmize karsi olan nefretimizi, kinimizi ve de kaprislerimizi bir kenara koyup birlikte esas hayatimizi yok edenlere karsi savasamiyoruz Bu yuzden hepimiz aptal insan topluluguyuz. Ayrintilari marifet saniyor fakat buyuk resmi gormekten kaciniyoruz.
Bugün Din öğretimi Genel Müdürlüğü'nde oturan odun aleyhisselamlardan biri ya da birileri nasıl olmuşsa şiir görmüş rüyasında. Siz tutun bu gördüğünüz rüyayı yorumlamak yerine uygulayın. Milli Eğitim Bakanlığı uzmanlarından öğreniyorlar zannımca...
Ataturkcu yetistirilen ve bununla da sonuna kadar gurur duyan bir birey olarak, partisinin basinda cumhuriyet adi tasiyan ana muhalefet partisi kanimca kopruden son cikisi kacirmis, siyaset yapmaktan bezmis, iktidar inancini da yitirmis bir sekilde en azindan hayattayiz, bu da bir sey be abi hesabi yoluna devam etmektedir.
29 Mayıs 1453 tarihi, bizim açımızdan karanlık bir devrin batışını, yepyeni ve aydınlık bir devrin müjdesini fısıldar kulaklarımıza. Bu tarih, Osmanlının muhteşem bir cihan devletine giden yolunu da ardına kadar açar. Zulme rıza gösterenler ve zalimden yana olanlar sahnenin dışına itilir; İslâmdan ilham alan daha adil bir dünya
Mahkûm arkadaşım ve koğuş arkadaşlarının bir umudu vardı. Kandilden gelen ve pişman olan teröristlerin tutuklanmaları halinde erken tahliye olacakları umuduydu. Basından gelen her yeni haber onların özgürlük hayallerine her gün bir şafağa az kaldı çentiklerini atmalarını sağlıyordu.
Ama nerdeee?..