"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"

Eleştiri

Al Eline Silahı Değerli Ol

Al eline silahı değerli ol. Vur, kır, öldür değerli ol. Öyle değerli ol ki; milletvekili sana sarılsın. Geridekilerin anası ağlasın. Öyle yetenekli olmana gerek yok. Çoluk çocuğum okusun diye çırpınanlardan değil, akşam eve ne götüreceğim hesabı yapanlardan hiç değil hele hele kendinden olmayana kardeşçe ve dostça bir gülüşü

Facebook Neden Bana 30 Gün Tart Cezası Verdi?

İlk tart cezamı Galatasaray Lisesinde 1967 yılında almıştım. Yemekhanede tabak kırdığım için. Yemekhaneci numaramı aldı ve Müdüre iletti. Okul malına zarar vermek ve edepsizlik gerekçesiyle bir hafta okuldan uzaklaştırıldım. Bu ikincisi ise 30 günlük bir tart. Facebooktan 30 gün boyunca neden tart edildiğimi merak ediyorsanız bu yazıyı lütfen

Sayın Milli Eğitim Bakanın Mesajına İstinaden...

O kadar yazdık çizdik, anlattık, henüz bir katre yok, sonuç alamadık. Aynı tas aynı hamam... Kalori değeri bir hiç olan gıda maddelerini verip, "bunları çocuklara yedirerek, sağlıklı nesil elde edin," diye diretmeye devam ediyorsunuz. Ben de diyorum ki, nasıl? Ham maddesi odun olan bir malzemeden çelik nasıl üretilir,

Nkl Tiyatrosu "Dokuz Canlı"

Oyunda dikkati çeken iki tipleme de sedyeciler oldu. Doğulu aksanıyla konuşan iki sedyeci, farklı ağızlarıyla seyirciyi güldürmeyi başarıyorlar. Bunlar, Farukun her başarısız cinayet girişiminden sonra, cenazeyi morga götürmek amacıyla eve gelirler. Ama her defasında canlı bir kadınla karşılaşırlar. Yine de Faruktan bahşişlerini alırlar. Bahşiş almaya alışan sedyeciler adeta

Richter Yürekteki Depremi de Ölçer mi

İnanın insan bakamıyor televizyonlara... Yürek zaten paramparça. Şimdiye kadar en şiddetlisi sanırım Şili de olmuş dokuzu geçen bir ölçekte, yerle bir olmuş her şey... İnsan giden canlarına mı yansın, borç harç aldığı ve kısa zaman önce güle oynaya yerleştiği evine mi yansın? Richter, depremi ölçüyor ölçmesine de, yüreklerdeki

Sosyal Kirlilik Sertifikası

Bu üstümüze yağan katran mı? Kir mi insan denen bu azgın canavarın bedeninden taşan? Kâbus mu üstümüze beklenmedik biçimde çöken çocuk ölümleri? Kaç çocuk, kaç gazap, kaç ıstırap yüreğimizde gedikler açmaya devam edecek bir öncekini daha kapatamadan. Biz kimiz? Çevremizde kimler var? Kimler içimizi acıların atıldığı çöplüğe çevirdi?

Aptal Insan Toplulugu

Ne yazik ki birbirmize karsi olan nefretimizi, kinimizi ve de kaprislerimizi bir kenara koyup birlikte esas hayatimizi yok edenlere karsi savasamiyoruz Bu yuzden hepimiz aptal insan topluluguyuz. Ayrintilari marifet saniyor fakat buyuk resmi gormekten kaciniyoruz.

Başa Dön