İstanbul'a Baş Değil Başkan Seçin
İstanbulun güzelliğini tamamlayan Mutlu İnsana gereksinimi var. Başkanlar bunu yaratmanın yollarını bulmalı.
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
İstanbulun güzelliğini tamamlayan Mutlu İnsana gereksinimi var. Başkanlar bunu yaratmanın yollarını bulmalı.
Refah yol hükümeti ve 28 Şubat kararları Sayın Erbakan İmam Hatipler Refah Partisinin arka bahçeleridir. dedi ve ısınmakta olan fitne suyunu kaynattı. Arkasından muhtıra ve baskılar Tansu Çillerin Sekiz yıllık eğitim ya olacak, ya olacak. şeklinde direnişi Bozulan koalisyon ve İmam Hatip liselerinin orta kısımlarının kapatılması Başörtüsü düşmanlığının

Ne zıkkım şey değil mi?
Doğdun, dünyaya geldi. Sana soran eden olmadı bak arkadaş, doğacağın gezegen şu, kısıtların bunlar, doğduğun zaman bu olacak, doğduğun ülke şu olacak, annen baban bunlar, bir de akrabalar vs vs
Bu konuda hiçbir tercihin yok. Adını seçme tercihin de
Bütün o boğucu acıya rağmen, “yaşamak lazım”. Çünkü Nazım öyle diyor. Yoksa Genco Erkal mı? Yarın öleceğini bilsen bile bir ağaç dikecek kadar “ciddiye alacaksın” yaşamı. Öyle torunlarına filan kalır diye değil. Yaşamı “ciddiye” aldığın için. Çünkü yaşamak çok “ciddi” bir iş. Bu hayattaki en önemli meselen. Her
Neden en güzel şeyler kötülerin olur? En çok zalimlerin dostu olur. En çok hırsızların, vicdansızların seveni bulunur. En çok kara bulutların olduğu saatlerde yağmur yağar. En çok çiçekler sıcak havalarda açar. En güzel gökyüzü karanlıkta bulunur. Neden en güzel an gün batımlarında oluşur? En içten gözyaşı acının doruğa
Kimi kendi ideolojimizden görmüyorsak, onu düşman kabul ediyoruz. İyiliklerin, güzelliklerin, vatan ve millet severliklerin tekelimizde olduğuna inanıyor, bizden saymadığımız herkesin de bunlara düşmanlığından zerre kadar şüphe duymuyoruz.
12 Eylül faşizmi, askeri vesayet rejiminin sadece bir sonucuydu ve biz, bunu görmezden gelemeyiz. Onun için, bu vesayetçi despotizmi referandumda tarihin çöplüğüne gömmeye mahkumuz ve çocuklarımızın geleceği için buna mecburuz. Asıl mücadele de ondan sonra başlayacaktır. 12 Eylüldeki referandum, bir son değil, demokratik mücadele açısından bir başlangıç olarak
Eğitim ve öğretim denildi mi dayanamam, konuşurum. Ne varsa bugüne kadar topladığım hepsini dağıtırım. Sevgili Osman Tatlı nın bir kitap eleştirisi düşündürür kaç gündür beni. Nasıl bir yazma aşkı? Zaman bulup yazamadığım. Her gün belleğime kazıdığım.
Bu yazının oluşma nedeni, Derinlemesine Atatürk 1 konulu şiirimsi bir kompozisyonuma olan sayın şair yorumundan yansıyan diyalektiklerlen yazıldı.
"1\] 'İttihat ve Terakki Partisi bizi savaşa soktu da, battık' denişli; bir tür söylemler kendi mantığı içinde, yaygın bir anlatımdır. Ama bu türden denişler, bir başka şekilde anlaşılışla
“Paranı bin katına çıkarmak istemez misin Pinokyo?” Tilki tüm kurnazlığıyla, baldan tatlı bir ses tonuyla sorar. Amaç Pinokyo’yu ikna etmek. Elindeki 5 altını almak. Kurnaz Tilki ve sahtekar Kedi. Sevimli görünmeye çalışan hain bir kedi ve uzun ince kötücül bir tilki. Tencere kapak misali tam da birbirlerini bulmuşlar.
Az biraz düşündüğün zaman, fark edeceksin ki hep aynı süreç tekrarlanıyor... Her seferinde de uzun uzun tekrarlanan aynı masalları duyuyoruz... Duymamız, hatırlamamız ve o konu için kafa yormamız için de medya elinden geleni yapıyor.
O musallaya günü gelince, Allah geçinden verse de vermese de yatacağız bir gün. Hoca soracak cemaate Bu merhuma, merhumeye hakkınızı helal ediyor musunuz? Usulen hemen hemen herkes bir Helal olsun. çekiyor mevtaya da alacağı olan bir sürü adam içinden hem yüzüne karşı hem de tabutuna karşı küfürleri boca