İnsan
bu dünyada duvar gibi adam derler
her yerine çivi çakarlar
ağaçlar ayakta ölür derler
baltayla devirirler
"Yazmak, insanın kendi karanlığında bir kapı açmasıdır. — Marguerite Duras"
"Yazmak, insanın kendi karanlığında bir kapı açmasıdır. — Marguerite Duras"
bu dünyada duvar gibi adam derler
her yerine çivi çakarlar
ağaçlar ayakta ölür derler
baltayla devirirler
Alçakça, adice, hem de organize sosyal medya saldırısından bizi koruyan, bizi savunan yurtseverlere teşekkürler demişsin Sayın Özdil. Evet, doğru söylemişsin. Alçakça, adice, hem de organize bu alçaklığı Mustafa Kemalin adını kullandığın için acaba hiç vicdanında (eğer varsa; önceden var olduğundan, şimdi olmadığından kuşku duymadığım) bir değerlendirme yaptın mı?
SOS Çocuk Köyü sorumlusu Ahmet Akarsu, tüm içtenliği ile karşıladı bizi. Görevini en iyi şekilde yapan bir memur edasıyla hareket ediyordu. Kendine olan güveni oldukça fazlaydı doğrusu. Öğrencilere doyurucu bilgiler verdi. Köy hakkında geniş açıklamalar yaptı. Öğrenciler belki de böyle bir köyle karşılaşacaklarını tahmin bile etmiyorlardı. Çünkü ben
Kuşkusuz SYRİZA'nın işi zor. Kapitalizm canavarının tuzakları, dümenleri pek çok. Onlar çocukları doğmadan boğmayı iyi bilirler. Ne var ki insanlık da boğulmakla tükenmiyor, sürekli kurtuluşun yolunu aramaktan vazgeçmiyor.
Oyunda, işe ihtiyacı olan dul bir kadının tanıdığı bir kadın tarafından isteksizce bir köşke hizmetçi olarak götürülmesi ve orada yaşadığı olaylar anlatılıyor. Öyle ki kadının gittiği bu köşk, herkes tarafından perili ve cinli olarak biliniyor ve bu nedenle bırakın köşkü çevresine dahi kimse gitmek istemiyor.
Daha
İki defa eklediğim yazı, kaydedilmiş gibi görünmesine rağmen sayfada yer almıyor.
Hapishane avlusunda hürriyete dair bir çiçek biter. Ayak seslerini dinler çiçek. İnletir başları ezilmiş taşları, elleri kelepçeyle küçülmüş mahkumlarının büyümüş ayakları. Hapishane çeşmesiyle nemlenir yaprakları. Dinler mahkumların birbirlerine yazdığı bahar şarkılarını. Bu yüzden yaprakları solmaz hapishane çiçeklerinin.
Merhaba. BAŞKAN ERDOĞAN VE GELİŞMİŞ DEMOKRASİ başlık yazımı görüşlerinize sunarım
Az biraz düşündüğün zaman, fark edeceksin ki hep aynı süreç tekrarlanıyor... Her seferinde de uzun uzun tekrarlanan aynı masalları duyuyoruz... Duymamız, hatırlamamız ve o konu için kafa yormamız için de medya elinden geleni yapıyor.
Anlattığım olay, internetteki bilgi kirliliğine dair küçük bir örnek. O nedenle lütfen internette dolaşan bilgileri sorgulamadan paylaşmayalım, başka insanları da yanıltmayalım.Son söz gene Oruç Babadan: Bilginin ışığı sana kendiliğinden gelmez; sen onu istemeli ve aramalısın.
Merhaba. Gelişmiş Demokrasi Nasıl Gelir ve Kurulur başlıklı yazım için yorumlarınızı beklerim .
“Keno ölmüş duydunuz mu?” dedi.
“Allahuekber!” dedim ve döndüm…
Keno, 12 Eylül 1980’de yaptığı askeri darbeyle en çok tanınır.
1980’den 1989 yılına kadar (9 yıl) cumhurbaşkanlığı yaptı dönemlerde kan kusturdu bu memlekete.
Apoletleri düştükten sonra, doksanlı yaşlarında ancak yargılandı ve