"Yazmak, bir hayaleti kovalamak gibidir; yakaladığında, aslında kendin olduğunu fark edersin." – Franz Kafka"

Eleştiri

İçimizdeki "Boş Şehir"ler...

Anneler babalar ve kahırdan ölmeler faslını geçtikten sonra sıra geliyor "beni ne kadar kırdın biliyor musun?" durumuna. Aslında ben bu iki kardeşi ironik biçimde çok şanslı görüyorum. Çünkü dünyanın bir çok yerinde kardeşler hayatları boyunca bu kırgınlıklarını dile getiremiyorlar bile. Bu kırgınlıklar ve içe atmalarla gidiyorlar mezara. Ölüme

yazı resim

Al Eline Silahı Değerli Ol

Al eline silahı değerli ol. Vur, kır, öldür değerli ol. Öyle değerli ol ki; milletvekili sana sarılsın. Geridekilerin anası ağlasın. Öyle yetenekli olmana gerek yok. Çoluk çocuğum okusun diye çırpınanlardan değil, akşam eve ne götüreceğim hesabı yapanlardan hiç değil hele hele kendinden olmayana kardeşçe ve dostça bir gülüşü

Mesarya Tiyatro Şöleni Devam Ediyor

İzel Seylani, Beyarmudu Tiyatrosunun başına geldikten sonra bir ilke imza attı. Burada 27 Mart Dünya Tiyatro Haftası nedeniyle bir tiyatro festivali düzenledi: 1. Mesarya Tiyatro Şöleni
Bu şölen, bölgede büyük bir heyecan yarattı. Hem bölgenin adını, hem de belediyenin adını tüm Kıbrısa duyurdu.

Mağdurluk Bilançosu - 9

Afganistanda bir yandan Ruslar, diğer yandan Amerikalılar bütün merhametleriyle halka özgürlük, demokrasi ve insan haklarının gereklerinin yaşanması için çaba gösteriyor, ama tam bir vefasızlık örneği gösteren Afgan halkı direnişle bu yardımları reddedip, hem Rusların, hem de Amerikalıların iyi niyetini suistimal ederek, onları mağdur ediyorlardı.

Bu Günün Bilimi Nereye Kime Hizmet Ediyor

insanlara az yiyin çok çalışın yoksa hamam böcekleri genleri aşılarım size çünkü hamam böcekleri çürümüş yiyeceklerle bile besleniyor ama yapı itibarı ile egemen sınıfa daha iyi hizmet edebilirler diyor. Gölgesini satamadığı ağacı kesen zihniyetin sadece doğaya değil insanlığa da düşman olduğunu ne zaman göreceksin ey insan.

Tiyatronun Yıkımdan Önceki Son Oyun: "Peron" Siz Hayatınızın Kaçıncı "Peron" Undasınız?

Bilinmeyen bir istasyonda, “iğrenç bir zamandayız”. Vincent ve Kornel bir tren istasyonun unutulmuş peronunda yolları kesişen iki filozof. Aslında onlar “evsiz” dediğimiz, mülkiyet ve aidiyet duygusunu çoktan aşmış insanlar. Yani, hayatta kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Kıssadan hisse “peron filozofları” olarak iştigal ediyorlar. Hayat, algıladığımız gerçeklik, birey, toplum, kamu,

23 Haziran Secimleri

Yilmaz Ozdilin bir yazisinda gorup sevdigim sozdur. Chp kurtarilmadan Turkiye kurtarilmaz demisti. Devamini da ben eklemek isterim. Kendimiz degismeden, Turkiye ilerleyemez. Yoksa bir sehrin bir belediyesinin kazanilmasi bir seyleri degistirmeyecek.

Başa Dön