Bir Matemin Ardından Tarihe Not Düşmek
Kalemdir kılıcı çektiren, Kalemdir kılıcı kıran.
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Kalemdir kılıcı çektiren, Kalemdir kılıcı kıran.
Bu yıpratıcı süreci doldururken bu günlerde elimde Cevat Akkanatın edebiyat hayat memat adlı denemelerden oluşan kitabı var. Kitap üç bölümden oluşuyor; Sanat Edebiyat , Edebiyat Hayat , Hayat Memat. Toplam 174 sayfadan oluşan bu eser, bazen kişisel, bazen toplumsal, bazen düşünsel, bazen edebi, bazen sanatsal eleştirilerden oluşan bir
Karaçay der bana tavsiyen var mı?
Bilmem, toklar aç halinden anlar mı?
Açlıktan küçüldü fakirin karnı,
Çare bulamadım, naçarım ustam.
Mutlulukla mutsuzluğun adları konmamış iken… Onlar, salt mutluluk ve mutsuzluluğun sarmaşıklığında, öylesine… Yani işte öylece… Naif su damlacığı, zarif kum taneciği, havanın görünmez bilinmez zerreciğinin de zerreciğiyken… Kadın salt İNSAN, erkek salt İNSAN iken…
Su desem yağmur olur. Toprak desem heyelan olur. Buna rağmen gözyaşlarımla dolarım da bir türlü ağlayamam. Ah sevgili bir ağlasam, bulutlar kupkuru kalır. Ah sevgili bir ağlasam, yüreğimden sellerle sürüklenirsin, heyelanlarımın altında kalırsın.
İnsanlar yıllarca bu telkinler nedeniyle Darwinizm’in bilim olduğunu zannettiler. Darwinizm’le mücadelenin de bilime açılmış bir savaş olduğunu düşündüler. Oysa Darwinizm’in ideolojisi, yukarıda da belirttiğim gibi, Allah’ın varlığını ve yaratışını inkar üzerine kurulmuştur ve savunulma amacı yalnızca Materyalizm’e bir dayanak sağlanmasıdır.
Havuz medyası özgür bir medya değildir. Velinimetlerinin emriyle tetikçilik yapan sözde gazetecilerin hem savcı, hem yargıç, hem de infaz memuru olduğu ve namuslu insanları linç etmek maksadıyla kullandıkları bir atış poligonudur
Geçen yüzyılın son çeyreğinden günümüze giderek hız kazanan sanal bir çağın içine sürükleniyoruz. Roma İmparatorluğunun Benhur’u, asil gladyatörler çağı yerini artık sanal gladyatörlere bıraktı.
Tavrım Merve Hanım’a değil. Yanlış anlaşılmasın. Hak ediyorsa mutlaka görev almalıdır. Ama o kadar konservatuvar ve sinemacılık mezunu becerikli gençler dururken, ve iş bekliyorlar iken neden Merve demekten de kendimi alamadım doğrusu.
O asker ocağında haksız yere yenilen sopalar, aile ortamında birbirlerinin kul haklarına giren ana, bacı, kardeş ve bilumum akrabalar, ticaret hayatında tahsil edemediğiniz alacaklar. Bunların hepsinin mutlaka bir hesabı var. Hem dünyada hem de ahirette... İyi ki de var, iyi ki de günü gelince hesabı sorulacak...
Endişem de bu,korkum da bu.
Planlarımızı yaparken bu soruyu da bir kenarda
tutalım. Çünkü bu bölge ,yani Ortadoğu her zaman
savaşların,çatışmaların merkezi olmuş.
Merhaba. At Sahibine Göre Kişner adlı yazımı yorumlarınıza sunuyorum.