Neslıcan
Bir yaşama sevincinin, bir yaşam mücadelesinin, biat ederek değil de savaşarak kaybetmenin, her ne olursa olsun hayatın yaşamaya değer bir güzellik olduğunun ismi oldu NESLİCAN..
"“Yarına bırakabileceğin işi, öbür gün de yapabilirsin.” — Mark Twain"
"“Yarına bırakabileceğin işi, öbür gün de yapabilirsin.” — Mark Twain"
Bir yaşama sevincinin, bir yaşam mücadelesinin, biat ederek değil de savaşarak kaybetmenin, her ne olursa olsun hayatın yaşamaya değer bir güzellik olduğunun ismi oldu NESLİCAN..
bu kadın, bu genç kız , kocasının kuzeninin tecavüzüne uğradıktan sonra kadın koğuşuna kapatıldı. Orada hamile olduğu anlaşılınca, ortaya işlenen suç çıktı. Polis Gülnaz’ı ve tecavüzcü akrabayı tutukladı. Afgan yasalarına göre “zorunlu zina” kapsamında Gülnaz 12 yıl hapse mahkum oldu. Ama tepkiler sayesinde affa uğradı. Dışarı çıktığında ise
Tarih tekerrür mü ediyor?
Dün:Bazı tarihçi ve sosyologlara göre Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş süreci 1853 yılında ortaya çıkan Kırım Savaşı ile başlamıştır.Bu savaşın nedeni de Ortadoğu ve Kudüs’ün yönetimidir.
TV reklamları bu ülkedeki psiko-sosyal bunalımın, hastalığın ve ruhsuzluğun çok açık bir göstergesi, adeta toplumdaki gidişatın, zavallılıkların, aczin, yenilginin, çürümenin ve kokuşmanın aynası olmuş. Ruhunu kaybeden toplumlar diğerleri karşısında başarılı olamaz, ruhsuz uluslar ezilmeye ve özgürlüklerini kaybetmeye mahkumdurlar.
Denizdeydim ve boğuluyordum. Sahil insan doluydu; ama kimse yoktu. Kimse yoktu haykırışlarımı duyan. Kimse yoktu yardımıma koşan. Su yuttum ama beni en çok kimsesizlik boğdu. Beni en çok sesimi duyaramamak yordu. Kulaç dolusu sevgi beslerken herkese, kulaçlarımın bir yükselip bir alçalmasını gören yoktu. Deniz beni boğarken acıya, beni
Bu şiddet sarmalı Kurtlar Vadisi denen saçma sapan dizi ile başladı... Mafya ve derin devlet ilişkileri ısıtılıp ısıtılıp millete izlettirildi... Senaryo yazarları ve oyuncular malı götürdü tabi ki... Bizim mafya ile yasa dışı işler ile ne alakamız olur ki? Şimdilerde reytingleri yerlerde sürünse de bir zaman bayıla bayıla
Bir bakarsın seninle olanlar, onlardan olmuştur.. Sen hala sen iken onlar çoktan adam olmuşlardır.....
Bulursanız siz de yazın. Yazın ki anlaşılsın gerçekler. Dünya duysun da başka bir oyuncak bulsunlar kendilerine.
Darwinistler, bir uçağın onlarca mühendis ve işçi tarafından yapıldığını ama daha kompleks yapıda ve CANLI olan bir kuşun ise rastlantılarla oluştuğunu söylerler...
Münafık matruşka gibidir. Baktığınızda üzerinde giysileri, cüsseli yapılı bir insan görürsünüz. Onun içinde boş, işe yaramaz kof bir kütük; daha içinde ise şeytan tarafından ele geçirilmiş bir ruh vardır.
Demek kan görünce dayanamıyorum sence. O kadar güçsüz sanıyorsun beni. Ah, senin kanını, beynini bir satır tahtası üstünde görmeyi ne kadar isterdim! Ne çok isterdim bütün o cinselliğin bir kan denizinde yüzsün. Tutup kafatasından içerdim, sonra ayaklarımı göğsünün içinde yıkar, yüreğini olduğu gibi kızartıp yerdim. Demek güçsüzmüşüm ben.
Oyun, bir yaz sıcağında Lefkoşa’dan tatil için köye giden bir ailenin içine düştüğü komik durumu ele alıyor. Köy yerindeki insanların dışarıdan gelen kişilere bakış açılarını değişik bir biçimde anlatıyor. Evde kalmış bir kızın durumu, annesinin onu mutlaka biriyle evlendirmek istemesi konu ediniyor.