Sıcak Eller Soğuk Ellere Uzansa...
Donduran soğuklarda ihtiyaç sahiplerine,sıcak bir el uzatsak diyorum.
"Roman yazmak, yalan söylemeye para ödenen tek meslektir." - Terry Pratchett"
"Roman yazmak, yalan söylemeye para ödenen tek meslektir." - Terry Pratchett"
Donduran soğuklarda ihtiyaç sahiplerine,sıcak bir el uzatsak diyorum.
Havada buğum buğum güneş ışıkları ve bahar kokusu var artık.
Ilgınların savruluşunu, dağ kekiklerinin sersemletici kokusunu duyar gibiyim şimdiden.
Yaz mevsiminin özlemi iliklerime kadar titretiyor, göz bebeklerim toprak kokusunu doya doya teneffüs etmek isteyen beynime inat ufuktaki dağlara kayıyor.
Sesli düşüncelerimin freni tutmuyordu. Eşimin gözlerinde ekili korkunun tohumları büyümekteydi. Evet, korku kültürü bizim evin içine de girmişti. Hükümetin amacı bizleri refaha sürüklemek olacakken korkuya sürüklemişti. Acı daha da büyüdü içimdeBirbiri ardı sıra koşan sözcükler, dudaklarımdan hızla dökülmekteydi.
Ayfer Tunç
Bizden talepleri değişti yeni nesil öğrencilerin:
Sınıfa dizüstü bilgisayarını getirmek isteyen
öğrencilerimizin karşısında,
bilgisayar çıktısı ödevleri kabul etmeyen bizler,ne
kadar direnebiliriz.?Direnmemiz doğru mu?
Bu yazı acının ilk yirmi dört saatinde samimiyetle tamamlanmıştır. Aradan geçen beş günde hiç bir ekleme çıkarma yapılmamış ancak sosyal acılarımızın ve kişisel samimiyetsizliklerimizin hikayesinde bir kez olsun yanılmak dileğiyle tarafımdan altıncı gün yayınlanmıştır. Yazıyla kendini ifade etmeye çalışanlar için ülkemizde bu gün kerli ferli yazarların bile başını
Görev yerine gelsin anlayışıyla ya da şu iş bir an önce bitsin düşüncesiyle yapılan,kotarılan,alelacele hazırlanmış programlardan ne bekliyordunuz ki...
Tiyatronun T'sinden habersiz insanları,ciddi bir sanat türü olan tiyatronun içine sokarsanız ne beklersiniz ki,
şahaser bir drama mı?
Demek ki hiç de öyle değilmiş. İçin için birtakım sıkıntılar varmış ki, gösteriler bir aydan fazladır sürüyormuş. Olgun ve mazbut görünen Tunus halkından bu denli büyük ve şiddetli bir hareket beklemeyen uluslar arası siyâset analistleri ve dünya medyası da pek uyanamamışlar ki, olayları nerdeyse son günde gündemlerine aldılar.
Türkiyenin aldığı askeri araç ve gereçleri ile PKKnın alabileceği askeri araç ve gereçleri kıyaslarsanız. Bir bölgedeki Milliyetçi Kürt Hareketinin gücüyle, Bu bölgeyi de içine alan kocaman bir devletin gücünün kıyaslanması söz konusudur. Amerika için Pazar önemlidir. Kime daha fazla ve karlı silah veya araç gereç satabiliyorsa başta onu
Türkiye’de medya denince nedense, İstanbul merkezli yayın yapan, gazeteler, televizyonlar akla gelir.
Oysa artık giderek güçlenen yerel medya İstanbul’dan yayın yapan ve “ulusal medya” olarak adlandırılan medya yapılanmasına karşı kafa tutmaya başlamıştır.
Belediye Yasasında Başkanlara tanınan yetkilerin yeniden gözden geçirilmesi, sınırlandırılması ya da
en aza indirilmesi gereklidir. Yazınsal basında gün be gün, bir Belediye Başkanının görevini kötüye kullandığı, yolsuzluğa karıştığı haberi ile karşılaşıyoruz. Bu konuda Belediye Meclisi üyelerine de büyük sorumluluklar düşmektedir.
Bu bağlamda AKP iktidarı, 12 Eylül rejimiyle hesaplaşmak bir yana, bizatihi bu rejimin siyasi sonucu ve varacağı son nokta olduğu için vazgeçilmesi kendileri için son derece zor bir siyasi zeminin üzerinde duruyorlar.12 Eylül rejiminin sivil yüzü ve uzantısı olan Özalizmin siyasal, kültürel ve ekonomik mirasının konjonktürün ve sosyolojinin
Bizi bizden aldılar, bir başka bizi yüklediler beynimize. Kararsız kalmayı huy edinmiş işletim sistemi yüklü bilgisayara format atar gibi, yeniden formatladılar beynimizi.
Bizi bizden alanlar mıydı suçlu? Yoksa koşulsuz teslimiyete açık olan bizler mi?
Daha mutlu değil miydik tek kanallı televizyon ya da radyo
Ercan Kesal