"Dünyanın sonu geliyorsa, hiç olmazsa iyi bir hikaye olsun. Yoksa kimse hatırlamaz." - Douglas Adams (kurgusal)"

Öykü > Başkaldırı

karamsar

Sır

Otele vardığında saat 6:20 idi. Kapıdaki vale koşarak arabanın yanına geldi, kapıyı açtı. Ahmet arabadan inerken yaklaşık bir saati olduğunu düşünüyordu. Lobide oda anahtarını uzatan adam Ahmete gülümseyerek ;
-Günaydın, harika bir sabah Ahmet bey. Yine çok dakiksiniz. Dedi.
Ahmet, yüklü bahşişle yıllardır ağzını

olumsuz

Sefaletin Batağında

Dün Cumartesi Pazarından alışverişimizi yaptıktan sonra, aldıklarımızı arabamızın bagajına yerleştirirken, arabamızın yanında genç bir kadın durdu. Bir eliyle üç yaşlarındaki çocuğunu elinden tutarken, koluyla bebeğine sarılmış, parmaklarıyla minik mavi r

olumsuz

Reddediyoruz!

Telefondaki alarmın sesiyle irkildi. El yordamıyla telefonu bulup alarmı kapattı. Yüzünü yorgandan dışarıya çıkardığında odanın soğukluğunu daha iyi hisseder oldu. Dönüp uyumak istiyordu ama servisi kaçırırsa işe yetişme şansı yoktu.

karamsar

Nokta

Benim var olduğum zaman dilimi içerisinde, insanlar yok oluyordu. Günahlar büyüyordu boy boy dünyanın dört bir tarafında. Yargısız infazlar diz boyu. Bencillik kara bir bulut gibi üstümüzde. Herkes kendi kuyruğunun derdinde. Kızgınlığım buna da olabilir..

üzgün

Puzzle - U

Hayat ardından ne getireceği belli olmayan bir serüvendir ve biz asla yalnız değilizdir...

üzgün

Gece ve Gözyaşlarım

bu yazıyı gecenin en geç,sabahın en erken saatinde yazdım.gözlerim gökyüzünün karanlığına bakarken,sanki dudaklarım kalbimle konuşuyordu ama ağlıyordu gözlerim,kalbim tarif edilemez acılarla inliyordu.....

heyecanlı

Savaşçının İntikamı

\- Etrafına baksana, iyi bak, çevrendeki altın çerçeveli evlerde camlar açık ve karanlıkta bir kenara çekilmiş olan, yarınlardan ümitsiz, hedeflerini, hayatlarının anlamlarını kaybetmiş insanları görmüyor musun?

olumlu

Morgun Son Delikanlısı

Ferhat KALENDER, yaklaşık sekiz yıldır Yolcu Dergisi’nin editörlüğünü yürütüyor. Kendisini “söz dergisi” olarak tanımlayan derginin aksatılmadan yürütülmesinde bir hayli çaba gösterdiğini bildiğimiz yazar, bu kez dergide yayınlanan ve yayınlanmadığı deneme ve öykülerinden oluşan bir kitapla karşımıza çıktı. Yolcu Dergisi Yayınları’nın bu ikinci kitabı. Daha önce Sıdık Akbayır’ın “Ebebiyat

karamsar

Kararan Geceler

Her şeyin bu kadar ucuz olduğunu ancak o gün başıma gelenlerden anladım.Aydınlık gecelermin nasıl da çok kısa bir zamanda karardığını ancak o gün gördüm.Küçücük umutların koca bir yaşamı saracak kadar büyüdüğünü an an yaşamıştım. Derken, yıldızlar sıradanlaştı, Geceler tekrar eski duyarsızlığına soyundu. Çevremdeki herşey nasıl da birden öyle

üzgün

Cahil

İnsanlar korkularını karıştırdılar. Tepe gözlerden, gul yabanilerden sonra arıdan, sinekten korkmaya başladılar. İlginçtir, insandan korkmaya başladılar. Haddini bilmek ne kadar güzel...

Başa Dön