Bunları Biliyorsunuz
\- Doğal olarak, çalışa çalışa, sınavları aşa aşa bir mevkiye gelenlerin halka hizmet ettiğini; torpille, haksızlık yaparak gelenlerin halktan hizmet beklediğini
"Yazmak, aslında ölüyü diriltmek gibidir; sadece herkesin bir kez daha katil olmasını sağlamak için." – Kurt Vonnegut"
"Yazmak, aslında ölüyü diriltmek gibidir; sadece herkesin bir kez daha katil olmasını sağlamak için." – Kurt Vonnegut"
\- Doğal olarak, çalışa çalışa, sınavları aşa aşa bir mevkiye gelenlerin halka hizmet ettiğini; torpille, haksızlık yaparak gelenlerin halktan hizmet beklediğini
Hadi oğlum üzme babanı. Seni çok seviyorum biliyorsun. Aman derslerine dikkat et çok çalış, oku sonra büyük adam ol. Her şeyi senin geleceğin için yapıyorum. Sonra senin de bir oğlun olacak biliyorsun değil mi? Üstelik aynı bana benzeyecek. Tamam mı canım oğlum. Benden sakın utanma. Baban hırsız diye
Sen yatağın en dip köşesine büzülmüş öylece yatıyorken ve benim varlığım seni bu derece ilgilendirmezken, ruhumun anaforları sol yanımı burkuyordu.
‘Ben kimim ki’ lere dönüştürelim mi? İçimiz de var olan yalnızlığımızı da önce ailemize bağlanarak, sonrada; insanın kendi özüne yabancılaşmasını sağlayan bu düzenin insanları olarak, iyi bir insan olma özelliğini yaşamın her alanında uygulayan bireylerin yaşadığı bir ülke yaratalım mı? Ha! ne dersiniz?
Oğlum işte diğer yaşıtları gibi...Şeytan gibi kerata, ara sıra severim...On ikisine basmak üzere...Erkek çocuğu olduğu için haliyle biraz da şımarttık sayılır.Her baba gibi bazen bende "hadi oğlum şu pipini bir göstersene, bakalım büyümüş mü" derim...
Ben henüz 22 yaşındaydım. Üniversiteyi yeni bitirmiş ve yaşamın içinde henüz yeni yerimi almıştım. Kuzenim benden 2 yaş küçük ve çok güzel bir yüzü vardı.
Çocukluğunda geçirmiş olduğu çocuk felci onun iskelet sistemini felç etmişti.
Herkes, her şeyi eleştirir. Dün komünistlerdi yerden yere vurulanlar, bugün paralel denilenler. Temelde eleştirilerin asıl amacı kişi ya da toplumların kendi pisliklerini kamufle etme çabasıdır. Ortada kötü olan varsa o da kirli kozmik enerjinin formatladığı insan denen karanlık genetik yapıdır. Yanlış olan, bu günahkar yapıyı organize eden aklın
‘Bana bir masal anlat banker amca içinde kaybedenler olsun’ diyen çocukların sözüne karşılık; Banker amcada anlatmaya başladı.
"Size tavsiyem öykülerinizi Arapçaya çevirtin. Tanıdık bir tercüman arkadaşım var.Sultanahmet civarında halı satar. İsterseniz kartını size verebilirim. Şimdilerde Araplar bizim öyküleri, romanları okuyor. Başka da bir şansınız olduğunu zannetmiyorum. Bu Allahın belası ülkede sizi de kimse okumaz." dediğinde Rıfkıyla şok geçirdik
Buzul çağı tekrar gelirse dünyamıza sebebi sensin ey insan evladı
Önce gönüllerimizi bir etti. Ardından arkamıza da geçti. Tevekkeli değil, adam iyiden iyiye bozmuş niyeti. Burası belli, belli olmasına da ben paçamı nasıl kurtaracağım ondan emim değilim. Doğrusunu isterseniz vitrinde yazan yüzde yetmiş indirim yazısına da inanmıyordum. Öyle ya herif aklını peynir ekmekle yemedi ya, karsız satsın.
Bir mektup, kimden geldiği ya da adresi belli olmayan ... Ve o mektupta bir kart postal, İstanbulun büyülü silüetini anlatan ... Aynı zamanda bir de randevu saati yazan ...
Bir zamanlar bir Tv dizisi vardı insanlar o kadar mutluydu ki yüzlerindeki maskenin sadece makyajdan ibaret olmadığı yapmacıklık objeleri gibi dolanıyorlardı...
Köprüyü geçinceye kadar herkese dayı demeyi öğren. İçine atladığın yapının lideri konumunda olan adamın gözüne girmeye bak! Bu kural işin, olmazsa olmazıdır… Var sayalım ki, o adam sana “ Bir adım öne çık ve nefesini tut! ” dedi. Ne yapman gerektiğini biliyor musun? Hiç duraksamadan bir adım öne
Çok geçmedi bu hal üzerinden. Belki beş, belki de on dakika... Yirmi metre ileride, Bereket fırınının hemen önünde iki adamın bağrışmaları kulağıma çarptı. Yanlarında bordo renkli bir araç vardı. Bir kişi de aracın içinden bir şeyler söylüyordu onlara. Bağrışmaların şiddeti de gittikçe artıyordu.