Çirroka Kolé/keçi Masalı
Erdal GEÇER/çirroka kolé&keçi masalı
(koçgiri halk hikayesi)
kürtçe-türkçe çeviri
kaynak kişi:zekiye geçer
"“İnsanın iktidara karşı mücadelesi, belleğin unutmaya karşı mücadelesidir.” — Milan Kundera"
"“İnsanın iktidara karşı mücadelesi, belleğin unutmaya karşı mücadelesidir.” — Milan Kundera"
Erdal GEÇER/çirroka kolé&keçi masalı
(koçgiri halk hikayesi)
kürtçe-türkçe çeviri
kaynak kişi:zekiye geçer
Neden eylül giyer ki ayrılığın hükmünü, haziran, temmuz, ağustos dururken ...
Tan vakti, Meryem'in iç dünyasına açılan bir pencere. Islak kaldırımlar ve sokak lambaları arasında, genç kadın alışkanlıkla namazını kılarken içindeki boşlukla yüzleşiyor. Gözaltı morluklarında saklı uykusuz geceler, dudaklarından dökülen anlamsız kelimeler... Nesillerdir aktarılan bir ritüelin içinde kaybolan ruh, müziksiz bir şarkı gibi yankılanıyor sabahın sessizliğinde.
-Ulan yalancı piç, kim görmüş ulan beni? Nataşaların peşinde gezmişim. En kıralı elli dolar bunun. İstesem kırkını birden satın alırım. Tamam, Rus kızları benim dükkâna geldiler. Edebimizle, adabımızla esnaflığımızı yaptık. Gömlek, çamaşır falan, birkaç gıldır gıcık alıp gittiler. Kızlarla bir işim olsa birine takılırım. Üçünü birden ne yapayım
Medine'nin dar sokaklarında yaşlı Umm Selim, eski tanıdığı Ebu Raşid'in ölüm haberini alır. Aynı mahallede büyüyen bu iki insan arasında zamanla derin bir ayrılık oluşmuştur. Ebu Raşid önce yeni dine ilgi göstermiş, sonra uzaklaşıp münafıkların arasına katılmıştır. Umm Selim, yıllar sonra bu karmaşık ilişkiyi ve Ebu Raşid'in hayat
eğitimci yazar hasan tülüceoğlu'ndan anlatım harikası okul günleri öyküsü
Bu bir hikaye denemesi.Yazar başından geçmiş bir olayı anlatıyor.Bir çeşit anı da diyebiliriz bu yazıya.Bir kediyle, bir insanın duygusal diyalogları.Evet yanlış duymadınız diyalogları..Sanıldığının aksine kediler de konuşur biliyor musunuz?
Üç ay sonra tetkikler yeniden yapılacak ve beni kurtaran Dr. Süleyman Özer Beye ne kadar teşekkür etsem azdı. O şimdiye kadar bine yakın aynı ameliyatı başarıyla gerçekleştirmiş ve benimkinde de elini çabuk tutmuştu. Kanseri başındayken yakalayıp, kurtulmuştum. Ama içimde olan bir kuşku da vardı:
Ya, kanser
Türk Milleti olarak artık uzaydaki yerimizi almamız
gerektiğini düşünüyorum.Teknolojik gelişmimizi
ve evrimimizi tamamladık.Uzay bir gelişmişlik göstergesidir ben de bu nedenle uzaya gönderilen bir
Türk Pilot Subay'ın hikayesini anlattım.