Öykü > Sevgi ve Arkadaşlık
Belki Ararsın
Bizim kaynaştığımızı gören Christian bira bardağını banka vurarak, "Bir bira daha", diyor. "Daha kibar olabilirsin", diyorum. Bana yanıt vermeden Murat'a dönüyor. "Demek sen şairsin ha! İnanmam, bedevilerin dilinde şiir yazacak kadar sözcük olamaz!" diyerek, kahkahayı basıyor. Bira bardağını önüne koyarken; "Kapa çeneni. Gülünç duruma düşüyorsun!" diyorum. Hırsla birayı
İçimizdeki Sevgi Pınarı 3
Koca koca kirpikler,iki de bir açılıp kapanırken,şiddetli titremeler sarıyordu ufacık bedenlerini…
Ölüme Dalış
Genç kız sildi gözlerindeki yaşları cebinden çıkarttığı siyah kumaştan mendiliyle…İskelenin ucuna yürüdü,bir demet papatya attı denize.Aldı çantasını ve gözyaşlarını,beraber yürümeye koyuldular hiçbir yere…
Üç Mum
Yağmurun sesi ile açtı gözlerini. “Yine yağıyor” diye düşündü, hem de hiçbir varlığın yaşayacaklarına aldırmadan ve herhangi bir rahatsızlık duymadan akıyordu.
İçimizdeki Sevgi Pınarı 1
Ardından, ’Uykun geldiyse,hadi geri dönelim’ dedi gözleri uykusuzluktan kapanan iri arkadaşına. Tombul solucan:‘Evet,çok uykum var.Hadi gidelim.Şu yeni gelen ailenin çaresine daha sonra bakarız artık!’ diye cevap verdi.
İki Dünya...
Bir ara Selim tüm cesaretini topladı ve Filizin gözlerinin içine baktı. Filiz, Selimin kendine baktığını fark etmişti. Başını kaldırdı bir an baktı ve gözlerini kaçırdı. Selimin zaten az olan cesareti iyiden iyiye kırıldı. Filiz gitmek için ayağa kalktı. Selim peşinden yolcu etmek için gitti. Tam kapıdan çıkarken Filiz
Yalnız Kadın
Orta yaşta olmasına rağmen hala erkeklerin başını döndürecek kadar güzel, fakat yapayalnızdı. Onurundan, kişiliğinden taviz vermeden yaşamaya kararlı bir kadının içine düştüğü yalnızlıkların her türünü yaşamıştı. Ne kadar çok erkek tanımıştı; düzeyli, düzeysiz, maskeli maskesiz...
İçimizdeki Sevgi Pınarı 2
...Ve Esin, gözlerinde uzun zamandır görmediği ailesini yeni bulmuş birinin pırıltısıyla onlara katıldı:’Hoş geldin anne,baba,Emre…Hepiniz hoş geldiniz.’
Komşumuz Muharrem Dayı
Savaş nedeniyle yokluğun ve kıtlığın en yoğun olduğu yıllardı. Tarım Bakanının yaş kesenin başını keserim diye bir genelgesi yayımlanmıştı
İçinden bir isim tut
Bu yazı yaşadıklarımdan, yazdıklarımdan, havadan, sudan okuduklarımdan kısacası yaşamdan etkilenerek yazılmıştır.
(Mart - Nisan 2002'de yayınlanan ve sonradan okuyuculardan aldığım eleştiriler doğrultusunda okuduğum \*Fahrettin Çiloğlu'nun \*Nisan adlı h
Göz Yaşların Çayıma Şeker
Bakın şu gelen kara buluta
Rüzgardan pelerini ve bohçasında karla
Ciçekler ızdırapta, ağaçlar yasta
Kanla karışık göz yaşı var yine havada
Bakın dalgaların öpüp öpüp kaçtığı şu kayalıklara
Ak Gönül
O, insanları ayırım yapmadan severdi. Hele de onlar böylesine çaresiz ve yalnızsalar... Gönül tamburasının telleri öyle delicesine çalardı ki, saçının tellerinden, ayak parmaklarına kadar nağmelerini hissederdi. İşte bu nağmeler ve duygu yükünün taşıdığı sevgi seli onu yaşama bağlıyordu.--------------------
Sibiryanın o uçsuz bucaksız steplerinde dünyaya geldiklerinde, nerede
ilk hayatımda oldugu gibi ikinci hayatımdaki dostuma
hayatınızda hic candostunuz oldumu ,cıkarsız ,safca dosluk yaşdınızmı önemini birbilseniz.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20







