Gizemli Oyun - Oyun Devam Ediyor -
Önlerinde beş kişi duruyordu. Hangisinin, yanlarında taşıdıkları cesedi öldürdüğünü bulacaklardı. ( Yeşim beş kişinin de erkek olduğuna ve cesedin de kadın olduğuna dikkat etmişti )
"Zaman, en iyi yazarın bile son teslim tarihini kaçırdığı bir editör gibidir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
"Zaman, en iyi yazarın bile son teslim tarihini kaçırdığı bir editör gibidir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
Önlerinde beş kişi duruyordu. Hangisinin, yanlarında taşıdıkları cesedi öldürdüğünü bulacaklardı. ( Yeşim beş kişinin de erkek olduğuna ve cesedin de kadın olduğuna dikkat etmişti )
Ormanla bakıştık bir süre. Ondan da bir ses çıkmadı, üzerime yırtıcı hayvanlar göndermedi, ya da uysal hayvanlar. Ben de ona saldırmadım, bir baltam yoktu ama yine de saldırmadım, bir baltam olsaydı da saldırmazdım. Belki sırf halim yok diye, belki hala yaşarken yalnız kalmamama giden tek seçeneği parçalamamak için
kansere vermiş yarısını yüreğinin...o yerde kalmış bir yana yatık bir şilep gibi...dostumdu benim...hafızama notlar düşen ender insanlardan biriydi... ama insandı...
Bu yazı yaşadıklarımdan, yazdıklarımdan, havadan, sudan okuduklarımdan kısacası yaşamdan etkilenerek yazılmıştır.
(Mart - Nisan 2002'de yayınlanan ve sonradan okuyuculardan aldığım eleştiriler doğrultusunda okuduğum \*Fahrettin Çiloğlu'nun \*Nisan adlı h
Birer birer gittiler yaşamımdan . Herbiri ayrı bir yaraydı , her biri ayrı bir yaşanmışlık, güzel ve çirkindiler , umutları , umutsuzlukları vardı , sevadaları vardı , en önemlisi insandılar , insan olmayı ve insanları seviyorlardı . Ben onları öylece sev
Taşlar benim için cinayetlerin gizli ipuçları, mutlulukların gizli yansımalarıydı. Hayatın kimselerce bilinmez sırları, tarihin tanıklarıydı... Sıradanlığın içindeki başkalıktı...Ve kemancının hatırasıydı.
Birer birer gittiler yaşamımdan . Herbiri ayrı bir yaraydı , her biri ayrı bir yaşanmışlık, güzel ve çirkindiler , umutları , umutsuzlukları vardı , sevadaları vardı , en önemlisi insandılar , insan olmayı ve insanları seviyorlardı . Ben onları öylece sev
Savaş nedeniyle yokluğun ve kıtlığın en yoğun olduğu yıllardı. Tarım Bakanının yaş kesenin başını keserim diye bir genelgesi yayımlanmıştı
AŞK YA DA VATAN
“Bir yüce sevdadır içimde, adı Türkiye’m,
Kalbime nakşolmuş asla vazgeçemem,
Kahrolup, dönmemi bekleme annem,
Kutsalıma el uzatanı yok etmeden gelemem.”
Meryem çevresine güzelliği ve ahlakıyla nam salmış, on sekizine yeni girmiş genç bir kızdı. Atalarının Kafkas kökenli olması ona ayrı bir zarafet ve güzellik vermişti. Çevre köylerde güzelliği ve ahlakının üstünlüğünü bilmeyen yoktu. Adeta dillere destan olmuştu.
Hayatı yaşayın ve yaşadığınız hergün için Allah'a şükredin!Çünkü hayat herşeye rağmen güzel...
Mickey, seni bu hale getiren kişi acaba sendeki yaşama tutkusunu bilseydi ve de daha öncesinde çarpmadan sonra gözbebeklerine bakabilecek cesareti bulabilseydi???Dünyanın yalnızca insana ait bir yer olamayacağını kavrasaydı???
Zülfü Livaneli