Cimrilik
Kısa ve öz ifadesiyle cimri bir insanın cimri olduğunu fark etmemek gibi kısır bir döngüden kurtulması ile başlaması gerekir.
"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"
"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"
Kısa ve öz ifadesiyle cimri bir insanın cimri olduğunu fark etmemek gibi kısır bir döngüden kurtulması ile başlaması gerekir.
Doğduğumuz andan itibaren bedenimizde var olan eksiklikler, kusurlar, hayatımız boyunca yaşadığımız olumsuz olaylar, istemediğimiz ve şikâyet ettiğimiz her şey aslında Allah’ın bizler için yarattığı görüntülerdir. Bu görüntüler, dünya hayatına verdiğimiz öneme ve önceliğe göre bize etki eder.
Ne büyük bir imtihandı Hz. İbrahim’inki… Hangi birimiz bu sınavdan onun kadar rahat ve başarıyla çıkabilirdik. Verdiğimiz sözü çabucak unuturduk. Fakat o unutmadı, Allah için en değerli varlığına bıçağı dayadı. Allah da onu mükâfatlandırdı. Bizler de o hadiseden sonra kurbanı bir adanmışlık ve teslimiyet ruhu içerisinde sembolik olarak
— Peki, ne’ymiş bakiim bahsettikleri?
— O, gördüğüm kadarıyla konuyu açıklayabilmek için birbirinden farklı iki makale yazdı. İlki, düşüncelerini istediği şekilde anlatmaya yetmediği için ikincisini denedi.
— Eee, ikisi arasında ne gibi bir fark oluştu?
— Bence hiç. Aslında ilkinde ağlıyor gibiydi
Hayat, içsel karmaşalar ve dış arayışlar arasında bir yolculuktur. Gerçek huzur, dünyevi meşgalelerden değil, insanın Yaratan'ına yakınlığından doğar. Zariyat Suresi'ndeki "Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri dışında yaratmadım" ayeti, varlığımızın asıl amacını hatırlatır. İçimizdeki fırtınalar, ancak Allah'a olan kullukla dinebilir. Gerçek mutluluk, içimizde saklı olan ilahi bağlantıda
Ramazan ayıyla beraber hayatımızın ibresi maneviyatı gösterir. Bir aylık da olsa şahsî hayatımızda ve çevremizde manevî bir seferberlik ilan edilir. Başka günlerde gündemimizde olmayan İslam, bu ayda deyim yerindeyse gündemimize oturur. Oysa gerçek Müslüman her zaman teyakkuz halinde olur. O her an ölebileceğini düşünerek maneviyatını takviye ve ikmal
Kuran’ı Kerim, insanlar için bir yaşam rehberidir. Yüce Rabbimizin en güzel ahlakı bildirdiği Kuran’ı okumak ve emir ve yasaklarını titizlikle uygulamak her Müslüman’ın görevidir. ‘Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir Kitap'tır.’ (Bakara Suresi, 2)
Affan’ın oğlu Osman’ın “Duruşu” ile anlattığı bizim “söz” ile anlattıklarımızdan daha derin bir “tesir”
bırakıyorsa o zaman “söz”ü artık “Yürek”’e bırakmanın zamanı gelmiştir!..
Önce “Yürek”te yaşamak gerekir…
Biliyor musunuz bu günlerde bir mahzunluk çöktü üstüme...
Arzı mekân kan ağlıyor.
Yeryüzünün taltif edilen, en şerefli insanları çaresiz, kalb tekliyor, zihinler havale geçiriyor...
Torun dedesine sorar: “dede insan ömrü ne kadar?” dede cevap verir. “bir ezanla bir namaz arası.” Torun bir anlam veremez dedesinin cevabına “nasıl yani?” der. Dede açıklar: “bak yavrum, insan doğunca ilk iş kulağına ezan okunur, ölünce de son iş olarak ona namaz kılınır, işte insanın ömrü bu
Hayatın en saf, en berrak, en temiz ve en güzel yüzüdür çocuklar… Onların duygu ve düşüncelerinde riya ve çirkeflik bulamazsınız. Onlarda en ufak art niyet ve önyargı da yoktur. Karşılıksız severler ve bağlılıkları uzun sürer. İlişkilerinde çıkar gözetmezler. Hayal dünyaları çok geniştir çocukların… Yeter ki siz hayallerine kota
Kuran’ı Kerim, insanlar için bir yaşam rehberidir. Yüce Rabbimizin en güzel ahlakı bildirdiği Kuran’ı okumak ve emir ve yasaklarını titizlikle uygulamak her Müslüman’ın görevidir. ‘Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir Kitap'tır.’ (Bakara Suresi, 2)
Ben de yağmuru izleyip, baharı gördükten sonra yağmurdan alıyorum dersimi. Yazık bana yağmur kadar olamadım, akıtıp ta gözyaşlarımı içime, kalbimdeki günah kirlerini yıkayamadım. Nasıl ki her bir yağmur damlasını melekler indiriyorsa yeryüzüne, her bir tövbe gözyaşına da meleklerin dualarının da katıldığını hesabedip; temizleyemedim kalbimdeki lekeleri.
Sezgisel yaklaşımla ilgili olarak âcizane kanaatim şudur; Yukarıda nasıl akılcılığı kendi döneminden bağımsız bir şekilde ele alarak değerlendirmeye çalışmışsam, sezgisel yaklaşımı da güncelliğinden ayrı görmem gerekecek. Aksi halde İhvanı safa ekolü ve Asya ile Mısır mistisizminin özelliklerine değinmeliyim ki bu da oldukça zamanımı alır.
Yukarıda kısmen
Allah, hayatı da ölümü de biz canlılar için var etmiştir. Zira insan, melek, cin, hayvan ya da bitki, hepsi ölüme mahkûmdur. Yani her canlı bir gün mutlaka ölüm gerçeği ile karşılaşacaktır. Ölüm meleği olan Azrail bile elbet bir gün ölecektir. Hayatta kalan sadece bütün varlıkların tek ve hakiki
İnsanın dünyevi başarı ve mutluluk arayışının geçiciliğini, gerçek huzurun Allah'ın rızasında olduğunu ve ahiret hayatının önemini Âl-i İmrân Suresi'nden bir ayetle açıklayan düşündürücü bir metin.
Arz, dünya dediğimiz yerkürenin tamamına verilen isimdir. Yani dağlar, denizler, gökyüzü, yeryüzü, kara parçaları, okyanuslar dünya çevresindeki atmosfer vb. bunların hepsine arz denilmektedir. İşte bu arz diye isimlendirdiğimiz bölgede meydana gelen olağan üstü olaylara ise dabbe’tül arz diyoruz.
Beni de bir Alevi baba olarak kabul edin.
Gündüzleri beli bükülene kadar çalışan, evine ekmek götürmeye uğraşan, elleri nasırlı Alevi bir baba….
Kur'an-ı Kerim'in insanın acılarını anlamlandırma ve huzura ulaşma konusundaki rehberliğini ele alan bu metin, yaşadığımız zorlukların Allah'ın kontrolünde olduğunu ve kimseye taşıyamayacağı yükün verilmediğini vurgulayarak, gerçek huzurun Allah'a güvenmekle mümkün olduğunu anlatıyor.
Fakir Baykurt