Alaçam'da bir sabah
İzmir bunaltıcı bir yaz sabahına hazırlanırken, biz 300 kilometre ötedeki zirvede kış mevsimini yaşıyor gibiyiz
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
İzmir bunaltıcı bir yaz sabahına hazırlanırken, biz 300 kilometre ötedeki zirvede kış mevsimini yaşıyor gibiyiz
Tarihin verdigi cok aci bazi dersler olabiliyor. Bu en aci derslerden biri, sadece sakkada sukkada kilic sallamakla bir yere kadar gidilebilecegi, bundan sonra ise cokusun kacinilmaz oldugu gercegi. Bizler kilic sallayip, bir takim askeri nizamlari tatbik etmeye, cogu yarar saglamayan tartismalarla birbirimizi girtlaklamaya devam ederken, eloglu bazi pis
Toroslarda bir gezi anında düşünceler. Geçmiş ve gelecek arasında bağlantı.
sözlerim anlamsız gelebilir.ya da düşüncelerim var olanı yaşarım ve yaşatırım ben..
Aşk fısıldamaları var şu anda burada. İnsanlar sessiz ve düşünceli yürüyorlar. Endişelerin olmadığı zaman bu. Sadece gözükmek için çabalayan ay, bulutların gücü ve yağmurun sesi var. Denize düşmek için büyük bir çaba harcıyor yağmur
Su tanrısı Phorcys hüzünle bakıyor geçmişe, su perileri artık adlarının bir anlam taşımadığını düşünüyor, güzelliklerini gördükleri su akmıyor... Apollonun çaldığı üç telli lirin sesi eşliğinde gürül gürül akan nehirlerin sesi yok artık, nehir yatakları kurumuş, akıntıya karşı yüzen sazanlar yüzemiyor bile... Göller kurudu, gözyaşları kurudu...
Şimdi evimiz taş toprak yığını. İçindeki hatıralar ise yapılan yolun altında kaldı.
Yunus! Bu sözcük bile onları çileden çıkarmaya yeterliydi.
/
Böylece demek istediler ki:
-Ey insanlar, bu olaydan ders alın. Balığın dostuna gösterdiği bağlılığı, siz de birbirinize gösterin...