Hiçlik Gözde Değil Bu Aralar
Beyin planladığı intiharlardan sağ çıkmayı nasıl başarıyorsa. yüreğinde diplere çakılması olası...
"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"
"İyi kitapların sonu yoktur. — R. D. Cumming"
Beyin planladığı intiharlardan sağ çıkmayı nasıl başarıyorsa. yüreğinde diplere çakılması olası...
Şiiri öne çıkarışımın birinci nedeni, ülkemizde çok üretilmekte oluşudur. Tuvalet kapılarına, duvarlarına kadar sözüm ona şiir götürmüş bir milletiz. Başka ülkelerde böyle bir şey var mı, bilmem. Üzülelim mi, sevinelim mi?...Doğrusu kararsızım.
VTV'ye ilk kez konuk oluyordum ancak heyacanlı değildim. Zira bu benim ilk televizyon programa katılışım değildi. Ulusal olarak; ilk konuk olduğum televizyon Hilal Tv. idi. Sonra Uluslararası, Katar'dan, El-Cezire'den tut İran televizyonuna kadar röportajlar verdiğim olmuştu. Kaldı ki, iyi-kötü yine Malatyamızda yayın yapmakta olan yerel televizyonlarından Kanal Malatya'da
İnsan kendisiyle konuşmaya başladığında kimseyi duyamayacak kadar yalnızlaşır.
Belki bir bakışın bir tokat gibi yüzüme çarpıyor kuşatılmış gençliğinden, geçmişte bıraktığım gençliğime. Yalan olmaz aşkta. Karanlık fısıldadı aslında yaralı ardında bıraktığı kadını. Sırt çantasına yükledi tüm cümlelerini, koyuldu gitmeye kaldırım taşlı yoldan, kuralsız yaşamın sınır tanımaz geleceğine. Teşekkür ederim geleceğim. Bir gün hüküm giyen bir adaletle, kayıp
Şehirlerin de kapıları vardır, hanelerin de ,mahpushanelerin de . Kiminin yüzüne kapanır kapılar, kiminin üstüne. Yıllar geçer açılması için bir daha. Kapılar vardır eşikleri kutlu. O kapıdan içeriye adım atabilenlere ne mutlu…
Gitme,
çok ağlarım ben, gözlerim hep nem nem.
Gitmeyelim, bırak toplamayı aşkın valizini,
boşaltalım geri, ne varsa ceplerimizde.
Konuş ne olur,
Büyük bir kesimde yaygın olan çarpık anlayışa göre dini, yalnızca yaşlılar, belli günlerde mevlût okuyan hocalar, köşesinde oturup tesbih çeken ya da Yasin Suresi’ni okuyan nine ve dedeler yaşar. Gençler öncelikle dünya zevklerinden yararlanmalıdırlar; ileride isterlerse ibadetlerini yapabilirler.
Bir de şu kan düşmeseydi yeryüzüne bu bayramda...Bir de ağlamasaydı çocukları savaşın ne güzel olurdu...Bir de şehit evi sızılar dillenmeseydi ana yüreklerinde...
Ahirette zor durumda kalma olasılığına karşı, kendilerince çok akıllıca olduğunu zannettikleri bir rahatlama yolu bulmuşlardır. Bu, “nasılsa Allah affedecek" mantığıdır ve böyle düşünerek vicdanlarının sesini bastırmaya çalışırlar.
Düşlerimden topladım tüm silahlarımı ve bir gece yarısı vurdum beni.
İşte gidiyorum çeşmi siyahım!
Bu sazın kopmayan son teliyle çalıyorum türkümüzü! Kentin sınırlarını kanatıyor, pır pır atan yüreğim ayrılığın ilk sancısıyla!
Rakı bardağım sakin ve umursamaz, o üzgün ve sarhoş, benim ise kendime bakmaya cesaretim bile yok. Bu kadar kısa sürede işlerin bu kadar kötü gidebileceğini ne ben, ne o, ne de rakı bardaklarımız beklemiyorduk. Buna kısaca tüm aile de diyebiliriz.