Nerede Kalmıştık?
ben, sen giderken ardında bıraktığın yanlızlıkları topluyorum teker teker
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"
ben, sen giderken ardında bıraktığın yanlızlıkları topluyorum teker teker
Bir şarkıdan yola çıkıp buraya geldim bu gece... Kendimden, sevgiden , aşkdan, geceden çok uzaklardayım. Kaçtığım gece mi ,aşk mı , sevgi mi, yoksa ben miyim ?

"Dün sabah, bir yol üstü pastanesinde çay içerken, pastanelere özgü o güzel koku kokteylinin de etkisiyle kendimi hayli keyifli hissedip, ikinci çayın yanına bir büyük ekler isteme hovardalığında bulundum."
Boş salonda, denize dönük bir sandalye çekti. O’ndan mümkün olduğunca uzakta... Kokusunu duyamayacağı bir yeri seçti... Hepsi geçecekti... Son sözcükler, son bakışlar. Sonra hepsi bitecekti.
Şimdiye dek söylenen bütün sözleri, yazılan bütün yazıları, yapılan bütün besteleri kendine sandın değil mi?
Biraz otobiyografiye benzedi ama olsun siz iyi davranın bu yazıya.
Gün gelip de, kavrayışını engelleyen kabuğu sıyırıp atarsa zeka, o gün Tanrı olacaktır.
ölüp ölüp dirilmeden
hergün bin kez gerilmeden
yokluğa kanat germeden
imkansız yolar aşılmaz...
diyor murat göğebakan abimiz
martıların gözlerinden dinledim
istanbulun boğazı yanmış
yıldızlar şahitlik etmiş güya suçlu benmişim
yemin olsun can gözlerimden süzülen bu şehre
ben yüreğimi içirmedim..