Dilaver Cebeci
Şairlik yolu güç yoldur, taliplisinden hayatını ister, her babayiğit o yükün altına giremez, heveslisi çok, gerçeği kuyrukluyıldız gibi azdır; bu azlardan birisi de bu ülkede yaşamış Dilaver Cebecidir!
"“Okur, bir aptal olduğunu varsayalım; bir de milletvekili olduğunu… Ama kendimi tekrarlıyorum.” — Mark Twain"
"“Okur, bir aptal olduğunu varsayalım; bir de milletvekili olduğunu… Ama kendimi tekrarlıyorum.” — Mark Twain"
Şairlik yolu güç yoldur, taliplisinden hayatını ister, her babayiğit o yükün altına giremez, heveslisi çok, gerçeği kuyrukluyıldız gibi azdır; bu azlardan birisi de bu ülkede yaşamış Dilaver Cebecidir!
-İyi yargıç yetştiremeyen milletler; iyi, kalıcı devlet de kuramazlar.\*-Zaman ne ileriye gider, ne de geriye. \*-Krala imrenen dilenci çoktur, ama inanın dilenciye imrenen kral da vardır.
Ben en çok kalemimi kaybettim dünyada. Kim bulduysa, cümlelerimin tekrarını yazamadı. Ben en çok kağıdımı kaybettim dünyada, kim bulduysa buruşturup attı bir kenara. Ben en çok aklımı kaybettim dünyada. Kim beni bulduysa, hiç acımadı bana. Ya bir tutanakla kayıt altına alındım; kendimi bile hatırlamadığım anlarda.
Erdoğan’ın izini süren hain pilotlar da iz süremediler!..
Tasalanma Sayın Cumhurbaşkanım/tasalanma ey reis, Allah bizimledir, Allah seninledir!…
İzini sürmek için peşine düşenler Süraka gibi bile olamayacaklardır. Süraka ki, eman diledi, sonra uyandı, yaptıklarından dolayı tövbe etti, bu hain pilotlar tarih boyunca hep lanetle anılacaklardır.
Unutmak istediklerim bir yana, hatırlayamadıklarım beynime saplanmış kocaman bir soru işareti. Sahi, yaşanmış olanlar neydi?
Münafıklar, kimi zaman müminlerin felaket haberlerini dışarıdan beklerler. Müslümanlara yapılacak bir saldırı, bir hakaret, bir oyunu sadece uzaktan izler; dışarıda oldukları için de kendilerini güvende görürler. Müslümanlar, o göğüs göğüse mücadelede galip geldiğinde haset ederler ancak Müslümanlara bir saldırı olduğunda haz alır, “Allah bizi korudu” derler.
Önce “Auto”nun ne olduğuna bakalım.
Türkçede fiil olarak kullanıldığında; “otomobille gezmek, araba ile gezmek” manalarına gelir. İsim olarak kullanıldığında; “otomobil, oto, araba” gibi manaları çağrıştırır.
“Auto”, ön kelime olarak kullanıldığında ise; “kendi kendine, kendi, oto” anlamına gelmektedir.
Yani anlayacağınız “ecnebi” bir kelimedir
Zamana ibrişimle işlenmiş bir nakıştır bir bardak çay. Buğusu, naz yurdundan efsane bulutlar tarafından armağan olarak getirilmiştir gözlere. Berrak ve aydınlıktır çayın sureti. Tebessümü, gül misalin gamzesinden esintidir yaz günlerinde. Tevazu ikliminde albeninin ipek yumağıdır hâlleri çayın ki aşkın hâllerini çağrıştırır.
\*Hainden sadakat, riyakardan dürüstlük, korkaktan cesaret, hak yiyenden adalet, vicdansızdan merhamet, dalkavuktan doğruluk, asalaktan alın terine saygı, müfteriden doğru sözlülük, gösterişi sevenden tevazu, zevzekten sukût, haramiden helal kazanç bekleyen, daha çok bekler.
Ve benim hayalim, senin ikliminde tek ve son mülteci olabilmek, çok görme bu arzu hâli ey muhayyel peri! Sen elif misali ben vav misali…
Bu yaştaki kız çocuklarının annelerinin davranışlarını daha iyi incelediklerine şahit oluyorum. Ve elbette çevrelerinde duran ablalarına! Onların saçlarına, makyajlarına, başörtülerine, hareketlerine, giyim tarzlarına kadar rol model alabiliyorlar.