"Kitaplarımı yakmayın, yoksa size kitap okumayı unuttururum." - Franz Kafka"

Deneme

Aforizmalar - 2 Deneme - 21

\*\* Okuyucuya kazanım sağlamayan kitap, kitap değildir.\*\* Her insan hayatı okur, ama doğru ama yanlış\*\* Özgür olmayan bir insanın hayalleri, rüyaları hatta şarkıları hep özgürlük üzerine değilse, köle olarak ölecek demektir.

Şehrin Fısıltısı

Doğayı seviyorum, mevsimlerin her biri bende ayrı heyecan, öyle böyle yapabilirim. Yine de yetmez. Tanıyorum çünkü kendimi. Seslendirmediklerimi biliyorum.

yazı resim

Aforizmalar - 2 Deneme - 22

\*\* Beni sırrının hamalı yapana, ben dost demem.\*\* Seni hak etmeyene kendinden bir şeyler verme; seni hak edenin ise dizinin dibinden ayrılma.\*\* Usta kaptan denize kafa tutmanın değil, denizin dilinden anlamanın onu hedefine götüreceğini bilir.

15 Temmuz Gecesi Tankların Önünde Yatan Yiğitler Vardı

O gece ervah sanki büyük bir vatan ve vazife aşkıyla doğruldu kutlu kabirlerinden. Ulubatlı Hasan büyük bir heybetle ve satvetle bayrağı bir kere daha dikti İstanbul surlarına. Minarelerden yankılanan ezanlar ve selalar bir milleti derin uykusundan uyandırdı; bir mıknatıs misali meydanlara çekti. Vicdanları uyananlar, meydanları kendilerine mescit edindiler.

Vice Versa

Derin mevzudan yani asktan girerek baslayalim konumuza Iki taraf vardir. Aci cekip sevenler ve aci cektirip devam edenler Bunlar ying yang gibi kendi iclerinde doner dolasir. Bazen aci cekip seversin, bazen de aci cektirip devam edersin.

İnsanlığın Kalbi

Bu metin, Osmanlı'nın yıkılışıyla oluşan büyük tarihsel boşluğun günümüze yansımalarını ele alıyor. Avrupa'nın akıl bunalımı ve Doğu'nun yaraları arasında sıkışan insanlığın durumunu sorguluyor. Yazı, tüm acılara rağmen insana ve umuda inanmanın gerekliliğini vurguluyor. Her krizin aslında yeni bir başlangıç olabileceğini hatırlatarak, varoluşsal bir çıkış yolu sunuyor.

Karmakarışık

Taş mı yumuşaktı pamuk mu sert? Domates mi mor, patlıcan mı kırmızı? Et mi kediyi yer, kedi mi eti? İçim dışım çalkantılı bir tekne, dalgaların ucunda. Yıldız kalaşlarına dönüp kusasım var.

Yalkının Yeri

alkının elinde bir düdük olurdu. Bunu, yanından hiç ayırmazdı. Yoldan geçen her araca bu düdüğü çıkarır ve gidene kadar çalardı. Araçta kim olursa olsun onun için fark etmezdi. Kendisi Buradan geçerken, buraya uğramayan, selam vermeyen, bakmayan bu düdüğü yer derdi.
Daha ziyade eski bürokratlardan, emekliye ayrılmış

Kibris ve Sen

Yasadigim su guzel ada hakkinda binbir tane sey soylediler Kimi cok fazla kalma, korelirsin dedi. Kimi tatil yeri orasi, gercek hayatta bunaltici dedi. Kimiyse haydi yine iyisin alkol ucuzmus orada bak keyfine dedi. Her birey, her farkli kafa bir sey dedi de dedi fakat hicbiri gercek anlamda goremedi

\- Gece -

“Hayatın gerçeği” nedir? Hani şu filozofların ve toplumbilimcilerin peşinden koştuğu şey. Dostoyevski’ye sorarsanız “hayatın anlamı hayatın kendisinden daha değerlidir” der.

Başa Dön